• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Kıbrıs Türk Alayı

  • Konbuyu başlatan ilbilgehatun
  • Başlangıç tarihi
I

ilbilgehatun

Ziyaretçi
--------------------------------------------------------------------------------

"Bugünkü durumda “kendimi güvende hissediyorum” diyen Rumlar yüzde 46, Türkler yüzde 95’dir. Bu, Birleşmiş Milletlerin yapmış olduğu kamu yoklamasında tesbit edilmiş bir gerçektir. Rum liderliği Kıbrıs’ın tümüne sahip çıkma siyasetinden ve eyleminden vazgeçmiş olsa Rumların tümü de kendilerini güven içinde hissedeceklerdir. Adada güven ortamını bozan Akritas Planı yapımcıları ve uygulayıcıları olmuştur. Cumhurbaşkanları bu “başarının” mühendislerinden ve mimarlarındandır!

Gel gör ki, bu insanlara aynı kamuoyu yoklamasında “Kıbrıs Türk Alayı’nın varlığı hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusu sorulunca Rumların yüzde 90’ı “bize güvensizlik vermektedir” derken Türklerin yüzde 96’sı “bize güven vermektedir” cevabını vermiştir. Türkler Alay olmasaydı 1963’de adadan topyekün silinmiş olacağının bilinci içinde bu cevabı vermiştir ve bu nedenle de varılacak herhangi yeni bir anlaşmada ayni garanti sisteminin “fiili ve etkin bir şekilde” devamından yanadır. Bu ve KKTC’nin varlığı gelecekte herhangi bir uzlaşmanın vazgeçilmez şartı, silinmesi mümkün olmayan kırmızı çizgisidir. Niçin? Barışın kalıcı olması için!

Rum tarafı Türk Alayı’na ilk günden takmıştı. Ortaklık Cumhuriyetinden kurtulmayı akıllarına koymuş ve ilk günden Akritas Planını hazırlamış olanların bu yaklaşımı doğaldı. Alay adadan çıksa, Enosis girişimlerini önleyecek başka bir kuvvet bulunmayacaktı. Adanın sathına yayılmış olan Türkleri nötralize etmek işten bile değildi onlara göre. Bu nedenledir ki 1961 ve 1962 yıllarında Cemaat Bütçesine hükümetin verdiği 400 bin KL’lik tahsisatı artırmaları için Meclis Başkanı Kleridis’e gittiğimde bana “Kıbrıs Ordusunu kurmaktan vazgeçerseniz tahsisatı artırırız” şartını koymuştu. Alayın bir görevi de Kıbrıs Ordusunu yetiştirmekti. Üçlü karargâh bunun için oluşturulmuştu. Biz Kıbrıs Ordusundan vazgeçsek otomatik olarak Kıbrıs’ta Türk ve Yunan Alaylarının varlığı gündeme gelecekti. Bu nedenle bu öneriyi reddetmiştim. Ondan sonra Kipriyanu ve diğerleri ile yaptığım görüşmelerin tümünde Rum tarafı “Alaylardan vazgeçme” önerisini gündemde tuttular. Önemli olan 1961 ve 1962’lerde bize “Alaylar çıksın” diyenlerin gizlice silâhlanmakta ve Akritas Planı gereğince 1965 seçimlerine Garantilerden kurtulmuş bir şekilde Türkleri nötralize etmiş olarak girmek hazırlığı içinde olmalarıdır.

Bunları bilerek hareket etmek ve Rumların güler yüzlü “Kıbrıslılık” yaklaşımları karşısında temel haklarımızdan fedakarlık yapmamak herkesin görevidir. Dolayısı ile “Türk Alayının varlığı yüzde 90 Rum’u rahatsız ediyor” yaklaşımı Garantilerden kurtulmak için bahanedir. Türk Alayı tek bir Rum’u tedirgin edecek bir şey yapmış değildir. Müdafaası ile bugün Rumların sahip çıkmağa çalıştıkları (fakat akılsızlıkları nedeniyle ikiye böldükleri) Kıbrıs’ın Yunan kolonisi haline gelmesini önlemiştir. Kıbrıs Türklerini mutlak yok edilmekten kurtarmış olması Rumlara güvensizlik veren hususu ise, o da kendi bilecekleri bir iştir. Bizim açımızdan kahraman Türk Alayı ve sonradan gelen Kolordu Kıbrıs’ta kalıcı barışın temellerini atmışlardır. Bunları bozmak kimsenin haddi değildir."
 
Üst Alt