• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Midhat Bahârî

  • Konbuyu başlatan Aslı
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar : 0
  • Görüntüleme : 2K

Aslı

Usta Üye
Emekli
Katılım
11 Mart 2009
Mesajlar
10,458
Tepkime puanı
418
Puanları
83

İtibar:

MİDHAT BAHARI


(1875-1971) Mevlevi şeyhi, şair ve edip.

İstanbul'un Eyüp semtindeki Taşlıbu-run Sadî Dergâhı'nda doğdu. Asıl adı Ah*met Midhat'tır. Bahariye Mevlevîhânesi'-ne mensup olduğu ve şiirlerinde "Bahârî" mahlasını kullandığı için Midhat Bahârî diye tanınmış, soyadı kanunundan sonra Beytur soyadını almıştır. Babası Askerî mahkeme başkâtibi Kütahyalı Mehmed Nuri Efendi, annesi Sadî Dergâhı şeyhi Süleyman Efendi'nin kızı Fatma Âliye Hanım'dir.

Midhat Bahârî babasını küçük yaşta kaybettiğinden dedesi Şeyh Süleyman Efendi'nin yanında yetişti. İlk dinî bilgile*ri dedesinden. Şark dilleri ve edebiyatın*daki derin kültürünü aile çevresinden ve ailenin seçkin dostlarından edindi. Eyüp Dârülfeyz-i Hamîdî Mektebi'ni ve Eyüp Askerî Rüşdiyesi'ni bitirdi. İdâdî tahsilini, daha sonra Ankara defterdarı olan ve o sırada Bitlis'te görevli bulunan ağabeyi İsmail Zihni Bey'in yanında tamamladı. Bitlis İdâdîsi'nden mezuniyetinin ardın*dan İstanbul'da Maliye Nezâreti Kalemi'n-de memuriyete başladı. İki yıl sonra Or*man Meâdin ve Ziraat Umum Müdürlü*ğü Kalemi'ne nakledildi. Bir ara Akşehir Hatip Mektebi'nde Türkçe ve edebiyat muallimi olarak görev yaptı. Farsça'yı di*ğer ağabeyi Mustafa Re'fet Efendi ve Ba*hariye Mevlevîhânesi şeyhi Hüseyin Fah-reddin Dede'den, Arapça'yı Beyazıt dersi*amlarından ve İstanbul Darülfünunu mü*derrislerinden Hüseyin Avni Efendi'den öğrendi. Hüseyin Avni Efendi'nin diğer derslerine de devam ederek icazetname aldı. Mehmed Said Efendi'den Arap ede*biyatı, Şahîh-i Buhâri hafızı olarak tanı*nan Said Efendi'den el-Câmihı 'ş-şahîh'i okudu. Bu yıllarda Mehmed Said Efendi'*nin kızı Fıtnat Hanım'la evlendi. Hüseyin Fahreddin Dede'ye intisap ederek çile çı*karan Midhat Bahârî, Eyüp Hatuniye Nak*şibendî Dergâhı şeyhi Hoca Hüsâmeddin Efendi'den mesnevîhanlık icazeti aldı. Tekke ve zaviyelerin kapatılmasından kısa bir süre önce Ankara Mevlevîhânesi'nde*ki bir sohbet sırasında Midhat Bahârf'nin sözlerinden etkilenen Konya makam çe*lebisi Abdülhalim Çelebi'nin başındaki destarlı sikkeyi çıkarıp ona giydirmesiyle Mevlevi şeyhliği makamına yükselmiş ol*du. Dergâhlar kapandığı sırada Kasım*paşa Mevlevîhânesi mesnevîhanıydı.

Türkiye Sanayi ve Meâdin Bankası ku*rulunca bu bankanın haberleşme şubesi başkâtipliğine, ardından SümerbankAlım Satım Şubesi haberleşme bölümü şefli*ğine getirilen Midhat Bahârî 1945 yılın*da emekli oldu. 1959'da açılan İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü'nde bir buçuk yıl kadar Farsça okuttu. Rahatsızlığı sebe*biyle enstitüden ayrıldıktan sonra Cadde*bostan'daki evinde ilmî çalışmalarına devam etti. Mesnevi Gözüyle Mevlânâ adlı eserini bu dönemde kaleme aldı. 11 Temmuz 1971 tarihinde vefat etti. Kabri Sahrayıcedid Mezarlığfndadır.

Küçük yaşta şiir yazmaya başlayan Midhat Bahârî'nin on yedi - on sekiz yaşların*dan itibaren Hazîne-i Fünûn, Mekteb, Ma'lûmât, Terakki, Tercümân-ı Haki*kat ve Resimli Gazete gibi gazete ve dergilerde şiir ve yazıları yayımlanmıştır. Midhat Bahân, Nûrizâde Midhat. Midhat Bahârî Hüsâmî gibi imzalarla neşredilen şiir ve yazılarında Servet-i Fünûncular'ın dilini andıran ağır ve sanatlı bir Türkçe görülür. Risöle-i Sipehsâlâr'ı böyle bir dille tercüme etmiş, ancak daha sonra yazdığı eserlerinde daha sade bir Türkçe kullanmıştır. Ehl-i beyt ve Mevlânâ âşığı olan Midhat Bahârî'nin Mevlânâ Türbesi'-nin müze olarak açılması üzerine türbeyi ziyareti sırasında söylediği "sana geldik" redifli kaside Mevlânâ'ya derinden bağlı*lığını göstermektedir.

Midhat Bahârî, çelebilik makamının ta*yin ettiği son şeyh olması dolayısıyla Mev*levi çevrelerinde tanınmış ve saygı gör*müştür. Mevlânâ'nın büyük bir şair ve fi*lozof olarak tanıtılması onu rahatsız et*miş, Mesnevi Gözüyle Mevldnâ adlı eserini birtakım yabancı fikir akımları mensuplarının onu istismar etmesini en*gellemek amacıyla kaleme almış, İslâm'ı bilmeden Mevlânâ'yı anlamanın mümkün olmadığını vurgulamıştır. Mevlânâ'yı ve eserlerini tanıtmakla yetinmeyip onu kendi özünde yaşamış, İstanbul beyefen-diliğiyle Mevlevî zarafetini şahsında mec-zetmiş bir gönül adamı olan Midhat Ba*hârî, Konya isminin anılmasından bile de*rin heyecan duyar, yaşı doksanın üstünde olmasına rağmen Meşnevfden ve Dî*vân-; Kebîr'den şiirler okuyup ilgili âyet ve hadislere atıfta bulunurdu. Midhat Bahârî gerçek Mevlevîler'de üç özellik bu*lunduğunu söyler, bunları ölüm korkusu duymama, kınanmaktan korkmama ve ileri yaşlarda bunamama şeklinde sıra*lardı.



Eserleri.


1. Ravza.[47] Ede*biyat ve ahlâka dair bir risaledir.

2. Güşvâr.[48] Çocuklar için hazır*lanmış okuma kitabıdır.

3. Mihrâb-ı Aşk.[49] Çeşitli nazım türlerinde 120 kadar şiiri ihtiva eder. Eserin sonun*da şairin şiir anlayışını açıkladığı "Şair Kimdir" başlıklı dikkate değer bir bö*lüm bulunmaktadır. [50]

4. Mes*nevi Gözüyle Mevlânâ.[51] Son dönemde yaşamış bir Mevlevî arifinin kaleminden çıkmış olması sebebiyle Mevlânâ ve Mevlevîliğin hakiki veçhesinin anlaşılması yolunda önemli bir katkı sağ*lamaktadır.

Midhat Bahârî Sünbülistâriı [52] Ferîdûn-i Sipehsâlâr'ın lîisâle'sini [53] İbn Kemal'in Risale ü beyâni'i-vücûd'unu [54] Evrâd-ı Mevleviy-ye'yi [55] İbrahim Şâhidî'nİn Gülşen-i TevMcfini [56] ve Rızâ Kulı Han'ın Mevlâ*nâ'nın Dîvân-ı Kebîrinden derlediği Dîvân-ı Şemsü'l-hakayık [57] tercüme etmiştir. Müellifin ayrıca Kon*ya Halkevi Kültür Dergisi Mevlânâ özel sayısında (1943) ve Mevlânâ Yilliği'nda (1963), Mevlânâ Güldeste 'sinde (1964, 1966, 1967) Mevlânâ hakkında makalele*ri bulunmaktadır.



Bibliyografya :


İbnülemin, Son Asır Türk Şairleri, I, 170-171; Ayten Lermioğlu, Tasaoouf Âleminden, İs*tanbul 1974, s. 169-174; Edip Sev'iş, "Mevlevî Şair Mithat Baharı Beytur ve Neyzen Şeyh Hü*seyin Fahreddin Dede Efendi", 6. MiUîMeotânâ Kongresi (Tebliğler), Konya 1993, s. 83-86; H. Hüseyin Top, Meuleoî usûl ue Âdabı, İstanbul

2001, s. 72; A. Nezih Galitekin, "Ahtned Mid*hat Bahârî Beytur", Yedi iklim, sy. 43, İstanbul 1993, s. 67-69; Reşat Ekrem Koçu, "Beytur (Ah-med Midhat)", İstA, V, 2723-2724; Müjgan Cunbur, "Beytur Ahmet Mithat Bahârî", Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi, Ankara 2002, M, 260-261.




 
En Çok Görüntülenen Konular
  • Büyük Doğu Dergisi
  • Abdülhak Hâmid Tarhan
  • Enis Behiç Koryürek
  • Kılıçzâde Hakkı
  • Mehmet Kaplan
  • Aynı Kategoriden Son Konular
  • Miskîn ed-Dârimî
  • Mis'ar b. Mühelhil
  • Mîr Muhammed Takı
  • Üst Alt