Konu Özeti Konu Anlatımı XIX. Yüzyılda Sosyal Hayattaki Değişimler

 Yazdır

Talebe

Yönetici
Vezir
Ayın En Çok Mesaj Göndereni
4.3. XIX. YÜZYILDA SOSYAL HAYATTAKİ DEĞİŞİMLER

Nüfus ve Nüfuz


-XIX. yüzyılda devletler, gelişmenin ana unsurlarından biri olan nüfus gücü için çeşitli politikalar üretmiştir.

-Fetihler yapmak, hâkimiyet sahasını genişletmek ve saygınlık kazanmak isteyen devletler, özellikle askerî endişelerle nüfuslarını korumak istemiştir.

-Avrupa’da XVI. yüzyılda gelişen ve XIX. yüzyıla kadar etkili olan merkantilist ekonomi anlayışı, güçlü ve zengin bir devlet için nüfus artışını desteklemiştir.

-Sanayileşme sonucunda da kentler büyümüş ve göç hareketleri hız kazanmıştır.

-XIX. yüzyıldan itibaren nüfus, merkantilizm anlayışında olduğu gibi ulus devletler tarafından da zenginliği artıran bir araç olarak görülmüştür.

-XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren devletler, nüfuslarını tam olarak tespit etmek amacıyla nüfus sayımları yapma ihtiyacı duymuştur.

-Ülkeler demografik gücü, güçlü bir devlet için önemli saymıştır.



Ulaşım ve Haberleşme


-Sanayi Devrimi ile birlikte Avrupalı devletler yüksek kapasiteli, ucuz maliyetli ve güvenli bir taşıma sistemine ihtiyaç duymuştur.

-XVIII. yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa’da yol ve kanal inşası gelişmiştir.

-Kapitalist devletler, hammadde ve pazarlara kolay ulaşabilmek için yeni bir ulaştırma aracı olan treni icat etmiştir.

-Buhar gücünün ulaşımda kullanılmasıyla ortaya çıkan tren ve demiryolu ağı, kapitalist devletlerin etkinliğini ve gücünü artırmıştır.

-Osmanlı Devleti’nde ilk demiryolu girişimleri, Islahat Fermanı’nın yabancı sermayeye imkân tanımasıyla gerçekleşmiştir.

-Osmanlılardan demiryolu imtiyazı alan İngiliz girişimciler, 1867’de 130 km uzunluğundaki İzmir-Aydın hattını inşa etmiştir.

-Osmanlı devlet yöneticileri; demiryolu yatırımlarıyla merkezî devlet otoritesinin ülkenin uzak bölgelerine kadar ulaştırılmasını, iç güvenliğin sağlanmasını, tarımsal vergilerin toplanmasını, savaş dönemlerinde cepheye asker ve malzeme sevk edilmesini amaçlamıştır.

-İnşa edilen demiryolları; Dömeke Savaşı’nda, Balkan Savaşlarında ve I. Dünya Savaşı’nda faydalı olmuştur.

-XIX. yüzyılda Avrupa’da haberleşme alanında da önemli gelişmeler yaşanmıştır.

-İlk olarak düzenli posta hizmetleri kurulmuş ve 1844’te telgrafın icat edilmesiyle Avrupa’daki büyük şehirler, haberleşme ağıyla da birbirine bağlanmıştır.

-Osmanlı Devleti’nde telgraf hattı ilk kez 1855’te kurulmuş ve bu hat İstanbul’u Avrupa’ya bağlamıştır.



Zorunlu Eğitim ve Askerlik


-XVIII. yüzyılda Prusya’da başlayan zorunlu eğitim uygulaması ile devlet, vatandaşlarının daha nitelikli eğitilmesini ve devlet politikalarına daha sadık hâle gelmesini amaçlamıştır. -Ulus devlet anlayışıyla oluşan modern eğitim sistemi; okulöncesi, ilköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim ve sürekli eğitimin temeli üzerinde oluşturulmuştur.

-XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde meydana gelen modernleşme hareketlerinin özünde merkezileşme çabası yer almıştır.

-Modernleşme hareketleri kapsamında açılan eğitim kurumlarında ve askerî teşkilatlarda, padişaha sadık bir ordu ve toplum oluşması amaçlanmıştır.

Osmanlı Devleti’nde Modern Eğitim Kurumlan

-XVII. yüzyıldan itibaren siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel sebeplerle Osmanlı Devleti’nin klasik yapısı bozulmuş ve Osmanlı Devleti geri kalmıştır.

-İlk kez XVIII. yüzyıldan itibaren gerçekleştirilen reformlarla Osmanlı Devleti’nde çağdaşlaşma hamleleri yapılmıştır. -Avrupa devletleriyle girilen siyasi ve askerî rekabet çerçevesinde, Osmanlı Devleti’nde yeni kurumlar açılmaya başlamıştır.

-Hendesehane, çağdaşlaşma hareketinin ilk kurumudur.

-I.Mahmud, Osmanlı ordusunun yeniden güçlenmesi için çağdaş askerlik bilgisi bulunan subaylara ihtiyaç olduğunu düşünmüştür.

-Sadrazamın girişimiyle Conte de Bonneval (Kont dö Boneval) ülkeye davet edilmiştir. Bonneval, İslamiyet’i kabul ederek Ahmet adını almıştır.

-Humbaracı Ahmet Paşa olarak tanınan bu kişinin çalışmalarıyla 1734 yılında İstanbul Üsküdar’da askerî bir okul olan Hendesehane kurulmuştur.

-Hendesehane 1750 yılında kapanmıştır.



Mühendishane-i Bahr-i Hümâyun


-Kaptanıderya Hasan Paşa’nın önerisi ile 1775 yılında İstanbul’da kurulmuştur.

-Osmanlı donanmasının Ruslar tarafından 1770 yılında Çeşme’de yakılması üzerine Kaptanıderya Hasan Paşa, yeni ve güçlü bir donanma kurulmasını istemiştir.

-I.Abdülhamid Dönemi’nde açılan bu okulda, gençleri özendirmek için öğrencilere burs ve okulun adının bulunduğu padişah tuğralı madalyalar verilmiştir.

-Okulun ilk hocaları Hasan Paşa ve Baron de Tott’tur.

-Mühendishane-i Bahr-i Hümâyun, modern eğitim-öğretim anlayışı içerisinde günümüzde Deniz Harp Okulu adı ile varlığını sürdürmektedir.



Mühendishane-i Berr-i Hümâyun,


-Avrupa’daki gelişmeleri yakından takip eden III. Selim tarafından 1795’te İstanbul Eyüp’te kurulmuştur,

-Kara Mühendishanesi olarak da bilinen okul humbara, istihkâm ve mühendislik olmak üzere üç bölümden oluşmuştur.

-Mühendishane-i Berr-i Hümâyun, Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı 1914 yılına kadar eğitim vermeye devam etmiştir.



Mekteb-i Harbiye,

- II. Mahmud’un isteğiyle 1834 yılında İstanbul Maçka’da kurulmuştur.

-1936 yılında Ankara’ya taşınan Mekteb-i Harbiye, günümüzde Millî Savunma Üniversitesine bağlı olarak eğitim ve öğretime devam etmektedir.



Mekteb-i Tıbbiye,

-II. Mahmud Dönemi’nde 1827 yılında İstanbul Şehzadebaşı’nda kurulmuştur.

-Modern bir tıp okulu olan Tıbbiye, Asâkir-i Mansûre-yi Muhammediye Ordusu’nun sağlık alanındaki ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla açılmıştır.

-II. Mahmud’un okulu ziyareti sırasında” Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” adını almıştır.



Mekteb-i Mülkiye

-Osmanlı Devleti’nin ilk sivil yüksekokulu olarak 1859 yılında İstanbul’da açılmıştır

-Modernleşme hareketinin uygulanabilmesi için gerekli olan çağdaş ve bilgili devlet adamlarının yetiştirilmesi amacıyla kurulmuştur.

-I. Dünya Savaşı yıllarında kapanan okul, 1936 yılında Ankara’ya taşınmıştır. Bu okul, günümüzde Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi olarak eğitim faaliyetlerini sürdürmektedir.

-Osmanlı Devleti’nde akademik ve askerî eğitim veren modern kurumların yanında mesleki eğitim veren çağdaş okullara da ihtiyaç duyulmuş ve bu konuda çalışmalar yapılmıştır.

-1869 yılında yayımlanan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile mesleki eğitim önem kazanmıştır.

-Modernleşme amacıyla Sanat Mektepleri, Kondüktör Mektebi, Aşı Memurları Mektebi, Telgraf Memurları Mektebi, Rüsumat Memurları Mektebi, Dişçi Mektebi, Demiryolu Memurları Mektebi ve Çırak Mektepleri gibi meslek okulları açılmıştır.

-II. Mahmud, 1824 yılında yayınladığı bir fermanla İstanbul’da ilköğretimi zorunlu hâle getirmiştir.

-Azınlık okulları, yabancı devletlerin belirlemiş olduğu politikalara uygun olarak Osmanlı Devleti’ne yönelik yıkıcı faaliyetlere başlamıştır.

-Fransa, İngiltere, Amerika, İtalya gibi devletlerin Osmanlı denetiminden uzak, kendi okullarını açmasına neden olmuştur.

-Yabancı devletlerin, misyonerlerin ve azınlık okullarının sayısı 1860’lı yıllarda büyük bir artış göstererek yaklaşık 1.600 civarına ulaşmıştır.

-Yabancı okullar, gizli olarak yürüttükleri siyasi faaliyetlerden dolayı Osmanlı Devleti için büyük bir sorun olmuştur. Okullar, Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’ne göre denetlenmiştir.

-1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması’na kadar yabancı okullar sorunu çözülememiştir.

II. Abdülhamit Dönemi’nde Devlet Tarafından Açılan Okullar

-Sanayi-i Nefise Mektebi,Polis Mektebi, Kız Sanayi Mektebi ,Gümrük Mektebi, Mekteb-i Fünûn-ı Maliye, Lisan Mektebi, Aşiret Mektebi, Deniz Ticareti Mektebi, Hamidiye Ticaret Mektebi, Çoban Mektebi , Orman ve Maadin Mektebi, Tüccar Kaptan Mektepleri, Hukuk Mektebi, Sağır, Kör ve Dilsizler Mektebi, Fenn-i Resim ve Mimari Mektebi, Darü'I-Muallimin-i Aliyye , Zeytincilik ve Yağcılık Mektebi, Ameli Ziraat Mektepleri, Ziraat ve Baytar Mektebi, Sulama ve Direnaj Mektebi gibi okullar açılmıştır.



Sosyal Devlet ve II. Abdülhamid


-XIX. yüzyılın son çeyreğinde Almanya’da güçlenen sosyal devlet anlayışı, yaşanan sorunların siyasetle çözümlenmesini mecbur kılmıştır.

-Almanya’da 1883 yılından itibaren sağlık, kaza, yaşlılık ve engelli sigortalan çıkartılarak sosyal devlet anlayışında önemli ilerlemeler sağlanmıştır.

-XIX. yüzyılın son çeyreğinde Almanya’da güçlenen sosyal devlet anlayışı, Osmanlı Devleti’ni de etkilemiştir. -Osmanlı Devleti’nde sosyal yardımın bir devlet görevi olduğu bilincini oluşturmak ve refah devlet anlayışını kurumsallaştırmak için ilk çalışmaları II. Abdülhamid yapmıştır.

-II. Abdülhamid Dönemi’nde bu anlayışla başta hastaneler olmak üzere pek çok sosyal yardım kurumu açılmıştır.- -II. Abdülhamid Dönemi’nde Dârülaceze, Dârülhayr-ı Ali ve Himaye-i Etfal Cemiyeti gibi sosyal yardım kurumlan da açılmıştır.

-II. Abdülhamid döneminde 1895 yılında İstanbul’da kurulan Dârülaceze, Osmanlı Devleti’nde modern anlamda faaliyet gösteren ilk sosyal yardım kurumu olup günümüzde de varlığını sürdürmektedir.

-Dârülhayr-ı Ali de II. Abdülhamid Dönemi’nde açılan sosyal yardım kurumlarındandır.

-1908 yılında Kırklareli’de kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti, günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak faaliyetlerine devam etmektedir.

-Osmanlı Devleti’nin sosyal devlet anlayışı içerisinde gerçekleştirdiği diğer bir yenilik de emeklilik konusunda olmuştur.

-Emeklilik sistemi ile ilgili Osmanlı Devleti’ndeki ilk kurum, 1866 yılında askerler için kurulan Askerî Tekaüd Sandığıdır.



Sivil Toplum Kuruluşlarının Devlet Kurumuna Dönüştürülmesi


-XIX. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti, özellikle eğitim ve sağlık alanlarında Avrupa’daki kurumlara ilgi duymuş bu kurumların benzerlerini oluşturmuştur.

-II. Mahmud Dönemi’nde, Evkaf Nezareti kurulmuş ve vakıf mallarına el konularak gelirleri ve yönetimleri merkezileştirilmiştir.
 
  • :)
  • ;)
  • :(
  • :mad:
  • :confused:
  • :cool:
  • :p
  • :D
  • :eek:
  • :oops:
  • :rolleyes:
  • o_O
  • :cautious:
  • :censored:
  • :cry:
  • :love:
  • :LOL:
  • :ROFLMAO:
  • :sick:
  • :sleep:
  • :sneaky:
  • (y)
  • (n)
  • :unsure:
  • :whistle:
  • :coffee:
  • :giggle:
  • :alien:
  • :devilish:
  • :geek:
  • :poop:
  • :ninja:
Üst Alt