• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

İki Kürdistan

hanifi_bahadir_

Acemi Üye
Katılım
23 Nis 2013
Mesajlar
14
Puanları
0
Yaş
38
Değerli arkadaşım, okuyacağınızı umduğum bu yazımda , tarih makalelerinde daha önce rastlamadığınız bazı tespitlerimi sunacağım. Bu tespitler bana (hanifi_bahadir_) aittir ve isteyen istediği şekilde kullanabilir.

Tarihte iki Kürdistan vardır, biri Sosyal-Coğrafi ; diğeri ise ırki Kürdistan...
Tam içeriği görüntülemek için lütfen giriş yapın. Giriş yap veya üye ol.
 

dirokwan

Usta Üye
Katılım
27 Mar 2009
Mesajlar
172
Puanları
18
Merak ediyorum coğrafi bir isim olarak Yavuz Sultan Selim zamanında ve Kanuni Sultan Süleyman'ın Fransa Kralı Fransuva'ya gönderdiği mektupta geçen "Kürdistan" tanımlaması olarak ne söyleyeceksiniz? Bunun için çok uzaklara gitmeye gerek yok, yakın tarihimizden bakmak yeterli olacaktır herhalde. Zaten herhangi bir şeyi kanıtlamaya ve çürütmeye gerek kalmayacak.
Kanuni'nin Mektubu:
Ben ki,
Sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Karaman’ın ve Rum’un ve Dulkadir Vilayeti’nin ve Diyarbakır’ın ve Kürdistan ve Azerbaycan’ın Acem’in ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dâhi ateş saçan zafer kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Bayezıd Hân'ın torunu, Sultan Selim Hân'ın oğlu, Sultan Süleyman Hân’ım.
Sen ki,
Françe vilayetinin kralı Françesko (François, Fransuva)’sun.
Sultanların sığınma yeri olan kapıma, adamın Frankipan ile mektup gönderip, memleketinizin düşman istilâsına uğradığını, hâlen hapiste olduğunuzu bildirip, kurtulmanız hususunda bu taraftan yardım ve medet istida etmişsiniz (istemişsiniz). Her ne ki demiş iseniz benim yüksek katıma arz olunup, teferruatıyla öğrendim.
Padişahların mağlup olması ve hapsolması tuhaf değildir. Gönlünüzü hoş tutup, hatırınızı incitmeyiniz. Bizim ulu ecdadımız, daima düşmanı kovmak ve memleketler fethetmek için seferden geri kalmamıştır. Biz dahi onların yolundan yürüyüp, her zaman memleketler ve kuvvetli kaleler fetheyleyip gece, gündüz atımız eğerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar müyesser eyleyip meşiyyet ve iradatı neye müteallik olmuş ise vücuda gele. (Allah hayırlar versin ve iradesi neyse o olsun.) Bunun dışındaki vaziyet ve haberleri adamınızdan sorup öğrenesiniz. Böyle bilesiniz.
 

dirokwan

Usta Üye
Katılım
27 Mar 2009
Mesajlar
172
Puanları
18
Merak ediyorum coğrafi bir isim olarak Yavuz Sultan Selim zamanında ve Kanuni Sultan Süleyman'ın Fransa Kralı Fransuva'ya gönderdiği mektupta geçen "Kürdistan" tanımlaması olarak ne söyleyeceksiniz? Bunun için çok uzaklara gitmeye gerek yok, yakın tarihimizden bakmak yeterli olacaktır herhalde. Zaten herhangi bir şeyi kanıtlamaya ve çürütmeye gerek kalmayacak.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

dirokwan

Usta Üye
Katılım
27 Mar 2009
Mesajlar
172
Puanları
18
Kanuni'nin mektubu:
Ben ki,Sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Karaman’ın ve Rum’un ve Dulkadir Vilayeti’nin ve Diyarbakır’ın ve Kürdistan ve Azerbaycan’ın Acem’in ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dâhi ateş saçan zafer kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Bayezıd Hân'ın torunu, Sultan Selim Hân'ın oğlu, Sultan Süleyman Hân’ım.
Sen ki,
Françe vilayetinin kralı Françesko (François, Fransuva)’sun.
Sultanların sığınma yeri olan kapıma, adamın Frankipan ile mektup gönderip, memleketinizin düşman istilâsına uğradığını, hâlen hapiste olduğunuzu bildirip, kurtulmanız hususunda bu taraftan yardım ve medet istida etmişsiniz (istemişsiniz). Her ne ki demiş iseniz benim yüksek katıma arz olunup, teferruatıyla öğrendim.
Padişahların mağlup olması ve hapsolması tuhaf değildir. Gönlünüzü hoş tutup, hatırınızı incitmeyiniz. Bizim ulu ecdadımız, daima düşmanı kovmak ve memleketler fethetmek için seferden geri kalmamıştır. Biz dahi onların yolundan yürüyüp, her zaman memleketler ve kuvvetli kaleler fetheyleyip gece, gündüz atımız eğerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar müyesser eyleyip meşiyyet ve iradatı neye müteallik olmuş ise vücuda gele. (Allah hayırlar versin ve iradesi neyse o olsun.) Bunun dışındaki vaziyet ve haberleri adamınızdan sorup öğrenesiniz. Böyle bilesiniz.
alıntıdır...
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

hanifi_bahadir_

Acemi Üye
Katılım
23 Nis 2013
Mesajlar
14
Puanları
0
Yaş
38
Yazdığım belirlemeler ile sizin alıntınız arasında hiçbir çelişki bulunmamaktadır sevgili dirokwan. Irki Kürdistan'ın isim olarak tarihe doğması, Sosyal-Coğrafi Kürdistan'ın belirmesinden sonradır ve Yavuz Sultan Selim döneminde Kürt Milleti realitesi olarak belirmiştir. Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi arasındaki bürokratik durum bile o devirde kürt kardeşlerimizin ırk bilincinin sağlamlığını gösterir. Burada benim açımdan bir sıkıntı yok.
 
Üst Alt