• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Mir Levhi

Aslı

Usta Üye
Katılım
11 Mar 2009
Mesajlar
10,577
Puanları
83
MÎR LEVHÎ


Seyyid Muhammed b. Muhammed Hüseynî Musevî (ö. 1083/1672'den sonra) İsfahan'ın ileri gelen Şiî âlimi.

Asien Sebzevârlı olup İsfahan'da yaşa*mıştır. Mutahhar ve Nakibî gibi lakaplarla da anılır. Hayatı hakkında yeterli bilgi bu*lunmayan Mîr Levhî'nin biyografi yazarla*rının dikkatini çekmediği anlaşılmaktadır. Sadece Muhammed Ali Müderris'in .Rey-hânetü'l-edeb'inûe kendisinden birkaç satırla bahsedilir.[482] Büyük ih*timalle 1110 (1698-99) yılında ölen Mu*hammed Bakır el-Meclisfnin çağdaşıdır. 1081-1083 (1670-1672) yıllarında reddiye türünde yazdığı Kiîâyetü mühtedî adlı eserinin [483] de*ğişik yerlerinde kendisinin Bahâeddin Âmilî (ö. 1031/1622) ve Mîr Muhammed Bakır Dâmâd'in (ö. 1041/1631) yetişkin öğrencilerinden biri olduğunu belirtmek*tedir. Âmilî 1031'de (1622) vefat ettiğine göre Mîr Levhî'nin hocasının yetişkin ta*lebelerinden biri olarak nitelenebilmesi için yirmi yaşından aşağı olmaması gere*kir. Bu takdirde 1010 (1601) yılı civarın*da doğduğu söylenebilir. Öğrenimini ta*mamladıktan sonra daha çok Şiî kelâmı, on ikinci imamla ilgili problemler ve İs*lâm tarihi konularında temayüz eden Mîr Levhî bütün şekilleriyle tasavvufun aley*hinde tavır almıştır.[484] Bu dönemdeki eğitim ve öğretim faaliyet*leri ve yetiştirdiği öğrencileri hakkında yeterli bilgi olmamakla birlikte yaşadığı devrin önde gelen âlimleriyle münazara*larda bulunduğu, toplumda yerleşmiş ba*zı fikirlere karşı çıktığı, özellikle Muham*med Bakır el-Meclisî ile tasavvufla ilgisi bulunan babası Muhammed Takı" başta olmak üzere bazı âlimlerin düşüncelerini eleştirdiği bilinmektedir.[485]

Mîr Levhî, Emevîler'e karşı isyan eden Ebû Müslim'in zalim Abbâsîler'in hilâfeti elde etmeleri için çaba gösterdiğini, hiç*bir Şiî imamıyla dostluğunun bulunma*dığını, sonunda kendisinden daha kötü bir kişi olan Halife Mansûr tarafından öl*dürüldüğünü yazması sebebiyle Muham*med Takî Meclisînin konuyla ilgili fikirle*rine karşı çıkmış ve halkın bir kısmı onu ciddi şekilde rahatsız etmişti. Bu esnada çağdaşı bazı âlimler Mîr Levhrnin düşün*celerini savunmuş, İzhârü'1-hak ve mf-yârü'ş-şidk müellifi Seyyid Ahmed el-Alevî el-Âmilî gibi âlimler yazılarıyla onu avamın şerrinden korumaya çalışmışlardır.[486] Genel*likle bu olayda halkın ve bazı ulemânın Mîr Levhrye karşı cephe alması, Muhammed Takı" Meclisî'nin daha önce Ebû Müslim'i öven ifadeler kullanması yanında Mîr Lev*hî'nin Hallâc-ı Mansûr'u yeren sözler sar-federek sûfîler aleyhindeki düşüncelerini ortaya koymasına bağlanmaktadır. Mu*hammed Bakır el-Meclisrnin rec'at husu*sunda kaleme aldığı kitabın Şiî inanışın-daki insanlara zarar vereceğini düşünen ve kendisinden bu esere bir reddiye yaz*ması istenen Mîr LevhîKifâyetü'l-müh-tedî'yi telif etmiş, burada Meclisf nin ha*dislerle ilgili birçok yorumunu reddet*mesinin yanı sıra bu müellifin babası ve kendisi hakkında müşahedeye dayanan önemli bazı tesbitleri ortaya koymuştur. Mîr Levhrye göre Şîa arasında akaid, ha*dis ve fıkıh konularında büyük müctehid unvanını alan bu kişiler, İsfahan'da cahil insanları çevrelerinde topladıkları için hiç kimse onlara karşı çıkma cesaretini gös*terememiştir. Mîr Levhî'nin Muhammed Bakır el-Meclisî'ye yönelttiği en sert ten*kit, onun Safevî Hükümdarı Şah Süley*man'a ithaf ettiği Terceme-i Çahûrdeh Hadîs adlı eserinde kaydettiği yorumla*rıdır. Bu kitapta Safevîler'in ortaya çıkışıy*la ilgili olarak İmam Muhammed Bâkır'-dan nakledilen bir haberde, doğudan zu*hur edip dini yüceltecek Safevî hüküm*darlarının hâkimiyetinin Mehdfnin zuhu*runa kadar devam edeceği, Safevîler'in kendilerinden sonra bu gücü on ikinci imama devredecekleri söylenmektedir.[487] Mîr Levhî, Meclisî'yİ şâz ve zayıf olan bu haberi kendi arzusuna ve menfaatlerine göre yorumlamak, metni yanlış tercüme etmek, hükümdar ile avamı kandırmak ve coğrafya bilmemekle suçlamaktadır.[488] Bazı müellifler. Meciisîler'le arasındaki husumetten dolayı Mîr Levhî'*nin, Meclisî'nin dedelerinden olduğunu ileri sürdüğü Ebû Nuaym el-İsfahânî'nin kabrini tahrip ettiğini kaydederse de [489]onun gibi bir âlimin böyle bir teşebbüste bulunması mümkün görül*memektedir.

Mîr Levhî'nin ölüm tarihi bilinmemek*tedir; ancak Kifâyetü'l-mühtedîyl 1083 (1672) yılında tamamladığına göre bu ta*rihten sonra vefat etmiştir. Onun, Uşû-îü'î Qkaiid ve el-Erbcfîn adlı eserlerin sahibi olan Seyyid Muhammed Hâdî b. Levhî adında bir oğlu olduğu kaydedil*mektedir.



Eserleri.


1. Kiîâyetü'1-m.ühtedlûmd-rifeti'l-Mehdî. On ikinci imamın gaybe-tini ve sûfîliğin reddini konu alan Farsça bir eserdir.[490] Telif tarihini taşıyan bir muhtasarı Meşhed Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kü-tüphanesi'de [491] kayıtlıdır. [492]

2. Kitâ-bü'l-Erbaı'în. Gaybetle ilgili birçok riva*yeti ihtiva ettiği belirtilmektedir.[493] Bu iki eserde İbn Şâzân en-Nîsâbû-rînin Kitâbü'I-Ğaybe'sınin kullanıldığı veya oradan alıntılar yapıldığı tarzındaki sözler dikkate alındığında bunları birbiri*nin aynı yahut konu itibariyle yakın çalış*malar saymak mümkündür. Mîr Levhî'nin gençlik yıllarında yazdığı kaydedilen ki*tapları da şunlardır: A'lâmü '1-muhibbîn, İdrâ^ü'l-âkılîn ve ihzâ'ü'l-mecânîn, Münûzaratü's-seyyid ve'l-âlim [494] Zâdü'l-^uk-bâ fî menâkıbi'l-eHmme ve'l-evşıyâc, Riyâzü'l-mü'minm ve hadâ iku'1-müt-takin.


Bibliyografya :


Hânsâri, Raüzâtü'i-cennât, Tahran 1390, 1, 275; Tebrîzî, Reyhânetü'l-edeb, Tebriz, ts., V], 235-236; Mirza Hüseyin Nûrî Tabersî, Feyz-i Kudsî {trc. Seyyid Ca'fer Nebevî). Tahran 1374 hş., s. 82, 126, 195; a.m\f.. Necm-i Şâktb der Ahuâl-i imâm-ı Câ'ib, Tahran, ts., s. 5; M. Taki Dânişpejûh, Fihrİst-i Kitâbhâne-i İhdâ'î-yi Âkâ-yı Seyyid Muhammed Mîşkât, Tahran 1335 hş., 111/3, s. 1203-1204; riâme-iDânişuerân-ı Naşiri, Kum, ts. (Dârü'I-fİkr), VII, 6; Muhammed Fâzıl, Fihrist-i Kitâbhâ-yı Hattİ-yi Kütübhâne-i D&-nişkede-İ İlâhiyyât ue Macârif-i İslâmî-i Meşhed, Tahran 1361 hş., s. 256-257; Agâ Büzürg-i Tah-rânî, ez-Zerî'a ila Leşântfİ'ş-Şîca, Beyrut 1403/ 1983, 1,427; IV, 1 50-1 51; XVIII, 101; XXII, 294; Abdul-HadiHairi."Mad]lİEİ",EF(İng.|,V, 1088; a.mlf., "Madjlisi-yi Avval", a.e.,V, 1089;a.mlf., "Mir Lawhi", a.e. [İng.l, VII, 94-95.


 
Üst Alt