• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Tarih İlminin Kuruluş Safhaları

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
14,202
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com
Tarih İlminin Kuruluş Safhaları

Tarihte usul meselesi, geçen yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkmıştır. Tarih çok eski devirlerden beri yapılmakta ve yazılmakta ise de bunlarda bir sistem ve bir usul bulmak güçtür. Geçen asrın ortalarına kadar “tarih yazmak için metoda gerek yoktur” düşüncesi egemendi. Böyleleri, eğer bir sisteme ihtiyaç varsa bunu yazarken öğrenmek mümkündür, diyorlar; metodun sadece bir tecrübe işi olduğunu öne sürüyorlardı. Böyle olunca tarih metotsuz kalıyor ve ilim olmaktan çok bir heves işi oluyordu. Tarihi böyle kabul etmek ve düşünmek, dünyanın her yerinde, bu arada Türkiye’de de oldukça bol olan amatör tarihçilerin işidir. Bir ülkede amatör tarihçiler ne kadar çoksa, gerçek tarihçilik de o kadar geri ve zayıftır. Tarihte esas geçmiş bir vakanın olduğu gibi ortaya konması olduğu halde amatörlerinkine kin, sevgi gibi hissi duygular karışmıştır. Batı dünyası bunu fark ettiği için tarihte usul kitapları yazmıştır.
İlim tarihçiliğinin kökleşmediği devirlerde metot hakkında "Historik" denir. Bu eski Grekçe’de araştırma, tahkik etme manasında olan "İstoria"’dan geliyor. Bu kelime Latince’ye "Historia" ve Batı dillerine de bu yoldan "Histoire” ve “History” şekillerinde intikal etmiştir. Araplar bunu "Üsture","Esatir" şeklinde almışlarsa da bunun manası daha ziyâde efsâne ve hikâye olmuştur. Bizim ve diğer İslam ülkelerinin şimdi kullandığımız "Tarih" kelimesinin aslı Arapçadır. Aslı İbrani’ce olmak mümkün olup, sonradan bütün İslam ülkelerine yayılmıştır. Avrupa’da yazılan "historik", kitaplarında tarihin gerçekleri ortaya koymak ödevinde olduğu ileri sürüldüğü gibi, güzel yazmak fikrini savunanlar da vardır. Avrupalılar bu fikirleri tahlil edip gerçek tarihe 'doğru gitmişlerdir.
Fransız Dumont, historiklerin bir listesini yaparak onları "Cours d'etudes historiaues, 1840’da toplamış, onları tahlil ve tetkik etmiştir. Flint de aynı yoldan giderek historiklerin listesini yapmış, içindeki değerleri ortaya çıkarmıştır. Historiklerin bütün hususiyetlerini meşhur Alman tarih metodcusu E.Bernheim ortaya koymuştur. Lehrbuçh der Historischen Methode,1889 Leipzig. Bir Fransız tarih Metodcusu historiklerin asıl görevlerini ilmi tahliller yaparak ortaya koymuştur. La comp, Te i'Histoire consideree cemme science,1895 Paris. İşte bu gelişmeler tarihi ciddi bir ilim seviyesine ulaştırmıştır. Bundan sonradır ki- gerçek manada tarih metodu eserleri yazılmıştır. Bunların başlıcaları şunlardır:
1) E.Bernheim, Einführung in di e Geschichtswissenschaft,1903 Berlin Türkçesi, Şükrü Akkayc.. 193-S İstanbul: Tarih ilmine giriş, metodu ve felsefesi
2) Langlois-Seignobos- Introduction aux etudes historiques,1899 Türkçesi:, Tarih tetkiklerine giriş, Galip Ataç,1937 İstanbul.
3) G.Ivlonod, De la Methodes dans leş sciences, Türkçesi Tarihte Usul,K.Şinasi Dersan, 1939 İstanbul.
4) P.M.Fling, The Writing of Jlistory, New-haven, 1923
5) Bir heyet tarafından kaleme alınan yeni bir eser vardır: l'His-toire et ses ırfethodes, 1921 Bruxelles.
Bütün bu eserlerin birleştikleri noktalar şunlardır: Bir insan ne kadar zeki, mantığı kuvvetli olursa olsun Tarihçi olmak istiyorsa mutlaka metot bilmelidir.İkincisi Tarih usulü, herhangi bir ilim dalı ile mukayese edilemeyecek derecede karışık ve girifttir.
Türkler arasında da tarih yazımının yollarını inceleyenler mevcuttur. Bunlardan ilki Süleyman Paşa’dır. Sonradan 1877 Türk-Rus savaşında büyük ün kazanacak olan bu genç Türk Mareşali, Harbiye'de umumî tarih hocası iken Tarih-i Alem adlı bir eser kaleme almıştır. Bunda ve öteki eserlerinde Türk tarihini en eski çağlardan itibaren bir bütün olarak alan Süleyman Paşa, Türk tarihini en iyi şekilde ancak Türklerin yazabileceğini söylemiştir. Yine bu devirde Süleyman Paşa'dan gayri Ahmet Vefik Paşa ile, Gelenbeyîzâde Ahmet Tevfik Bey, bilhassa İbn Haldun'dan faydalanarak Tarih Metoduna dair enteresan fikirler söylemişlerdir. Alman tarihçisi_Mordtmann’ın İstanbul Darülfünun'unda verdiği metot dersleri de neşredilmiştir: J.H.Mordtrnann, İlm-i usul-i tarih, 1918 İstanbul. Tarihi sosyolojik açıdan ele alan Ziya Gökalp, Diyarbakır’da neşrettiği Küçük Mecmuada dikkate şayan makaleler yazmıştır. Türkçe’mizde tarih metodu ile ilgili son bir eser Zeki Velidi Togan’ındır; Tarihte Usul, 1950 İstanbul. Bu eser metot ve bibliyografya olmak üzere iki kısımdır ki, bilhassa tarih felsefesi geniş olarak işlenmiştir.

TARİH METODOLOJOSİ DERS NOTLARI

Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu
 
Üst Alt