• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Gün Sazak

tarihci35

Acemi Üye
Üye
Katılım
24 Mart 2009
Mesajlar
27
Tepkime puanı
0
Puanları
1

İtibar:

Gün Sazak
(1932-27.05.1980)

İnanç, samimiyet, ahlak, fedakarlık, millet ve vatanseverliğin sembolü bir dava adamı 1932 Yılında Eskişehir'in Sazak köyünde doğan Gün Sazak eski milletvekillerinden Emin Sazak Eskişehir'de geniş topraklara sahip çiftçilik yapan bir ailedir ve toprağa çok bağlıdırlar. Bu durumdan dolayı Gün bey Amerika'ya ziraat tahsiline gönderilir. Yüksek tahsilini başarıyla tamamlayıp yurda dönen Gün Sazak toprak işlerine daha sıkı bir şekilde sarılır, modern teknoloji ile işlerini geliştirir, verimi arttırır. Diğer taraftan da inşaat işlerine başlayarak müteahhitliğe soyunur. Dürüst, temiz, sağlam işleri yapması sayesinde bu dalda da başarılar kazanır. Toprağa bağlılığı Amerika tarihinden sonra şuurlu bir vatanseverliğe dönüşür.

1970 işgal faaliyetleri, anarşist ve bölücü olaylar sonucu bir toplantıda rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş'le tanışmasına vesile olur. Bu tanışmadan kısa süre sonra Gün Sazak MHP'ye katılır. Partiye girdikten sonra şahsi işlerini takip ederken ağırlıklı olarak siyasi faaliyetleri yürütür. Yaptığı çalışmalar, fikir, tavır ve davranışları ile kendisini partiye kabul ettirir ve büyük bir saygınlık kazanır. Maddi durumunun iyi olması, yüksek ahlak ve karakter yapısı onu memleketin durumunu gördükçe daha da azimlendirir ve aşkla - şevkle çalışır. Elinin açıklığı, yardımseverliği, garip, fakir ve yoksulları koruması, O'nu AĞA yapar ve öğle anılır. Komünist beşinci işgal faaliyetlerin doruğa çıktığı zamanlarda her fraksiyondan bütün komünistler o'na AĞA diyerek çamur atmaya başlarlar ama O verdiği cevapta asaleti ve terbiyesiyle kendini bütün Türkiye'ye kabul ettirdi.

Ne diyordu Gün Sazak? "Evet ben ağayım. Allah şükürler olsun ki ben Türk töresine göre ağayım ve bununla gurur duyuyorum." Çünkü O hep vermiş, hiç almamıştır. Kendine geleni boş çevirmemiştir. Bütün bu faydalı ve güzel çalışmalarından dolayı MHP genel başkan yardımcısı iken ikinci Milliyetçi Cephe hükümetinde milletvekili olmadığı halde dışarıdan Gümrük ve Tekel Bakanı olarak vazife aldı. Prensipli, kararlı ve tavizsiz çalışmalarıyla kısa zamanda gümrüklerdeki rüşvet, hırsızlık ve yolsuzlukları en aza indirdi ve vurguncu, soyguncuların canına ot tıkadı. Görev aldığından şehid edildiği tarihe kadar 5.5 ay bakanlık yaptı. Bu zaman içinde Türkiye düşmanlığını kazandı. Türkiye devleti ve Türk milleti kazandı ama O doğru bildiği, inandığı prensiplerinden taviz vermedi. Nihayet O günkü şartlarda, Türkiye pusuda bekleyen komünist katiller tarafından 27.05.1980 tarihinde eşi ile gittiği bir ziyaretten dönüp arabadan eşyalarını indirirken çapraz ateşe alınarak şehid edildi. Kahpe komünist uşaklar arkadan kalleşçe vurmuşlardı. Hastaneye kaldırılırken yolda öldü. Cenazesi MHP genel merkezi önünde yapılan bir törenden sonra Ankara Hacı Bayram Camiinde cenaze namazı kılınarak vatandaşlarımızın tekbir ve göz yaşları arasında toprağa verildi.

Mekanın cennet, ruhun şad olsun büyük insan. Rahat uyu!..
 
İlginizi çekebilecek benzer konular
En Çok Görüntülenen Konular
  • Mizancı Murat
  • Mehmedkuluzâde Celil
  • Ziya Gökalp
  • Farabi
  • Emir Şekib Arslan
  • Mehmet İzzet
  • Aynı Kategoriden Son Konular
  • Mizancı Murat
  • Mirza Melkum Han
  • Miras Kamil
  • Mîr Said Sultan Galiyev
  • Alperen Selçuklu

    Usta Üye
    Emekli
    Katılım
    12 Mart 2009
    Mesajlar
    858
    Tepkime puanı
    48
    Puanları
    28

    İtibar:

    Gün Sazak

    Kurudu gözde pınarlar
    Canım içre canın gitti
    Devrildi iri çınarlar
    Nice gül fidanım gitti

    Bölünmesin diye millet
    Baki kalsın devlet
    Dağlar gibi kemikle et
    Seller gibi kanım gitti

    Paramparça idi ruhum
    Ellerinde bir gûruhum
    Tufanı bu mudur nûhun
    Diye arşa ölüm gitti

    Hey yakınlar uzaklar
    Bekler pusular tuzaklar
    Tayfuna dönsün Sazaklar
    Göz ışığım gün’üm gitti

    Bu bir nesildir sürekli
    Gözü pek çatal yürekli
    Zor günlerimde gerekli
    Tuğ gibi beş binim gitti

    Sakarya eski yiğitler
    Bağrı kan süslü yiğitler
    Zülfen gözlü yiğitler
    Gittiyse benim gitti…

    N. Yıldırım Gençosmanoğlu​
     
    Üst Alt