• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Mir Muhammed Masum

  • Konbuyu başlatan Aslı
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar : 0
  • Görüntüleme : 1K

Aslı

Yeniçeri Ağası
Yeniçeri Ağası
Katılım
11 Mart 2009
Mesajlar
10,444
Tepkime puanı
422
Puanları
83
Takipçiler
1

İtibar:

MIR MUHAMMED MASUM


(ö. 1016/1607) Sindli tarihçi, hekim, şair, asker ve devlet adamı.


Tam adı Mîr Seyyid Muhammed Ma'-sûm Nâmî Bakkarî'dir. Aslen Tirmizli olan ataları onun doğumundan birkaç nesil ön*ce Kandehar'a göç etmiş ve burada Baba Şîr Kalender Zâviyesi'ne intisap ederek şeyhin türbedarlığını yapmaya başlamış*tır. Babası Mîr Seyyid Sefâî gençliğinde Argun hanedanının başşehri Sind'deki Bakkar'a gitmiş, İlmi, dürüstlüğü ve sa*mimiyetinden etkilenen Sultan Mahmud Argun tarafından şeyhülislâmlık maka*mına getirilmişti. Seyyid Sefâî bir müd*det sonra bölgenin tanınmış bir seyyid ailesinin kızıyla evlenmiş ve üç oğlu ol*muştur. Babalarının vefatıyla aile sıkıntı*ya düşünce en küçük oğul Muhammed Ma'sûm ilim tahsili için Ekber Şah tara*fından Bâbürlü topraklarına yeni katılan Gucerât'a gitti ve özellikle hadis alanında kendini yetiştirerek Mevlânâ Şeyh Hâ-mid'den icazet aldı. Aynı zamanda Hin*distan'daki İslâm hâkimiyeti ve kültürü konularında bilgi sahibi olan Muhammed Ma'sûm, 1583'te Ekber Şah'ın nazırların*dan Taboköt-i Ekberîrim müellifi tarih*çi Nizâmeddin Ahmed Herevî ile tanışıp onun yardımcısı oldu. İlmini takdir eden*lerden Gucerât Valisi Şehâbeddin Ah-med'in girişimiyle Ekber Şah tarafından kendisine önce yirmi, ardından -Ebü'l-Fazl el-Allâmî'nin Âyîn-i Ekberî'sine göre- 250 süvârlik bir mansab verildi; vefatı sırasında ise mansabı 1000 süvâr-lık idi.

Savaş sanatında da maharet sahibi olan Mîr Muhammed Ma'sûm Gucerât, Sind ve Dekken seferlerine katılıp özellik*le Kandeş muharebelerindeki yararlıkla-nyla Ekber Şah'ın dikkatini çekti; başarı*larını takdir eden sultan onu özel elçisi sı*fatıyla Safevî Hükümdarı Şah I. Abbas'a gönderdi (1011/1602). Safevî sarayında hayat tarzı ve ilmiyle herkesi etkileyen Mîr Muhammed büyük iltifat gördü. Burada dört yıl kalıp Cihangir Şah zamanında Hin*distan'a döndü ve onun izniyle Sind'e yer*leşti; kısa bir süre sonra da vefat etti ve Bakkar'da sağlığında yaptırdığı türbeye gömüldü. Kaynaklarda ilmi, irfanı ve dü*rüstlüğüyle takdir kazanan Mîr Muham*med Ma'sûm'un servetini hayır işlerinde harcayan ve İhtiyaç sahiplerinin yardımına koşan çok zengin bir kişi olduğu belirtil*mekte, Müntehabü't-tevârih müellifi Abdülkadir Bedâûnî onun dindarlığındaki samimiyetinden övgüyle söz etmektedir. Özellikle Sukkur ve Bakkar'da bazıları mi*mari şaheseri sayılan birçok cami, köprü, havuz, bahçe ve köşk yaptırmıştır.

Târîh-i Ma'şûmî adıyla da bilinen Tâ*rîh-i Sind Mîr Muhammed'in en tanın*mış eseridir. Sind'in 92 (711) veya 93 (712) yılında Muhammed b. Kasım es-Sekafî tarafından fethinden kendi zama*nına kadarki tarihini konu alan kitap Sind tarihi hakkında yazılmış ilk eser ol*masından dolayı dikkat çeker. Târîh-i Ma'şûmî dört bölüme ayrılmıştır. Sind'in Emevî ve Abbasî devirlerinin İncelendiği ilk bölüm Ali b. Hâmid b. Ebû Bekir el-Kûfînin 613te (1216] Arapça orijinalin*den Farsça'ya çevirdiği Çeçnâme [495] gibi Arapça kaynakların Farsça tercümelerine dayanmaktadır. İkinci bölümde Delhi Sultanlığı ve mahallî sultanlıklar dönemleri, üçüncüsünde Ar*gun ve Argun Tarhan hanedanları, dör*düncüsünde Bâbürlüler'in Sind'i fethi ve fetih sonrası ele alınmaktadır. Özellikle üçüncü bölümde zamanın tanınmış âlim, şair ve sanatkârlarının hayatları hakkın*da ayrıntılı bilgi bulunmaktadır. Mîr Mu*hammed Ma'sûm'un daha çok tarihçili-ğiyle ün kazanmasına karşılık Târîh-i Sind başlı başına güvenilir bir kaynak sa*yılmamaktadır. Kitapta tarihler ve kronolojik sıralama zaman zaman birbirine karıştırılmış ve başta mahallî Somera ha*nedanı kısmı olmak üzere pek çok yerin*de çeşitli hatalar yapılmıştır. Bu kusurla*rına rağmen eser, daha çok üçüncü bö*lümde yer alan bilgiler ve XVI. yüzyıl Sind sosyokültürel hayatı ile Bâbürlüler hakkındaki değerlendirmeleri açısından vazgeçilmez bir kaynaktır. Târîh-i Sind ya*yımlanmış [496] ve bazı bölümleri İngilizce'ye tercüme edilmiştir.[497]

Aynı zamanda döneminin şairleri ara*sında yer alan Mîr Muhammed Ma'sûm gazeller, destanlar, kasideler yazarak bir divan meydana getirmiş ve şiirlerinde mahlas olarak Nâmî nisbesini kullanmış*tır. Mcfdenü'l-efkâr isimli mesnevisi de yaygın biçimde okunmaktaydı. Bunlardan başka Mufâridât-ı Mcfşûmî ve iyi bir he*kim olduğunu gösteren Tıbb-ı Nâmî adlı iki risalesi vardır.


Bibliyografya :


Mîr Muhammed Ma'sûm, Târîh-i Sind: Tâ-rth-i Maşûmî [nşr. Ömerb. Muhammed Dâvûd-pûte), Poona 1938, s. 124, 257; ayrıca bk. neşre-denin girişi, s. XXVII; Ebü'l-Fazl el-Allâmî, Â'în-i Akbarîttrc. H. Blochmann), Calcutta 1867,1, 230; Abdülkadir el-Bedâûnî, Münlehabü't'ievâ-rlh [nşr. Mevlevi Ahmed Ali-W. İM. Lees), Kalkü-ta 1869, III, 364-375; Ferid Bakkarî. Zahlretü'l-kauânîn (nşr. Muînülhak), Karaçi 1961, I, 200-204; İskender Bey Münşi, Târîh-i 'Alerrf&râ-yi 'Abbasi(nşr. M. İsmail Rıdvânî),Tahran 1377hş., II, 1047, 1076; Mümtaz Husain Patha, Sind, Arab Period, Hyderabad-Pakistan 1938, s. 171, 241, 395; Nasrullâh-ı Felsefî, Zindegânî-yi Şah cAbbâs-ı Euuel, Tahran 1364 hş., IV-V, 1374-1377; The History of India (ed. H. M. Elliot-lohn Dowson), Delhi 1990, i, 212-252; İktidar Husain Siddiqui, "Dynastic History of Sind", Oiln., İV/1, s. 322-325; Mahmudul Hasan Sid-diqi. "Tâ'rikh-i Ma"şümi: Date of İts Composi-tloil", JPHS, XIV/3 (1966], s. 200-207; "Mir Mu-hammad Ma'şüm", El2 (ing.), VII, 96.



 
İlginizi çekebilecek benzer konular
  • Mirhand
  • Abdülkerim-i Keşmiri
  • Kantemiroğlu (Dimitrie Cantemir)
  • Mîr Yahya Kazvînî
  • Mircea Eliade
  • En Çok Görüntülenen Konular
  • Prof. Dr. Salim Koca
  • Önceki konu
    Sonraki konu
    Üst Alt