• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Sağlıksız ekmek üreten fırıncılar idam edilirdi

Tarih Öğretmeni

Sultan
Yönetici
Sultan
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
7,932
Beğeniler
6,435
Puanları
113
Konum
Yeryüzü
Web sitesi
www.tarihbilinci.com
#1
Sağlıksız ekmek üreten fırıncılar idam edilirdi
Bağlantıyı görüntüleme izniniz yok Giriş yap veya üye ol.

Osmanlı döneminde ikaz edildikleri halde kanunlara uymayan fırıncılara ibretlik cezalar verilirdi. Padişahlar tebdil-i kıyafet ile fırınları denetlerdi. Ekmeğin ağırlığı, rengi ve içine konulan maddeler kontrol edilirdi. Kabahati olanlar falakaya yatırılır, fırınlarının önünde idam edilirdi


Bazı fırınlarda ekmeğin içinde GDO'lu maddelerin çıkması bir tartışma başlattı. Türk milletinin temel gıda maddelerinden olduğu için ekmeğin kalitesi meselesi asırlardan beri tartışılır. Osmanlı İmparatorluğu'nda en fazla kontrolü yapılan ürün ekmek ve et idi. Nitekim Birinci Abdülhamid, devlet adamlarına hitaben kendi eliyle kaleme aldığı bir emirde, "Her şeyden önemli olan et ve ekmektir" demekteydi. Ekmek, Osmanlı arşiv belgelerinin birçoğunda "nân-ı aziz" olarak belirtilir.

Cezalandırılmış bir esnaf.

PADİŞAHLAR FIRIN DENETLİYOR
Halkın ucuz ve iyi buğdaydan yapılmış ekmek yiyebilmesi için sıkı bir denetim mekanizması geliştirilmişti. Ekmek halkın ana gıdası olduğu için başta padişah ve sadrazam olmak üzere bütün devlet görevlileri fırınları sıkı bir denetim altında tutarlardı.
Fatih Sultan Mehmet bazen resmi olarak, bazen de tebdil-i kıyafetle, yani kıyafet değiştirerek Unkapanı'ndaki, Kapalıçarşı'daki esnafı sık sık dolaşarak, devletin koyduğu kanunlara uyulup uyulmadığını kontrol etmişti. 1774-1789 arasında Osmanlı tahtında bulunan Birinci Abdülhamid de sık sık esnafı denetleyen padişahlardandı. Sultan Birinci Abdülhamid, tebdil-i kıyafet ile fırınlara gider, ekmeğin ağırlığını, rengini, içine konulan maddeleri kontrol ederdi.
Kanunnamelere göre, "Unun ince elekten elenmesi, ekmeğin tamamen pişmesi ve beyaz olması, kokusunun olmaması" gerekmekteydi. Ekmeğin içinde başka bir madde bulunursa veya çiğ pişmişse fırıncı falakaya yatırılırdı. Ancak zaman zaman fırıncılar bu tür uygulamalarla çok ağır bir şekilde cezalandırılmıştır.


Osmanlı döneminde bir fırın.

FIRININ ÖNÜNDE ASILDILAR
1788'de İstanbul'da fırıncıların pişirdiği ekmeğin siyah ve kötü olması yüzünden birkaç fırıncı idam edilmişti.
Eğer ekmek kanunnamede belirtilen gramajın altındaysa fırıncının kafasına suçlu olduğunu belirten tahta bir külah geçirilir veya para cezası verilirdi. Gramajda meydana gelen yüzde 5 oranındaki sapmalar beşerî bir yanılma olarak görülüp ekmekçi esnafına herhangi bir ceza uygulanmaz ancak sapmalar bu oranı aştığı zaman ekmekçiler ikaz edilirdi. Eğer devletin belirlediği gramaja aykırı tutumlar tekrar ederse ceza uygulanmaya başlanırdı.
Ekmek sıkıntısına veya ekmekteki yolsuzluklara karşı alınan en sert önlem fırın işletmecisi veya çalışanlarının işyerlerinin önünde asılmasıydı. 21 Mart 1772'de Üçüncü Mustafa Vezneciler'de bir ekmekçinin tezgahtarını başkalarına ibret olması için astırmıştı. 8 Mart 1774'de de Kaymakam Süleyman Paşa, Vefa Meydanı'nda bir ekmekçiyi idam ettirmişti.

Erhan AFYONCU
 

Tarih Öğretmeni

Sultan
Yönetici
Sultan
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
7,932
Beğeniler
6,435
Puanları
113
Konum
Yeryüzü
Web sitesi
www.tarihbilinci.com
#2
Ekmeği görsen ağlarsın

Osmanlı tarihinin en ilginç hükümdarlarından biri olan Birinci Abdülhamid esnafı en çok denetleyen padişahlardandı. Bu konuda önemli bir eser olan Fikret Sarıcaoğlu "Kendi Kaleminden bir Padişahın Portresi: I. Abdülhamid" isimli eserinde padişahın bu denetimlerini teferruatlı olarak anlatır. Birinci Abdülhamid döneminde savaşlar ve yangınlardan dolayı İstanbul halkı büyük sıkıntı çekmişti. Sultan sık sık tebdil-i kıyafetle şehri dolaşır, denetimleri bizzat yerinde yapardı. Birinci Abdülhamid dolaştığı fırınlara gördüğü aksaklıkları yetkililere hitaben bizzat kendi eliyle yazdığı emirlerde belirtiyor, numune olarak aldığı ekmekleri rengi ve gramajlarına bakılması için kaymakama, yani sadrazam vekiline gönderiyordu.


Birinci Abdülhamid.

Yazdığı emirlerde durumu "Nân-ı aziz deyü pişirilen ekmekler hâşâ hürmete hemen çamurdan ibaret bir şey ... Köpekler dahi yemez", "Bugün mevcut nân-ı azizin hemen darı ve arpadan ibaret olup buğdaydan eser olmadığını bilirim", "Yapılan ekmekleri yiyip helâk olanların haddi hesabı yoktur diye konuşulur" şeklinde belirten Birinci Abdülhamid'in bir yazısı çok dokunaklıydı: "İstanbul'da nân-ı azizi görsen, billâhi ağlarsın. İnsan değil köpek yemez. Bilirim savaş vakitleri böyle ... Yiyenler hastalanır. Bari yalnız darı olsa, bu kadar olmaz. Tersane'den verdiklerine bakla, nohut tanesi gibi sair şeyleri karıştırıyorlar".

Erhan AFYONCU
 

Tarih Öğretmeni

Sultan
Yönetici
Sultan
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
7,932
Beğeniler
6,435
Puanları
113
Konum
Yeryüzü
Web sitesi
www.tarihbilinci.com
#3
Komşuyu rahatsız eden fırın kapatılırdı

Mahalle içerisindeki bir fırının dumanı komşuları rahatsız ederse, o fırın kapattırılırdı. Fırınların dumanlarıyla ilgili 1715-1716 yıllarında şeyhülislamlık yapan Abdurrahim Efendi şu fetvaları vermişti:
Soru: Bir mahallenin ortasında Zeyd bir ekmekçi fırını açmış olsa, o fırının dumanı çevredeki Müslüman evlerine zarar verse, halkı rahatsız etse Müslümanlar, Zeyd'e zararlarını karşılatabilirler mi?
Cevap: Karşılatabilirler.
Soru: Zeyd evlerin arasında daim olmak üzere bir ekmekçi fırını ve bir börekçi fırını inşa etse ve dumanından çevredeki halk zarar görse ve rahatsız olsalar, hâlen mahalleli o zararı Zeyd'e ortadan kaldırtmaya kadir olurlar mı?
Cevap: Olurlar.

Erhan AFYONCU
 
Üst Alt