• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Takvim bilgisi ve Takvimlerin Oluşumu

Hanımeli

Deniz Feneri
Emekli
Katılım
12 Mart 2009
Mesajlar
1,105
Tepkime puanı
2
Puanları
38

İtibar:

TAKVİM BİLGİSİ
TAKVİMLERİN OLUŞUMU
Zaman: Genel olarak olay ve olguların geçtiği, geçmekte olduğu ve geçeceği süreye denir.
Takvim, zaman ölçü birimidir. Takvim; zamanı, Dünya ve Ay'ın hareketlerine göre gün, ay, hafta, yıl gibi belirli bölümlere ayırma sistemidir. Zaman ölçü birimleri olarak astronomik olaylar (yıl- ay - gün) temel alınmıştır.
NOT: İnsanlar zamanı ölçerken ölçü aracı olarak Güneşi ve Ay'ı kullanmışlardır.
Toplumlar; ekonomik, coğrafi ve kültürel değerlerinden ve ihtiyaçlarından esinlenerek ve bu ölçü birimlerini kullanarak farklı takvimler oluşturmuşlardır.
Takvimler, toplumlara göre fazla ve çeşitli olsa da temel olarak iki gurupta incelenir:
1. Güneş yılını esas alan takvimler: Dünyanın güneş etrafındaki bir tam dönüş süresini ( 365 gün, 6 saat) bir yıl olarak kabul eden takvimlerdir.
6 saatlik fark Miladi Takvimde 4 yılda bir, 1gün kabul edilir ve Şubat ayına eklenir. Şubat ayı o yıl 29 gün çeker, bu yıla da artık yıl denmektedir.
İlk defa Mısır'da kullanılmıştır. Günümüzde kullanılan miladi takvimin temelidir.
2. Ay yılını esas alan takvimler: Ayın Dünya etrafında 12 kez dönmesini (12 x 29.5 =354) esas almışlardır. Bu şekilde oluşturulan takvimlere AY TAKVİMİ diyoruz.
İlk defa Mezopotamya'da Sümerler tarafından kullanılmıştır. Günümüzde kullanılan Hicri takvimin temelidir.
Farklı takvim türleri, genellikle takvim başlangıçlarının farklılığından kaynaklanmıştır. Toplumlar, kendileri için önemli gördükleri dini, siyasi, sosyal ya da ekonomik olayları takvim başlangıcı olarak benimsemişlerdir. Örnek: Romalılar Roma'nın kuruluşunu, Müslümanlar Hicreti, Hıristiyanlar Hz. İsa’nın doğumunu gibi...
TÜRKLERİN KULLANDIKLARI TAKVİMLER
1) Oniki Hayvanlı Türk Takvimi:
a) İslam'dan önceki Türklerin kullandıkları bilinen ilk takvimdir.
On iki Hayvanlı Takvim 'in Türkler 'e özgü olması, Türkler 'in çok eski dönemlerden itibaren astronomi bilimi ile yakından ilgilendiklerini gösterir.
b) Güneş yılını esas alır. Buna göre bir yıl, 365 gün, 5 saatten biraz fazladır.
c) Her yıla bir hayvan adı verilmiş, 12 yıl bir dönem kabul edilmiş, aylar; birinci ay, ikinci ay... olarak adlandırılmıştır.
d) Bu takvimde yılbaşı 22 Aralık’tır.
e) Bu takvimde tarih başlangıcı yoktur.
f) Bu takvimi Türklerin yanısıra Moğollar, Çinliler, Hintliler ve Tibetliler de kullanmışlardır. Halen Orta Asya’da bazı topluluklar tarafından kullanılmaktadır.
2) Hicri Takvim:
a) Ay yılını esas alır. (Ay'ın Dünya çevresindeki yörüngesinde bir dönüşü 29,5 gündür. Bu nedenle hicrî takvimde aylar 29 ilâ 30 gün çekmektedir. Ay'ın Dünya çevresinde on iki dönüşü, bir ay yılı olmaktadır. Bir ay yılı ise 354 gündür. Hicrî yıl, milâdî yıldan 11 gün daha kısadır.)
b) Hicrî takvim, Hz. Ömer zamanında düzenlenip kullanılmaya başlanmıştır.
c) Başlangıç olarak Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göçü (622) kabul edilmiştir. Bu nedenle Miladi Takvim ile Hicri Takvim arasında 622 yıllık bir fark bulunmaktadır.
d) Hz. Ömer zamanında düzenlenerek uygulanmaya konulmuştur.
e) Hicri- Kameri olarak da adlandırılan bu takvim, Türkler 'in İslamiyet'i benimsemesinden sonra, bir çok İslam ülkesinde kullanıldığı gibi Müslüman Türkler tarafında da benimsenmiştir..
f) Türkiye Cumhuriyeti'nin batılılaşma ve çağdaşlaşma yolunda yaptığı inkılaplar sonucunda 25 Aralık 1925'te yürürlükten (uygulama tarihi:1 Ocak 1926) kaldırılmıştır.
g) Günümüzde sadece dini günlerin, gecelerin ve ayların belirlenmesinde kullanılmaktadır.
3) Celali Takvimi:
a) Güneş yılını esas almıştır.
b) Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah döneminde eski İran takvimi esas alınarak hazırlanmış ve uygulanmaya başlanmıştır. Bu Takvime, Takvim–i Melikşahi de denilmiştir. (B.Selçuklularda Sultan Melikşah'ın isteği ile Nizamülmülk tarafından Ömer Hayyam’ın başkanlığında bir komisyona hazırlatılmıştır.)
c) Hicri takvimin kullanımına devam edilmiş, Celali takvim yalnızca ekonomik işlerin düzenlenmesinde kullanılmıştır.
d) Başlangıç tarihi olarak 1079 yılı alınmıştır.(Hicri 471 yılının ramazan ayının 9.gününden (Miladi 15 Mart 1079) itibaren uygulanmaya başlanmıştır.)
e) Büyük Selçuklular 'ın dışında Ekber Şah zamanında (1556–1603) Hindistan'da kurulan Babürlüler de kullanmıştır.
f) Babür İmparatorluğu tarafından da kullanılmıştır.
g) Nevruz (21 Mart) yılbaşı olarak kabul edilmiştir.
h) Melikşah’ın ölümünden sonra terk edilen bu takvimden yarararlanılarak gregoryen takvimi oluşturulmuştur.
i) Osmanlı’daki devletin resmi takvimi demek olan müneccimbaşı takvimleri de celali takvimi düzeninde hazırlanmıştır.
4) Rumi (Malî) Takvim:
a) Güneş yılını esas almıştır.
b) Başlangıç olarak hicri takvimde olduğu gibi Hz. Muhammed 'in Mekke'den Medine'ye göçü (622) kabul edilmiştir.
c) Hicri- Şemsi olarak ta adlandırılan bu takvim Osmanlı Devleti'nin I. Mahmut zamanında batı ile ekonomik ilişkilerini düzenlemeye yönelik olarak (Hicri 1089, miladi 1678 ) kullanılmaya başlanmıştır. Hicri 1255/miladi 1839’da ise bütün resmi ve mali işlemler Rumi takvime bağlanmıştır. 1870 yılına kadar mali tarihin yanına hicri tarih de konmuş ve bu şekilde uygulanmıştır. Ancak hicri takvim ile miladi takvim arasındaki 11 günlük farktan dolayı, bu iki takvimin kullanılmasında çeşitli problemler ortaya çıkmıştır. 1870 yılında çıkarılan bir kanunla Gregoryen takvimine geçildi. Rumi 16 Şubat 1332- 1 Mart 1333 (1 Mar 1917 ) olarak kabul edildi. Böylece 13 günlük fark giderilmiş oldu.
d) Mart ayı başlangıç kabul edilmiş, 1926' da resmi işlerden, 1982'de de ekonomik işlerden kaldırılmıştır.
5) Miladi Takvim:
a) Güneş yılını esas almıştır.
b) İlk şekli Mısırlılar tarafından oluşturulmuş, Roma İmparatorlarından jul Sezar zamanında MÖ. 46'da geliştirilmiş, 1582'de Papa XIII. Gregoryen tarafından bugünkü şekle getirilmiştir.
c) Bşlangıç Hz. İsa’nın doğumu’dur. Bu tarih sıfır sayılarak öncesine MÖ, sonrasına da MS denilmiştir.
d) 1 Ocak 1926 'dan itibaren Türkiye'de tamamen yürürlüğe girmiştir. (Ülkemizde 1 Mart 1926'da milâdî takvim kabul edilmiştir. Rumî takvim ise bütçe ayarlamalarında kullanılmıştır. 1983 yılında malî yılbaşının Ocak ayının birinci gününe alınmasıyla da tamamen kullanımdan kaldırılmıştır. 26 Aralık 1925 tarihinde çıkarılan bir yasayla diğer bütün takvimler yürürlükten kaldırılarak yerine, bugün kullandığımız milâdî takvim kabul edilmiştir.).
e) Böylece Türkiye, ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal alanlarda Avrupa devletleri ile ilişkilerini geliştirmeye ve çağdaşlaşmaya yönelik önemli bir adım atmıştır.
f) Günümüzde dünya devletlerinin birçoğu bu takvimi benimsemiştir.
Hicri Takvimle Miladi Takvim Arasındaki Farklar Nelerdir?
1) Hicri Takvim AY yılını, Miladi Takvim GÜNEŞ yılını esas alır. Bu yüzden ikisi arasında 11 gün fark vardır.
2) Başlangıç tarihleri farklıdır. Hicri Takvimde başlangıç tarihi Hazreti Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicret ettiği tarih olan 622 yılıdır. Miladi Takvimde ise başlangıç Hz. İsa'nın doğum tarihi 0 yılıdır.
ZAMANIN BELİRGİNLİĞİ: İncelenen olayların tarihi binyıl, yüzyıl ya da yıl olarak saptanır. Eğer yıl verilmemişse, o olayın tarihi belirgin değildir. Yılı belli olmayan olayın ayı, günü hatta saati bile verilse o olayın zamanı belirgin olmaz. Tarihlerde aranılacak sıra; yıl (sırasıyla yıl, yüzyıl, binyıl), ay, gün ve varsa saattir.
1. Cumhuriyet 1923'te ilen edildi.
2. Kırım Savaşı XIX. yüzyılda yapıldı.
3. İlkyazı MÖ. IV. Bin yılda bulundu.
4. Atatürk Samsun'a Mayıs 1919'da çıktı.
5. Saltanat 1 Kasım 1922'de kaldırıldı.
6. Son Osmanlı Meclisi 12 Ocak 'ta açıldı.
Yukarıda verilen örneklerden 6'nın zamanı yıl verilmediği için belirgin değildir. Diğerlerinin belirginlik sırası ise; 5, 4, 1, 2, 3 tür.
Tarihi olayların oluş zamanının daha belir¬gin olması için önce yılın, ayın ve günün belli olma¬sı şarttır. Mesela 29 Mayıs 1453, İstanbul’un Fethi.
YÜZYIL KAVRAMI: 100 yıllık zamana asır veya yüzyıl denir. Tarihi olayların zamanı belirtilirken takvimlerin başlangıcı esas alınarak önce ya da sonra kelime¬leri kullanılır. Miladi takvime göre Hz. İsa'nın doğumu 0 kabul edilmiş ve önceki tarihler M.Ö (Milattan Önce), sonraki tarihler M.S. (Milattan Sonra) olarak adlandırılmıştır. Milattan sonraki tarihler günümüze doğru artarak gelirken, milattan önceki tarihler günümüzden artarak uzaklaşır.
Uzun zaman aralıklarını daha iyi incelemek için binyıl, yüzyıl, yarı yüzyıl ve çeyrek yüzyıl gibi bölümlemeler yapılmıştır.
Mesela, M.Ö 970 yılı için M.Ö birinci bin deni¬lir.
Milattan önce II. yüzyıl, Hz. İsa'nın doğu¬mundan önceki 200–101 yıllarını kapsar.
Milattan önce doğan Büyük İskender'in ya¬şam yılları 356–323 olarak ifade edilir.
Milattan sonra doğan Mimar Sinan'ın ya¬şam yılları 1490–1588 olarak ifade edilir.
Milattan önce 2100 tarihi M.Ö 2000 tarihe göre günümüzden yüzyıl daha geridedir.
M.S 1700 yılı. M.S 1600 yılına göre bir yüzyıl daha yakındır.

TAKVİMLERİN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ
Hicri Takvimden Miladi Takvime Çevirme İşlemi
Formülü:
1. işlem: HY /33=X
2.İşlem:HY – X = Y
3. İşlem: 622 + Y= Miladi Yıl
SORU: Hicri 1340 yılını Miladiye çeviriniz.
Hicri=1340 Miladi=?
1340 ÷ 32 = 40,6 (Yaklaşık 41)
1340 - 41 = 1299
1299 + 622= 1921 Miladi Takvimden Hicri Takvime Çevirme İşlemi
Formülü:
1. işlem: MY- 622=X
2.İşlem: X /33= Y
3. İşlem: X + Y= Hicri Yıl
NOT: Yukarıdaki formüle göre rakamlar 33’e bölünürken;1000’de 30 kez, 100’de üç kez,
son iki rakam 33’ten küçükse 1 kez, büyükse 99’a kadar 2 kez,99’da 2 kez kabul edilmelidir.
SORU: Miladi 1998 yılını Hicri takvime çeviriniz.
Miladi=1998 Hicri=?
1998 - 622 = 1376
1376 ÷ 33 = 41,7 (yaklaşık 42)
1376 +42 = 1418
Rumi Takvimden Miladi Takvime Çevirme İşlemi:
SORU: Rumi 31 Mart 1325 , Miladi=?
31 Mart 1325
+ 13 584 İki takvim arasında 13 gün
______________ 584 yıl fark vardır.
13 Nisan 1909 Miladi Takvimden Rumi Takvime Çevirme İşlemi
Miladi 29 Ekim 1923 , Rumi=?
29 Ekim 1923
- 13 584
_______________
16 Ekim 1339


Tarih Öğretmeni--> Konu ilgili bölüme taşındı
 
İlginizi çekebilecek benzer konular
En Çok Görüntülenen Konular
Aynı Kategoriden Son Konular

kibela24

Usta Üye
Emekli
Katılım
12 Mart 2009
Mesajlar
7,910
Tepkime puanı
95
Puanları
48

İtibar:

TAKVİMLER

Takvimin hazırlanması ihtiyacı tabii olayların özellikle güneş ve ay’ın etkisinden ileri gelmiştir.

İnsanın zaman kayıtlarını ilk olarak tutmaya başlaması belki de ay ile ilgili gözlemlerden doğmuştur.Tam bir kurs halinde görünen Ay’ın birbirini izleyen gecelerde ince bir hilal şeklini alması gözden kaybolduktan sonra yeniden ince bir hilal şeklinde görünerek büyümeye başlaması kurs haline gelmesi ve nihayet bu olayların periyodik tekrarlanması göçebe toplumlarda takvime esas teşkil etmiştir.

Takvim değişik şekillerde 6000 yıldan fazla bir zamandan beri insanlar tarafından kullanılmaktadır.Eski Mısırlılar Ay’ın evrelerine dayanan bir takvimden yararlanmışlar ve yılı taşkın ekim ve hasat zamanlarına göre üç tabii mevsime ayırmışlardır.Daha sonra Mısır astronomları Ay yılı yerine Güneş yılını kabul ettiler.

Daha sonraki devirlerde Romalılar Yunanlılar BabillilerÇinliler ve Hintliler kendilerine özgün takvimler meydan getirmişler ve kullanmışlardır.Her millet bulduğu takvime kendi hayatlarını en çok etkileyen olayı başlangıç olarak almıştır.Örneğin İbraniler MÖ 3761 yaradılış (hilkat) yılını Yunanlılar ilk olimpiyat oyunlarının yapıldığı MÖ 776 yılını ; RomalılarRoma şehrinin kuruluşu olan MÖ 753 yılını kabul etmişlerdir.Daha sonra Hırıstiyanlar Hz .İsa’nın doğumunu; Müslümanlar Hz.Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçünü ( Hicret 622) takvim başlangıcı olarak kullanmışlardır.

Türkler tarih boyunca bir çok takvim kullanmışlardır. Bunlardan birisi de Türkler’in kendi buluşları olan Oniki Hayvanlı Türk Takvimi’dir.

Oniki Hayvanlı Türk Takvimi’nde oniki yıl bir devreyi her beş devre de (12*2=60 yıl) bir çağı oluşturmaktadır.Bu oniki yılın her biri bir hayvana nisbet olunmuş bu hayvanlardan her birisinin ait oldukları yılların kaderini yönlendirdiklerine inanılmıştır.

Bu takvimde Güneş esas alınmıştır. Oniki yıllık daimi bir devirden ibaret olan bu takvimde yıllar sayı ile değil de hayvan adlarıyla anılıyordu.

Tarih-i Türki yada Sal-i Türki adı verilen bu takvimde oniki hayvan adı sırasıyla şöyledir:1-Sıçgan (Sıçan) 2-Ud (Sığır) 3-Bars (Pars) 4-Tavışgan (Tavşan) 5-Lu (Ejder) 6-Yılan 7-Yund (At) 8-Koy (Koyun) 9-Biçin (Maymun) 10-Tağuk (Tavul) 11-İt (Köpek) 12-Tonguz (Domuz)

Türkler’in neden Oniki Hayvanlı Türk Takvimi kullandıkları konusunda bazı rivayetler vardır .Bunlardan en önemlisi Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügat-it Türk adlı eserinde anlatılandır.

Divan’ın naklettiği efsaneye göre menşe İle Vadisi’ne ve buradaki bir Türk hakanına atfedilmektedir. Efsane şöyle der:

“Bunun aslı şudur; Türk hakanlarından biri kendisinden birkaç yıl önce vuku bulmuş olan bir savaşı bilmek lüzumunu duydu. Fakat bu savaşın vuku bulduğu yıl üzerinde yanıldılar; bunun üzerine hakan bu hususta kavmi ile müşavere etti ve onlara şöyle dedi:

“Bu tarih üzerinde bizim yanıldığımız gibi bizden sonra gelecekler de yanılacaklardır. Bundan dolayı ; şimdi biz gökteki burç ve ayların sayısınca oniki yıla bir ad koyalım .Ta ki bundan sonra hesap bu yılların devrinden anlaşılsın ve bunun zikri ebedi kalsın”

Halk bunu kabul etti. Bunun üzerine hakan ava çıktı. Yabani hayvanların büyük bir su olan İle Vadisi’ne doğru sıkıştırılmasını emretti. Avladılar ve hayvanlar suya geldiler . Av bu şekilde devam eder.Bu sırada bazı hayvanlar suya atlayarak karşı sahile çıkmaya çalışırlar.Bunun üzerine karşıya sırayla her geçen hayvanın adını bir yıla ad olarak veririler..

Bir Kırgız efsanesine göre ise hayvanlar yıllara adlarını vermek için geçit resmi yaparlar.Deve en önde gitmekte iken son anda fare devenin başına sıçrayarak ilk sırayı almış.Bunun üzerine deve resmi geçitten ihraç edilmiş.Hayvanlar böylece oniki yıla adlarını vermiştir.

Bundan başka Türkler İslamiyeti kabul ettikten sonra Hicri Celali Rumi ve en son olarak da Miladi Takvimi kullanmışlardır.

Ay’ın hareketlerine göre ayları ölçen İslami takvim saat rakam ve tatil günleri gerek memleketin iç hayatında gerekse dünya ile olan ilişkilerimizde büyük güçlükler çıkartıyor çalışma hayatımızda karışıklıklara neden oluyordu.

T.C Devleti’nin kurulmasından sonra yapılan inkılap hareketlerinden birisi de takvim hususunda olmuştur.Bu gün Türkiye’de kullanılan resmi devlet takvimini kabul eden kanun maddeleri şu şekildedir.

Kanun No:698

Madde 1:T.C dahilinde devlet takviminde tarih başlangıcı olarak beynelminel takvim başlangıcı kabul edilmiştir.

Madde 2:1341 senesi Kanunuevvelinin 31. gününü takip eden gün 1926 senesi Kanunisanisinin 1. günüdür.

Madde 3:Hicri kameri takvim öteden beri olduğu üzere özel durumlarda kullanılır.

Böylece 26 Aralık 1925 ‘te TBMM’nin kabul ettiği bu kanunla 1 Ocak 1926 tarihinden itibaren yeni bir takvim kullanılmaya başlanmış oluyordu.Ayrıca aynı tarihte çıkarılan bir kanunla alaturka saat yerine milletlerarası saat kabul edilmiştir.Bu şekilde zaman ölçüleri alanında Türk Milleti’nin dünyaya ayak uydurması sağlanmıştır.
 

munutu

Usta Üye
Emekli
Katılım
14 Mart 2009
Mesajlar
2,467
Tepkime puanı
119
Puanları
63

İtibar:

Tavla oynayanlar Farsça altıya kadar saymasını bilirler (yek, du, se, cihar, penç, şeş). Şimdi de yedi sayısını öğreniyoruz. Farsça yedi 'heft' dir (veya hefte). Yedi günlük 'hafta' ismi de buradan alınmıştır. Halen Türkçe'de kullandığımız gün isimlerinin kökenlerinin neler olduklarını biliyor musunuz?

Cuma .......Arapça......(toplama, toplanma)
Cumartesi-----Arapça......(ertesi - Türkçe)
Pazar........Farsça.......(ba = yemek, zar = yer)
Pazartesi.....Farsça.......(ertesi - Türkçe)
Salı.........İbrânice.....(üçüncü)
Çarşamba....Farsça........(cehar şenbe = dördüncü gün)
Perşembe....Farsça.......(penç şenbe = beşinci gün)

Günümüzde kullandığımız ay isimlerinin geldikleri yerler de karışık. Hicri takvimdeki Arabi ay isimlerinin bugün hiçbirini kullanmamamıza rağmen yine de Şubat, Nisan, Haziran, Temmuz ve Eylül aylarının isimlerinin kökenleri Arapça ve Süryanice, Kasım ayının ise Arapça.

İşin daha ilginç yanı bunlardan Şubat, Nisan, Temmuz ve Eylül hemen hemen aynı telaffuzla Yahudi takviminde de yer alıyorlar. Gelin ayların isimleri ve kökenlerine bir göz atalım.

Ocak = Türkçe (Kışın evlerde ateş yakılan yer)
Şubat = Süryanice
Mart = Latince (Maritus - mitolojik isim Mars'tan)
Nisan = Süryanice
Mayıs = Latince (Tanrıça Maria'nın ayı)
Haziran = Süryanice
Temmuz = Arapça / Süryanice
Ağustos = Latince (Roma İmparatoru Augustus'un adından)
Eylül = Süryanice
Ekim = Türkçe (Toprağı ekmekten)
Kasım = Arapça (Bölen)
Aralık = Türkçe (İki zaman dilimi arası)
 

Benzer Konular

Üst Alt