Yazdır

Talebe

Yönetici
Vezir
Ayın En Çok Mesaj Göndereni
4. ÜNİTE

DEVRİMLER ÇAĞINDA DEĞİŞEN DEVLET-TOPLUM İLİŞKİLERİ



4.1. İHTİLALLER ÇAĞI

1789 Fransız İhtilali


-Fransa’da monarşiye karşı halkın başlatmış olduğu ayaklanmalar sonucu meydana gelen olaydır.

-Fransız İhtilali ile ortaya çıkan gelişme ve olaylar Avrupa’nın siyasi, sosyal ve ekonomik hayatını etkilemiştir.

İhtilalin Başlaması ve Gelişimi

- Fransa Kralı XIV. Louis (Lui) ve onu izleyen kralların genişleme politikaları, Fransa’yı ekonomik olarak sıkıntıya sokmuştur.

-XVIII. yüzyılda özellikle Amerikan Bağımsızlık Savaşları’nda Amerika’ya yapılan yardımlar, Fransa’da halktan daha fazla vergi toplanmasına neden olmuştur.

-Fransa iflasın eşiğine gelmiştir.

-Kral XVI. Louis, mali bunalıma çözüm bulmak amacıyla 1614’ten beri toplanmayan “Etats Generaux”yu (Eta Jenero) 5 Mayıs 1789’da toplamıştır.

-Etats Generaux; soylular, din adamları ve halk temsilcilerinden oluşan bir meclistir.

-17 Haziran 1789’da Etats Generaux’daki halk temsilcileri, meclisi “Ulusal Meclis” olarak ilan etmiştir.

-Ulusal Meclis, egemenlik hakkını halk adına ele alarak kendilerinin rızası olmadan halktan hiçbir vergi toplanamayacağını bildirmiştir.

-Kral, meclisin toplanmasına engel olmak istemiş ancak başarılı olamamıştır.

-Meclis bu hareketiyle yüzyıllardan beri süregelen monarşi yönetimini değiştirmeyi hedef almış ve bu karar Fransız İhtilali’ni başlatmıştır.

-Anayasa hazırlamaya başlayan Ulusal Meclis, 9 Temmuz 1789’da kendisini “Kurucu Meclis” ilan etmiştir.

-Meclisin dağıtılacağı söylentileri üzerine halk, 14 Temmuz 1789’da Bastille (Bastil) Hapishanesi’ni basmış, halk yönetime el koymuştur.

-Paris’te Commune (Komün) adı ile yeni bir yönetim kurmuş ve kralın koruma askerlerine karşı da ulusal bir ordu oluşturmuştur.

-Paris'te meydana gelen bu gelişmeler, Fransa’nın diğer yerlerine de hızla yayılmıştır.

Kurucu Meclis, feodalite döneminden beri var olan ayrıcalıkları ortadan kaldırmış ve Fransa’da eşitliğe dayanan yeni bir toplum düzenine geçilmiştir.

- “İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi”ni ilan eden Kurucu Meclis, bir anayasa hazırlamış ve bu anayasa 1791’de kral tarafından da onaylanmıştır.

-Fransa’nın bu ilk anayasasıyla egemenlik hakkı halka verilmiş ve güçler ayrılığı prensibi kabul edilmiştir.

-Fransa’da mutlak monarşi dönemi sona ererek meşruti monarşi dönemi başlamıştır.

-Anayasayı hazırlayarak görevini tamamlayan Kurucu Meclis, kendisini feshetmiş ve seçimlere gitmiştir.

-1791-1792 yılları arasında “Yasama Meclisi Dönemi” başlamıştır.

-Bu meclis döneminden sonra Fransa’da Konvansiyon Meclisi kurulmuş ve bu meclis cumhuriyeti ilan etmiştir.

-Bu dönemde cumhuriyet rejimi, zor kullanılarak ülkeye yerleştirilmeye çalışılmıştır.

-Bu baskı yönetimine muhalif olanlar, ülke yönetimini ele geçirmiş ve Konvansiyon Dönemi’ne son vermiştir. -Fransa’da Direktuvar Dönemi başlamıştır.

-Yeni idareden memnun olmayan halk, yeniden ayaklanmıştır.

-Bu isyanları Napoleon bastırmış, Direktuvar yönetimine son vererek Napoleon kendisinin büyük yetkilerle başında bulunduğu bir konsül yönetimi kurmuştur.

-Ekonomik, idari ve yasal reformlara girişerek büyük başarı sağlayan Napoleon, Fransa’da iç barışı sağlamıştır. -Böylece konsüllük yönetimiyle Fransa’da, İhtilal Dönemi sona ermiştir.

-1804’te yapılan halk oylaması ile konsül yönetimi imparatorluğa dönüştürülmüş ve Napoleon imparator olmuştur. -Fransa’da 1799 yılından itibaren, on beş yıl sürecek olan Napoleon Dönemi başlamıştır.



İhtilalin Sonuçları


-Eşitlik, özgürlük, ulusçuluk, ulusal egemenlik, demokrasi, laiklik, adalet gibi düşünce akımları ve kavramlar; Fransız İhtilali ile Avrupa'ya yayılmıştır.

-Fransa, ihtilal hareketlerine karşı olan Avusturya ve Prusya başta olmak üzere Avrupalı devletler ile savaşmıştır. -Koalisyon veya İhtilal Savaşları adı verilen bu savaşlar Avrupa’yı siyasi, sosyal ve ekonomik yönden büyük ölçüde değiştirmiştir.

-Liberalizm ve milliyetçiliğin Avrupa’ya yayılmasıyla ulus-devlet anlayışı ortaya çıkmıştır.

Fransız İhtilali’nin İmparatorluklara Etkisi

-Fransız İhtilali ile ortaya çıkan fikirler; Avusturya-Macaristan, Rusya ve Osmanlı Devleti’nin sosyal ve siyasi hayatlarını etkilemiştir.

-1848 yılındaki olaylarda özgürlük düşüncesinin etkisiyle ülkede mutlakiyetin kaldırılması istenmiştir.

-Milliyetçiliğin etkisiyle Alman olmayan uluslar da bağımsızlıklarını elde edebilmek üzere harekete geçmiştir. -Avusturya’da halk, ilk defa 1848’de Viyana’da anayasa için ayaklanmış ve Metternich İngiltere'ye kaçmıştır. -Viyana’da toplanan Kurucu Meclis, feodal düzenin vergilerini kaldırmış ve sosyal eşitliği ilan etmiştir.

-Avusturya imparatoru, Viyana’yı işgal ederek meclisi dağıtmayı başarmıştır.

-Avusturya egemenliği altında bulunan uluslarda bağımsızlık isyanları başlamıştır.

-Macarlar bağımsızlık elde etmişlerdir.

-Avusturya, Macarların bağımsızlık hareketine tepki gösteren Rusya ile iş birliği yaparak 1849’da Macaristan'a girdi. -Macar bağımsızlık hareketi kanlı şekilde bastırılmış ve Macaristan yeniden Avusturya’ya bağlanmıştır.

-Macar İsyanının bastırılmasından sonra bağımsızlık taraftarlarından bir kısmı Osmanlı Devleti’ne sığınmıştır.

-Rusya’nın bastırdığı Lehistan İsyanı’ndan kaçan Lehler de Osmanlı Devleti’ne sığınmıştır.

-Bu mültecilerin Avusturya ve Rusya tarafından Osmanlı Devleti’nden geri istenmesi ve Osmanlı Devleti’nin bu talebi reddetmesi ile “mülteciler sorunu” ortaya çıkmıştır.

-Avusturya egemenliğinden kurtulmak ve ulusal birliğini sağlamak isteyen İtalya’da da ayaklanmalar çıkmıştır. -Avusturya’nın nüfuzu altında bulunan Almanya’da da ayaklanmalar yaşanmıştır. Avusturya’da Metternich’in yönetimden çekilmesinden sonra 1848’de Prusya’nın başkenti Berlin’de halk krala karşı ayaklanmıştır.

-Bunun üzerine Prusya Kralı IV. Wilhelm (Vilhelm), halka bir anayasa vadetmiş ve Prusya’daki isyan sona ermiştir. -Rusya, 1815 Viyana Kongresi ile Polonya’ya (Lehistan) hâkim olmuştur.

-Avusturya ve Prusya, Rusya’nın tarafını tutmuş; Fransa ve İngiltere ise tarafsız kalmıştır.

-Ruslaştırma politikası başlatmıştır.

-Rusya, XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki toprakları üzerinde genişleme politikası izlemeye başlamış ve aynı bölgede genişlemek isteyen Avusturya ile rakip hâle gelmiştir.

-XIX. yüzyılın başlarında ortaya çıkan Panslavizm, Fransız İhtilali’nin getirmiş olduğu milliyetçilik akımıyla Slavlar üzerinde büyük etki yapmıştır.

-Panslavizme göre Osmanlı ve Avusturya-Macaristan imparatorlukları yıkılmalı, bunların yerine Rusya’nın egemenliği altında bir Slav devleti kurulmalıdır.

-Rusya, bu politika gereği Osmanlı Devleti içerisindeki Slav ve Ortodoks topluluklara her türlü yardımı yapmaya başlamış ve bunlara özerklik verilmesini istemiştir.

-Fransız İhtilali’yle birlikte milliyetçilik akımı çeşitli ırk, din, dil ve kültüre sahip toplumlardan meydana gelen Osmanlı Devleti içerisinde yayılmaya başlamıştır.

-Fransa’dan sonra Rusya da Balkanlarda milliyetçilik fikrini yayarak halkı kışkırtmaya devam etmiştir.

-Osmanlı Devleti’nde ilk olarak Sırp İsyanı’na neden olmuştur.



Sırp İsyanı (1804-1817)


-Osmanlı Devleti’nin XV. yüzyılda topraklarına kattığı Sırbistan’da halkın kendi diliyle konuşmasına ve kendi inancına göre ibadet etmesine izin verilmiştir.

- Osmanlı Devleti ile Avusturya ve Rusya arasında yapılan savaşlarda Sırbistan savaş alanı hâline gelmesi,

-Avusturya ve Rusya, Sırpları ayaklandırmak için milliyetçilik propagandası yapması,

-Merkezî otoritenin zayıflaması,

-Vergilerin artırılması ve yeniçeriler ile âyanların baskılarının artması Sırp isyanında etkili olmuştur.

-Sırplar, bağımsız bir devlet kurma isteğiyle 1804’te Kara Yorgi önderliğinde isyan başlatmıştır.

-Sırpların, isyan hareketine Rusya destek vermiş ve Karadağlıların da katılmasıyla isyan daha da şiddetlenmiştir.

-Sırp İsyanı, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yapılan 1812 Bükreş Antlaşması’na kadar sürmüş ve bu antlaşmayla Sırplara ayrıcalıklar verilmiştir.

-1812 Bükreş Antlaşması’ndan sonra Sırpların bağımsızlık hareketleri devam etmiştir.

-Osmanlı Devleti, 1816’da Sırplara geniş haklar vermiştir.

-1817 yılında Osmanlı Devleti'nin sınırları içerisinde, İstanbul’a bağlı olmak koşuluyla Sırbistan Prensliği ortaya çıkmıştır.

-Bu durum diğer azınlıklar için de örnek olmuştur. Nitekim Sırp İsyanı’ndan hemen sonra Yunan İsyanı başlamıştır.



Yunan İsyanı (1820-1829)


-Yunanistan’da Osmanlı Devleti’nden ayrılarak bağımsızlık düşüncesi, Rusya ve Fransa tarafından yayılmıştır.

-Rusya, Yunanistan’daki milliyetçilik duygularını kışkırtmış ve 1821’de Mora’da çıkan ayaklanmada başrol oynamıştır.

-Osmanlı Devleti, Mora’da başlayan isyanın genişlemesi üzerine Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’dan yardım istemiştir. -Mısır Valisi’nin de desteğiyle isyanın direnci kırılmıştır.

-İngiltere, Rusya ve Fransa’nın ortak donanması, 1827’de Navarin’de Osmanlı donanmasını yakmıştır.

-1828’de başlayan Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalanan 1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Yunanistan’ın bağımsızlığını kabul etmiştir.

-Yunan Devleti’nin kuruluşu Osmanlı Devleti’nin dağılmasında başlangıç noktası olmuştur.



Sanayi Devrimi

-Sanayi Devrimi, insan ve hayvan gücüne dayalı üretim tarzından, makine gücüne dayalı üretim tarzına geçiştir. -XVIII. yüzyıl sonunda İngiltere’de ortaya çıkmış ve zamanla Avrupa’nın diğer ülkelerine yayılmıştır.



Sanayi Devrimi’nin sonuçları

-Avrupa’da düşünce alanındaki gelişmeler ve teknik buluşlar etkili olmuştur.

-Teknik gelişmeler, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişi sağlamış ve el aletleri, yerini makinelere bırakmıştır. -Fabrikaların çoğalmasıyla da işçi sınıfı ortaya çıkmıştır.

-Burjuva sınıfının kurduğu büyük fabrikalarda işçiye ihtiyaç duyulduğundan köylerden kentlere göç hızlanmıştır. -Avrupa’da hızlı bir şehirleşme süreci yaşanmıştır.

-Sanayi Devrimi, sosyal hayatta da değişikliklere neden olmuş ve toplumun geleneksel yapısını tahrip etmiştir.

-Artık büyük üretim yerleri olan fabrikalar, eski hayat tarzını değişikliğe uğratmış ve işverenle işçi arasındaki farklılıklar iyice belirginleşmiştir.

-Liberalizm ve milliyetçilik akımlarıyla birlikte Sanayi Devrimi, Avrupa’yı büyük ölçüde değiştirmiş ve sömürgecilik sayesinde tüm dünyaya yayılmıştır.

-Sosyalizmin doğmasına da neden olmuştur.

-Yeni ideolojiler, Avrupa’da sınıf mücadelesine bağlı ideolojik karışıklıkları başlatmıştır.

-Avrupa’da üretimde artış sağlanmış ve ekonomik büyüme yaşanmıştır.

-Geçimlik ekonomi anlayışı terk edilmiş ve ekonomide kâr etmek amaç olmuştur.

- Makineleşme sonucunda işçi sınıfı ortaya çıkmıştır.

-Sanayinin geliştiği ve ticari faaliyetlerin merkezi konumundaki yerlerde kentleşme başlamıştır.

-Tıptaki gelişmelerle nüfusta artış sağlanmıştır.

- Bankacılıkta, ticarette ve para hacminde genişleme olmuştur.



Yeni İhtilallere Giden Yol


-Fransız İhtilali’nin milliyetçilik ve özgürlük düşünceleri bütün Avrupa devletlerini etkilemiştir.

-Kendileri için yıkıcı olan bu düşünceleri engellemek isteyen Avrupalı devletler, 1815 Viyana Kongresi’nde mutlakıyet rejimlerini koruma kararı almışlardır.

-Burjuvazi ve işçi sınıfının yeni haklar elde etmek istemesi Avrupa’da yeni devrimler başlamıştır.



1830 İhtilalleri


-Fransız ihtilalinin getirdiği değişime karşı mutlakiyet idaresinin dayatması ve buna karşı halkın harekete geçmesi. -Avrupa halkında özgürlük akımının gittikçe gelişmesi,

-1815 Viyana Kongresi’nden sonra Metternich Sistemi ile kralların özgürlük düşüncesini benimseyen Avrupa halkının üzerinde hakları kısıtlayıcı politika uygulaması,

-1815-1830 yılları arasında ülkelerin anayasal düzene geçmeleri ve kralların anayasayı kaldırmak istemesi,

-başka devletlerin egemenliği altındaki halklarda milliyetçilik akımının güçlenmesi,

-Almanya’da bilim ve felsefenin ilerlemesiyle Avrupa’ya liberalizmin yerleşmesi,

-Fransız ihtilalinin getirdiği değişime karşı mutlakiyet idaresinin dayatması ve buna karşı halkın harekete geçmesi. -Napolyon’un kendini imparator ilan etmesine gösterilen tepki.

-1830 İhtilalleri, ilk olarak Fransa’da başladı.

-İhtilal başarılı olunca Almanya, İtalya, Polonya, İngiltere ve İspanya’da da etkilerini hissettirdi. Fransa, Belçika ve İspanya’da liberalizm hareketi başarıyla sonuçlandı.

-Liberalizm akımı sayesinde İsviçre bağımsızlığını kazandı.

-Hükümdarların kutsal hakları yerine, milletlerin egemenliği hâkim olmaya başladı.

-1830 İhtilallerinde Batı Avrupa’da aristokrat sınıf burjuvazi sınıfı karşısında yenilgi almıştır.

-15 Ekim 1833’te gizli bir antlaşma ile monarşiyi savunan Avusturya, Rusya ve Prusya aralarında Doğu Bloku’nu, Nisan 1834’te Londra’da yapılan antlaşma ile de İngiltere, Fransa, İspanya ve Portekiz liberalizmi savunan Batı Bloku’nu oluşturdu.

1848 İhtilalleri

-Avrupa’da 1815 ile 1830 yılları arasında görülen siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmeler; 1830 İhtilalleri ile daha da güçlenmiştir.

-Avrupa’da gelişen özgürlük ve eşitlik anlayışı sonucunda ortaya çıkan yeni hak talepleri ile bütün kıtayı derinden etkileyen 1848 İhtilalleri yaşanmıştır.

-İlk olarak Fransa’da başlayan 1848 İhtilallerinde liberalizmin yanında milliyetçilik ve sosyalizm akımları etkili olmuştur.

-Paris, tıpkı 1830 Devrimi’nde olduğu gibi yine kanlı çatışmalara sahne olmuş ve tıpkı daha önceki krallar gibi Louis Philippe de ülkeden kaçmıştır.

-Fransa’da yeniden cumhuriyet ilan edilmiştir.

-Liberalizm ve sosyalizm hareketleriyle ortaya çıkan 1848 İhtilalleri sonucunda Avrupa’da birçok hükümdar ya tahtından uzaklaştırılmış ya da liberal bir yönetimi kabul etmek zorunda kalmıştır.

-Böylece mutlakiyetler sona ermiş veya anayasalarla kralların yetkileri sınırlandırılmıştır.

-Hollanda, İsviçre ve Danimarka’da yeni anayasalar yapılmış ve bunların uygulanması ile bu ülkelerde demokratik yönetimler kurulmuştur.

-1848 İhtilallerinde Fransa’daki liberaller ve sosyalistler geçici bir başarı elde ettiler.

-Almanya, İtalya ve Macaristan’daki ihtilal hareketleri, milliyetçilik açısından başarısızlıkla sonuçlandı.

-Avrupa’da yeni bir barış dönemine girilerek Avrupa uygarlığını geliştirecek yeni adımlar atıldı.

-Hükümetler, ideoloji veya inançlar üzerinden değil güç ve gerçeklik üzerinden siyaset yapmaya başladılar.

- Devletler doğal düşman veya müttefik gibi davranışları sergilemek yerine kendi çıkarlarını gözettiler.

-1848 İhtilallerine karşı çıkan Avusturya ve Rusya zayıfladı, İtalya ve Almanya siyasi birliklerini oluşturdu.

-Avrupa tarihinde 1815-1870 arası üç fikir akımı liberalizm, sosyalizm ve milliyetçilik etkili oldu.

Liberalizm, kapitalizm, sosyalizm ve Marksizm gibi ideolojiler; Avrupa merkezli olarak gelişmiş ve modern dünyayı şekillendirmiştir.



Liberalizm


-Liberalizm, tarihsel kökeni XVII. yüzyılın başlarına kadar giden sosyal bir doktrin (öğreti) ve felsefedir.

-Özgürlük, serbestlik ve hürriyet anlamlarına gelen liberalizm XVII ve XVIII. yüzyıllarda dönüşmekte olan birey- devlet ilişkisini, akılcılık üzerinden açıklamaya çalışan siyasal düşünce akımıdır.

-Bu ideolojiye göre toplum, zümre ya da sınıflardan değil bireylerden oluşur ve bireyler önce kendi kişisel çıkarları doğrultusunda hareket eder.

-Özgürlüğün hiçbir engel tarafından sınırlandırılmaması gerektiğini kabul eden liberalizm; devletin, ekonomik ve toplumsal yaşama kesinlikle müdahale etmemesini savunur.

-Liberal akımın doğmasını sağlayanlar John Locke , David Hume, Adam Smith gibi düşünürlerdir.



Kapitalizm


-Yeni Çağ’da, Batı Avrupa’da sermaye ve üretim araçlarının özel mülkiyete geçmesi sonucunda sürekli kâr arama ilkeleri üzerine kurulmuş ekonomik bir sistemdir.

-Kapitalizm, serbest piyasa ekonomisi veya serbest girişim ekonomisi olarak bilinir.

-Özel teşebbüse (girişim) ve piyasa serbestliğine dayalı olan bir üretim sistemidir.

-Sermayenin arz-taleb dengesini pazar yolu ile dengeleme sistemidir.

-Burjuvazi sınıfının yükselişe geçmesi, sanayileşme ve işçilerin ortaya çıkması ile yeni bir ekonomik sistem olan kapitalizme geçiş süreci başlamıştır.

-Avrupa’da giderek zenginleşen sermaye sahibi girişimci sınıfa kapitalist sınıf, yeni oluşan bu düzene de kapitalizm denmiştir.

-Kapitalizm “biz” duygusu yerine “ben” anlayışını getirdi.

-Sürekli kazanmak temeli bir dünya görüşü gelişti.



Sosyalizm ve Marksizm


-Sosyalizm, sermaye sahipleriyle işçiler arasındaki eşitsizliği, servet ve refah farklarını ortadan kaldırma iddiasında olan bir ideolojidir.

-Kapitalizme tepki olarak doğmuştur.

-Kapitalizmi sömürü olarak gören sosyalizm; birlikte hareket etmeye, ortak mülkiyete ve sosyal eşitliğe önem vermiştir.

-Sosyalizm ile birlikte Avrupa’da meydana gelen işçi hareketleri sonucunda halk, sendikalar kurmaya başlanmıştır. -Reformcu sosyalistler, liberal ideallerin gerçekleşmesinde herkese eşit fırsatlar oluşturulmasını istemiştir.

-Devrimci radikal sosyalistler ise piyasa ekonomisini yıkmayı, özel mülkiyeti ortadan kaldırmayı ve kapitalist sistemin yerine komünist bir sistem getirmeyi hedeflemiştir.



Marksizm

-Alman Filozof Karl Marx’ın klasik Alman felsefesini, Fransız sosyalizmini ve İngiliz siyasal düşüncesini bir araya getirerek oluşturduğu ideolojidir.

-Önceki sosyalist düşünceleri hayalci olarak niteleyen Marx, Frederich Engels’le (Fridirih Engels) birlikte bilimsel sosyalizmi ortaya koymuştur.

-Marx, tarihin geçmişten itibaren bir sınıf mücadelesinin sonucunda oluştuğuna inanmıştır.

-Bu anlayışa göre işçiler, bir kez iktidara geldikten sonra üretim araçlarını özel mülkiyetten çıkaracak ve bir proleterya diktatörlüğü kurarak iktidara el koyacaktır.

-Buna göre kapitalizmin reformlar yoluyla dönüştürülmesi gerekliliğini düşünen ve siyasal hayatta çoğulculuğu kabul eden reformculara sosyalist denmiştir.

-Kapitalizmi reddeden ve ihtilal yoluyla ele geçirilen iktidarın tek partinin elinde olması gerektiğine inanan devrimcilere ise komünist denmiştir.
 
  • :)
  • ;)
  • :(
  • :mad:
  • :confused:
  • :cool:
  • :p
  • :D
  • :eek:
  • :oops:
  • :rolleyes:
  • o_O
  • :cautious:
  • :censored:
  • :cry:
  • :love:
  • :LOL:
  • :ROFLMAO:
  • :sick:
  • :sleep:
  • :sneaky:
  • (y)
  • (n)
  • :unsure:
  • :whistle:
  • :coffee:
  • :giggle:
  • :alien:
  • :devilish:
  • :geek:
  • :poop:
  • :ninja:
Benzer konular
Üst Alt