• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Kıbrıs Sorununun Jeopolitik ve Jeostratejik Gerçekleri

  • Konbuyu başlatan ilbilgehatun
  • Başlangıç tarihi
I

ilbilgehatun

Ziyaretçi
Kıbrıs Sorunun Jeopolitik ve Jeostratejik Gerçekleri

Gelelim Kıbrıs sorunundaki büyük çekişme ve mücadelenin özünü oluşturan jeopolitik ve jeostratejik gerçeklere. 1960 ve 1961 Londra ve Zürih Anlaşmaları ile İngiliz toprağı haline gelen Akratori ve Dikelya askeri üsleri de soruna başka bir boyut kazandırmaktadır. Anılan askeri üslerden ABD'nin de ikili anlaşmalar çerçevesinde yararlandığı unutulmamalıdır.Kıbrıs bu özellikleri ile gittikçe karmaşıklaşan Ortadoğu bölgesinde bir istikrar adası ve askeri açıdan bir yığınaklanma ve büyük güçler için taarruzi çıkış noktasıdır. İngiltere'nin Türklerin Kıbrıs'taki varlığını korumayı gözeten daha esnek çözüm yaklaşımlarının altında, Rumlara güvensizlik yatmaktadır.Kıbrıs'ın tamamen Rumların kontroluna geçmesi halinde, İngiltere üslerin varlığının tehlikeye girmesinden endişe etmektedir.Çünkü İngiltere hakimiyetindeki Kıbrıs'ın Rum saldırıları ile bugün geldiği nokta meydandadır. ABD ise Yunan diasporasının etkisi ve Türkiye'nin bölgede etkin bir güç merkezi oluşturmaması için daha dengeli bir yaklaşım sergilemektedir. Kıbrıs politikalarında GKRY ve Yunanistan'ı en çok korkutan, bloke eden, engelleyen ve rahatsız eden konu Kıbrıs'taki Türk askeri varlığıdır.

Türkiye'nin adadaki bu stratejik askeri yığınağı, Türkiye'ye hayati önemde politik, ekonomik ve jeostratejik avantajlar sağlamaktadır.

Bunlar şunlardır;

KKTC'nin varlığının korunması ve devam ettirilmesi,
Yunanistan'ın Ege'deki oldu bittilerine karşı sigorta görevi,
Anadolu yarımadasının ve bölgedeki askeri üslerin güvenliğinin sağlanması,
GKRY ile müttefikiYunanistan arasındaki stratejik ulaşım hatlarının kontrolu,
Doğu Akdeniz'deki deniz ticaretinin güvenliğinde söz hakkına sahip olma
Bulgaristan'ın Burgaz limanı ile Yunanistan'ın Dedeağaç limanı arasında inşa edilecek petrol boru hattının devreye girmesi ile birlikte Ege'deki hükümranlık hakları daha da öne çıkacak ve uluslararası uygulamaları etkileyecektir. Öyle veya böyle eğer, Türk askeri Kıbrıs'tan çıkarılırsa, Yunanistan kesinlikle Ege'de zaptedilemeyecektir. Yunanistan, 2005-2006 döneminde dünyanın en çok silahlanan ülkeleri arasındadır. AB üyesi bir ülke hangi tehdide karşı aşırı silahlanmaktadır? Ege'de zaten büyük ölçüde Türkiye aleyhine olan statüko bile Yunanistan'ı tatmin etmemektedir. 2004 yılında, Türkiye'ye üyelik müzakerelerine başlanmasını öneren AB Komisyon Raporundan hemen sonra, AB Parlamento üyesi Yunanlı Yorgo Karatzaferis; Türkiye'nin geçmişte Yunanistan'ı tehdit ettiğini, karasularını 12 mile çıkarması durumunda bunun savaş nedeni olacağını açıkladığını, bu konunun hala askıda olduğunu vurgulayarak, hangi AB adayı ülkenin, AB üyesi olan bir ülkeye karşı uluslararası hukukta geçerli bir hakkın kullanılması halinde bunun savaş nedeni olabileceğini sordu. Ayrıca genişleyecek Yunan karasularının, AB'nin de karasuları olacağını savunan Karatzaferis, Türkiye'nin bu tehditlerini tekrarlaması veya Savaş Nedeni (Casus Belli) deklarasyonunu geri almaması halinde, komisyonun ve konseyin resmi tutumlarının ne olacağının açıklanmasını da istedi . Yunanistan'ın resmi açıklaması ise Hükümet Sözcüsü Theodoros Roussopoulos tarafından şöyle yapıldı : Avrupalı bir Türkiye'nin sadece kendi halkına değil bölgemizin istikrarına, güvenliğine ve zenginleşmesine de yararlı olacağına inanıyoruz. Bu hareket, Ege'de Yunanistanla Türkiye arasındaki anlaşmazlık konularının da giderilmesine yardımcı olacaktır. Bu açıklamalar ve izlenen reel politika ışığında, Yunanistan'ın Türkiye politikası, bir aldatmacadan başka bir şey değildir. Örneğin, Türkiye'ye ve Türklere karşı Yunan kamuoyu baskısı o kadar güçlüdür ki, Yunanistan Başbakanı Türkiye'ye resmi ziyaret yapamamaktadır.


Alıntıdır..​
 
Üst Alt