• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Tarih'in diğer ilimlerle münâsebeti

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
14,202
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com
Tarih'in diğer ilimlerle münâsebeti:

İnsanların yaptıklarıyla ilgili bütün ilim dalları, tarihle alakalıdır. Bundan,insanların bütün yaptıklarının tarihle alakalı olduğu anlaşılmamalıdır. İnsanın her yaptığı tarihi olay olmayıp, başka ilim dallarını da alâkadar eden vak'alar davranışlar vardır. Bu ilimlerden bazıları senelerce önce mevcut olmadıklarından hepsi tarihin içindedir. Bu ilim kolları, tarihle birinci derecede ilgilidirler.

a) Sosyoloji (İçtimaiyat): Sosyoloji, sosyal olayları inceler. Tarihin de konusu hemen hemen aynıdır. Sosyoloji kendi usulleri dahilinde sosyal olaylarla ilgili kanunları tespit eder. Sosyal yaşayış şekillerini ve gelişmelerini, bunların sosyal gruplarda ve fertlerde nasıl belirdiklerini ve nasıl belirmesi icap ettiğini ortaya koyar. Sosyoloji, toplunun zaman ve mekândan mücerret olarak şart ve kanunlarını araştırır. Tarih de toplumun olaylarını, zaman ve mekân içinde yerine koyarak inceler. Bir tarihi olayın sebebi araştırılırken ilgili sosyal kanunlar göz önüne alınır. Yani sosyoloji, cemiyetlerin ana kanunlarını ortaya kor, tarihçi de bu toplumda cereyan eden olaylar bu kanunlara istinat ederek izah eder. Bunun için tarihçi sosyal kanunları iyi bilmelidir. Zira hiçbir zaman tarihçinin vereceği hüküm sosyal kanunlara aykırı olamaz. Tarihçiler bunun için sosyoloji ile meşgul olmalıdır.

b) Sosyal-Psikoloji de bir ilimdir; Psiko-fizik hareketlerin sosyal kısmıdır. Bazı tarihî olaylarda o cemiyetin sosyal-psikolojisi rol oynadığından bunu bilmek gere-kir.Ayrıca olaylarda ferdi psikoloji de rol oynar. Biz bunlar arasında psiko-fizik ve sosyal psikolojiyi ele almalıyız.

c) Etnografya, kısaca kavimler bilgisi demektir. Bu ilim türlü toplumların yaşayış, hayat tarzı, gelenek, örf, adetlerini inceler. Bu haliyle etnografyanın ortaya koyduğu malzeme, tarihi neticeler elde etmek için başlıca vasıtadır. Bilhassa tarihi bakımdan vesikaların az olduğu yerlerde etnografya büyük önem taşır. Bunun en güzel misallerinden birisi Türk etnografyasıdır. Etnografya tetkikleri eski Türk tarihinin birçok yönlerini aydınlatması bakımından pek kıymetli olmuştur. Alman asıllı Rus bilgini W.Radloff, Orta Asya'da vazifeli iken civardaki Türk kavimlerinin yaşayış, örf, adet, gelenek, atasözü, tekerleme ve her türlü edebi mahsullerini teferruatıyla tespit etmiştir. Onun bu kayıtları, sonradan eski ve ayrı bir medeniyet tipi olarak meydana çıkarılan ''Bozkır Medeniyeti "’nin ana temeli olmuştur. Radloff'un bu tetkikleri Aus Siberien"';adlı iki ciltlik büyük eserini doldurmuş ve bu eser Türkçe’ye de tercüme edilmiştir.

d) Etnoloji, etnografyanın ilmini yapar; yani etnografyanın tasvirlerinden kanunlar çıkarır. Bu da etnografyanın çatısı altında tarihe yardımcı ayrı bir ilimdir.

e) Kültür Antropolojisi ki buna Fransızlar ;”Technologie compare'”, Ruslar da “maddi kültür tarihi" ismini veriyorlar. Bu ilim dalı doğrudan doğruya maddi kültür eserlerini araştırır ve mukayese eder. Yeni yeni gelişmekte olan bu ilim de etnograf-yaya bağlıdır.

f) Folklor, halk musiki, türküler, maniler, halk oyunları ve bunların tegannisidir.

g) Antropoloji: İnsan cinsinin geçmişteki dorumlarını araştırır. İlk insan iskeletleri arasında Tanca'da 50.000 senelik, Irak’ta ise 70.000 senelikleri mevcuttur. Bu ilim dalı, bunlarla bugünkü insanın farklarını inceler ki, tarihle ancak "insan" mevzu-unda birleşmektedir. Bu ilim dalı geçen yüzyılın sonlarında Avrupalılar elinde istismar edilmiş, kendilerinin üstünlüğü iddia edilerek Hitler'in sisteminin temellerini beslemiştir. Fakat insan zekâsının kafatasının şekline, derinin rengine, boya vs.ye bağlı olmadığı artık anlaşılmıştır. Bugün Antropoloji ilim olarak insanın tarihi üzerinde çalışmaktır. Bunun bir diğer kolu da Antropo-jeorafi, yani 'insan-coğrafyan bilgisidir.

h) İktisat: tarihle birlikte gelişen bir ilim koludur. Tarihin oluşunda iktisadi amillerin büyük rolü vardır. İlim olarak iktisat, iktisadi münasebetlerin kanunlarını araştırır ve bunların neticesini de “tarih ilmi” tasvir eder.

i) Felsefe: Zaten Tarih'in de içinden doğduğu bir düşünce sistemidir. Felsefe, tarif için büyük ehemmiyet arz eden bir ilimdir. Her tarihçinin umumi Felsefe kültürüne bihakkın sahip olması gerekir. Her devrin mutlak bir felsefi görüşü olup, bu o devir olaylarında muhakkak görülür. Günümüz tarihçilerinden de felsefî telâkkilerinin izlerini bulmak mümkündür. Fransız ihtilalini anlamak için Voltaire’i ,Rus komünist ihtilâlini bilmek için nihilizmi, Türk İstiklal savaşını layıkı ile anlamak için de Ziya Gökalp’i tanımak lazımdır. Bir devir içinde cereyan eden hadiseler, o zamanın hâkim felsefesi bilinmedikçe doğru anlaşılmaz. Felsefenin bu bakımlarından tarihe tesiri büyüktür.

j) Coğrafya: İnsanların tarihe mevzu olan hareketlerinin geçtiği mekânı bize tarif ve tavsif eder. Coğrafya, bir tarihî olayın yaratıldığı sahanın tabiî ve coğrafi şartlarını araştırır. Zira bu tabî şartların, iklim, avarız vs.nin insanlar üzerinde büyük tesiri vardır.

k) Geo - Politik veya Geo-histoire demek, tarihin oluşunda coğrafyanın kesin tesiridir. Bunun başlıca kurucuları ve müdafileri Jea Bodin, (öl.1596) ve Montesqieu'dür. Bunlara göre mesela Yunan tarihinde Atina'da demokrasi oluşuna sebep toprağın verimsizliği, Isparta’nın aristokrasi idaresine sebep de mümbit toprakları, yârı coğrafyalarıdır.

l) Tarihi-Coğrafya: coğrafi mevkilerin, bölgelerin, şehirlerin, memleketlerin kısacası coğrafi mevkilerin tarihlerini tetkik eder. Bir şehrin kuruluş yeri, yayılışı, gelişme-si, surları, iç kalesi, şehrin içindeki büyük resmi binalar, nüfusu, şehir halkının meşguliyetleri tarihi coğrafyanın konusu içinde olup, bunların zaman içindeki değişiklikleri de mevzubahistir.

TARİH METODOLOJOSİ DERS NOTLARI

Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu
 
Üst Alt