• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Tarih Nedir?

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
14,202
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com
Tarih Nedir?

1- Tarifi;
Bir Fransız "tarih, bir müşahede ilmidir" demiştir, ancak müşahede yani gözlem, tabiat ilimlerinde kullanılabileceğinden bu yanlıştır. Müşahedede olay gözlenir, incelenir ve neticeye varılır. Hâlbuki tarih vakaların izlerinden giderek onu tamamlamaya ve tasvire çalışır. Bu izler de tarihi vesikalar, kaynaklar vs.dir. Tabiat ilimlerinde olaylardan sonuca gidilirken, tarihte tersine, sonuçlardan vakanın, kendini bulmaya çalışıyoruz. Bu itibarla tarihi şöyle tarif edebiliriz:
"Tarih, insanların zaman ve mekân içinde geçirdikleri gelişmeleri ve bu insanların psiko-fizik hareketlerini, bu hareketlerin sebep-netice münâsebetlerine dayanan, ortak değerlerini araştırır ve tasvir eder''.Burada tasvir etmek ortaya koymak olup, psiko-fizik hareketler de tarihin kendisidir. Çünkü tarihi insanlar meydana getirir. Şu halde bütün tarihi olaylar da insanın psiko-fizik hareketlerinden, yani ruhî hadiselerin insandaki fizikî şekillerinden doğar.

2-Psiko-fizik hareketler;
İnsan ne sadece ruh, ne de bedendir. Her ikisi beraber bir bütün teşkil ettiklerinden ruhî durumları beden hareketi ile beraber mütalaa etmek lazımdır. Ruhi ve bedenî hareket ve hallerden ruhî olanlar öncedir. Mademki insan ruhu daima değişir, şu halde onların meydana getirdiği olaylar da değişmektedir. Zaten tarihin daima değişen bir ilim hüviyetinde olduğunu, ana karakterinde akış ve devamlılık bulunduğunu söylemiştik. Tarihten gelen birçok olaylar insan psikolojisinde yerleşmiştir. Tarihi olayların insan şuurunda uyandırdığı birtakım reaksiyonlar vardır. Bu ikisi bir arada fiziki olaylara tesir eder. Daha önceden meydana çelen bu hareketlerin insan şuuru üzerinde uyandırdığı reaksiyonlar psiko-fizik olayları meydana getirir. Bu menşeini maziden alan hareket insan şuuruna uyandırdığı daha eski hadiselerin tesiridir. Her hadise ayrı ayrı devirlerde insan şuurunda tesirler yaptığı için, bütün olaylar farklıdır. Bu reaksiyonlar yeni iç âmiller de hisler, düşünceler ve isteklerdir. Bu üç unsur insan ruhuna tesir eder ve evvelki olaylardan müstakildir. Her yiğidin oluşta hisler, düşünceler ve istekler değişik olduğuna insanların meydana getirdiği olaylar da birbirine uymaz. İnsanlar aynı hadiseler karşısında başka başka reaksiyonlarda bulunurlar.
İşte psiko-fizik denilen bu hareketin bir özelliği vardır. Psiko-fizik haller her zaman aynı tesirler altında ve her zaman muntazaman meydana gelmez. Hâlbuki tabiat hadiseleri böyle değildir. Tabiat olayların da progressif şekilde sebepten sonuca doğru gidilir. Halbuki insanların psikolojik halleri tamamen farklıdır, tabii ki onların yarattıkları hadiseler de farklı olacaktır ki, bunlar tersine regressif olaylardır. Bütün bunlar psikolojik hallerden meydana gelir ve tarihte her olay, ayrı bir ünite olarak mütalaa edilir. İnsanlar arasındaki bazı müşterek benzerliklerden insanların müşterek hadiseler yaptıkları ileri sürülmüştür. Halbuki psikolojik hallerde benzerlik pek mümkün değildir. Milletlerin hayatlarına böyle perspektif bakıldığında birçok değişiklikler görülür. Bu da belli bir cemiyetin belli zamanlarda düşünüş, hareket ediş ve giyinişteki değişimini gösterir.
Evvela düşünce, sonra da ruhi durum inkişaf ettiğinden insanlar ilerlemektedir. Bütün insanlar daima gelişmekte, fakat bu ilerleme her yerde aynı süratte olmamaktadır. Bunlara din, kültür, iktisat vs sebepler amil olmaktadır, işte bu gelişme ve başkalaşma ile psiko-fizik hareketleri tayin ederiz. Daha geniş olarak düşünürsek, psiko-fizik hareketlerde fert psikolojisinin olduğu gibi, halk psikolojisinin olduğunu biliyoruz. Bir tarihi hadise tasvir edilirken o günkü psikolojik vasat da göz önünde tutulmalıdır. Birçok tarihçiler eserlerini halk psikolojisîne göre kaleme almışlardır. Bilhassa geçen asrın ikinci yarısından itibaren ruhî amiller üzerinde durulmuş, ferdi psikoloji yanında toplum psikolojisi de ele alınmıştır.
Halk ruhu veya içtima psikolojiye büyük yer veren geçen asrın en tarafsız tarihçisi Ranke(Öl.1886) eseri olan “Reform Devrinde Alman Tarihi”’nde ruhunu incelemiştir. Alman Llcrnmsen de, (öl.1903) yazdığı roma Tarihi’nde toplum psikolojisini esas almıştır. Yine alman Grek tarihçisi Droysen de, tarihi halk psiko-fizik hareketleri ile izah etmiştir. Bismark Almanya'sının tarihçisi Treitseke, (öl.1896), Alman halk ruhunu eserlerinin temeli olarak kabul etmiştir. Tarihi olayların yaratılmasında halk psikolojisini ön planda alanlardan birisi de E.Renan (öl.1892)’dır. Fransız milli ruhu üzerinde durmuş, 1871 Alman mağlubiyetinin ruhlarda uyandırdığı çöküntüyü önlemeye çalışmıştır. Michelet de, (Öl.1874) Fransız Tarihi’nde Fransız toplumunun psiko-fizik durumunu incelemiştir. H.Taine,(öl.1893), Muasır Fransa'nın menşeleri eserinde Fransız kolektif ruhunu araştırır. Toplumların psiko-fizik hareketleri üzerinde duran başka tarihçiler olduğu gibi aksini iddia edenler de vardır. Bunlara göre bir cemiyet ve onun- bir ruhu yoktur. Toplumları, idare eden tarihi olayların oluşuna yol açan asıl faktör iktisadîdir. Fakat bu aşırı bir görüş olup, tarihte esas bütün faktörleri birlikte mütalaa etmektir.

TARİH METODOLOJOSİ DERS NOTLARI

Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu
 
Üst Alt