• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Dersim katliamının belgeleri ‘Kara Vagon’la ortaya çıkıyor

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
14,366
Tepkime puanı
17,641
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com

İtibar:


Dersim katliamının belgeleri ‘Kara Vagon’la ortaya çıkıyor


Dersim katliamının tanıkları belgeselde buluştu. 101 yaşında ölen er Eskeri’nin anlattıkları kan dondurdu: Kadın, çocuk herkesi diri diri yaktık. Allah, Muhammed’in ümmetini bir daha bu hale düşürmesin.

DERSİM olaylarının yaşandığı dönem 2. Tabur, 9. Bölük’te görev yapan 101 yaşındaki Diyarbakırlı erlerden Eskeri Akyol, 74 yıl sonra “Kara Vagon” belgeselinde Dersim’de yaşanan korkunç olayları anlattı. Diyarbakır’ın Dicle ilçesi Altay köyünde iki kız ve iki erkek babası olan Eskerî Akyol ömrü boyunca Dersimde yaşanan vahşetin acı izlerini yüreğinde taşıdı.
‘Dersim Tenkil Harekâtı’ katliamın 74. yıldönümü olan 5 Mayıs’ta Bilgi Üniversitesi’nde yönetmenliğini Özgür Fındık’ın yaptığı “Kara Vagon” adlı belgeselde anlatılacak. Hasan Saltık arşivinden ilk defa yayınlanan fotoğrafların da yer aldığı belgeselde katliamın biri elden tanıkları konuşuyor. Katliam sırasında asker olan Eskeri Akyol şahit olduğu vahşeti anlatırken o anı tekrar yaşıyormuşçasına “Allah Muhammed’in ümmetini bir daha bu hale düşürmesin !..” diyor.
Evleri içindekilerle birlikte yaktık
İşte katliamın son tanıklarından Eskeri Akyol’un yaşadıkları : “Biz Diyarbakır’dan yedi gün, yedi gece yürüyerek gittik Dersim’e. Gittikten sonra bizi Ali Boğazı’na verdiler. Gittiğimizde evler yakılıyordu. Askerler ulaştıkları evleri içindekilerle birlikte gazyağı döküp yakıyorlardı. Komutanımızın adı Ethem Atalay’dı. Elazığlı olduğunu söylüyorlardı. ”
Öyle yaşlı benim gibi insanlar...
“... Kaçanların bir kısmı derelere, mağaralara sığınmışlardı. Daha dirençli olanlar, (Munzur) nehirden karşıya geçiyorlardı. Askerler öyle yetişir yetişmez ateşe veriyorlardı mağaraları. Sonra gittiğimizde/baktığımızda, öyle çoğu yaşlı benim gibi. Getirip üst üste yığıyordu askerler ve üzerlerine gazyağı döküp ateşliyorlardı. Öyle canlı canlı... Kadın, çoluk - çocukları da yakıyorlardı...”
Kutu Deresi’ni ceset kokusu sardı
“Dersimliler çok öldürüldüler! Kutu deresinden ceset kokusundan durulamıyordu. İnsanları öldürüp atmışlardı. Öylesine felaket görülmemiştir. Maalesef kötü askerler çoktu. Onlar kadın, çoluk-çocuk ayrımı yapmazlardı. Kadınları götürüp kötülükler yapıyorlardı. Allah, Muhammed’in ümmetini bu hale düşürmesin. Aynı bizim gibi Zazaydılar. Kurmançlar da vardı. Dersim köylülerinden de askerler vardı yanımızda. Biz aynı milletin çocukları idik ve birbirimizle savaşıyorduk.
Öldürdükleri kadınların altınlarını da alıyorlardı
Askerler evleri yaktığında, kimi kadınlar başlarını pencereden dışarı sarkıttıklarından, ölürken boyunlarında altınları ile öylecene kalıyorlardı. Piranlı Hecık’ın torunu, Husey’nin oğlu Mısfa ile Dersim’de birlikte askerdik. O (Mısfa), onbaşıydı. Biri daha vardı, adı: Hem’ın oğlu Zubey’ di, Akrag Köyü’ndendi. Meğer bu ikisi daha önceden tanışıyorlarmış. Baktım bu ikisi benden saklayarak suda bişeyler yıkıyorlar/oğuşturuyorlar.
Dedim:” Ağa o nedir?”
Dedi:” Hopekli bişey yoktur..”
Onlar gittikten sonra bir ara fırsat bulup torbalarına baktığımda, meğer ki altınlarmış. Beşi bir yerde, beşi bir yerde, ortasında da bir nuska vardı. On tane idi. Sonra dedim: “(Mısfa) bu altınları ne yapacaksın?
Dedi:” Götürüp karıma takacağım.”
Dedim:” Ne yaparsan yap, ama bunu yapma!..”
Dedi:” Valla takarım.” Daha yeni evli idi (...). Sonra da götürüp karısına takmış... Tanık olanlar, yemin ediyorlardı; diyorlardı: “Altınları karısının boyna takar takmaz, karısını bir titreme tutmuş ve ölmüş...” (...)
370 köylü elleri bağlı ölüme yürüdü Kara Vagon belgeselinde ilk kez Hasan Saltık arşivinden yayınlanan bazı fotoğraflarda yer alıyor. Dersim tenkim harekatı sırasında ‘asilere’ yardım ve yataklık yaptıkları gerekçesiyle Xeç (Demirkapı) Köyünden toplanarak elleri bağlanan köylüler Beyaz Dağ’a götürülerek infaz edildiler. Yazar Emirali Yağan’ın Xeç köyü katliamı ile ilgili hazırladığı çalışmada yer alan bilgilere göre sadece Demirkapı Köyü’nden 370 kişi topluca öldürüldü.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
 
En Çok Görüntülenen Konular

Real history

Usta Üye
Üye
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
115
Tepkime puanı
40
Puanları
28

İtibar:

peki hırsızın hiç mi suçu yok?ya şehit edilen 3000 askerimiz?
 

HDarda2009

Vezir
Yönetici
Vezir
Katılım
16 Eylül 2009
Mesajlar
337
Tepkime puanı
192
Puanları
43
Yaş
39

İtibar:

Burada masum kadınlardan, çocuklardan, ihtiyarlardan bahsediliyor; "hırsızlar"dan değil. Bir gemide 9 tane masum olsa bir tane cani olsa o cani için o gemi batırılmaz. Batırlsa zulüm olur. Bu olay bence tarihimizin yüz karasıdır. Bizim binlerce yıllık devlet ve insanlık anayışımıza zıttır.
 

cenna

Acemi Üye
Üye
Katılım
25 Şubat 2010
Mesajlar
46
Tepkime puanı
7
Puanları
8

İtibar:

evet bence detarihimizin yüz karasıdır. artık gerçekle yüzleşmeliyiz. hele biz tarihçiyiz bize daha çok iş düşüyor. yapılan yanlışları devlet bile kabul etti arkadaşlar. oturup düşünelim biraz. mutlaka izlenebilecek farklı bir yol vardı. unutmayalım ki herzaman bir alternatif bulunur.
 

halkapınar

Usta Üye
Üye
Katılım
2 Ekim 2009
Mesajlar
114
Tepkime puanı
3
Puanları
18
Yaş
59

İtibar:

Burada bilinmeyen hangi yeni belgeler ortaya çıkmış?
Zaten hepsi resmi kayıtlarda belli değil mi?

Kullanılan dil/üslup tamamen duygu sömürüsü. Ve bunu (eğer gerçekten öyleyseler!) yutan tarih öğretmenlerinin niteliği sorgulanmalı. Devleti takmayan, asker ve vergi vermeyen, diğer yerleşim yerlerini yağmalayanlara her zaman her yerde hak ettikleri karşılık verilir. Bir devlet asla vandallığa göz yumamaz. Teslim olamaz. Gereğini yapar ve bu gereğini yaptığı için sorgulanamaz.

Uyanın, eşkiya bugün yeniden azdı. Başka Türkiye yok!..
 

HDarda2009

Vezir
Yönetici
Vezir
Katılım
16 Eylül 2009
Mesajlar
337
Tepkime puanı
192
Puanları
43
Yaş
39

İtibar:

Devlet kayıtlarını kutsal metinler gibi görmek kanımca çok yanlış. (Hele böyle bir olayda). Bizim milletimize yakışmaz, devlet teröristle aynı taktiği izleyemez. Selahattin Eyyubi'nin Kudüs'ü fethettiğinde yaptıklarına bir bakın; Haçlıların yaptıkları ortadayken. Birde bir milletin bazı fertleri kusur işliyor diye bütününe karşı böyle zulümler yapılmaz. Türkiye'nin elden gittiği de bana göre palavra. Belki bazılarının menfaatleri gidiyor. Bu sorun kafasını kuma sokanlar için belki yeni fakat başını kuma sokmanın meseleleri halletmediği ortada. Sonuç olarak bu ve benzeri birtakım günahlar işleyenlerin boynunadır; milletimiz bu konuda masumdur.
 

halkapınar

Usta Üye
Üye
Katılım
2 Ekim 2009
Mesajlar
114
Tepkime puanı
3
Puanları
18
Yaş
59

İtibar:

Git bunları malları yağmalanan, canları alınan komşu vilayetlerin insanlarına anlat Hdarda. Ne yapmalıydı devlet resmen kendine savaş açan haydutlara karşı? 1930 ları geçin günümüzde ne yapıyor dünya devletleri bu durumda?

Kürtler artık yüzlerindeki maskeyi indirmeli. Tarihin ve dinin arkasına sığınıp saf Türkleri etkisiz hale getirmeye çalışmamalı. İnsanlık erkeklik bunu gerektirir. Olmayan argümanlarla sazan avından vaz geçmeli.
 

ahmed07

Usta Üye
Üye
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
126
Tepkime puanı
1
Puanları
18

İtibar:

Kanı kanla temizlemezler

peki hırsızın hiç mi suçu yok?ya şehit edilen 3000 askerimiz?
Hırsızın suçu elbette vardır ama; ermenilerin, rumların yaptığına benzer zulümleri yapmak Türk askerine yakışmaz. Belki birkaçı yaptı ama yine de tasvip edilecek bir durum değildir.
 

cenna

Acemi Üye
Üye
Katılım
25 Şubat 2010
Mesajlar
46
Tepkime puanı
7
Puanları
8

İtibar:

tipik ırkçı bir söylem halkapınar... bence sizin gibi düşünenleri kesinlikle öğretmn yapmamalılar. saf türk ne demek ya.. ne kadar da tuhaf bir kelime bu böyle.. sen öğrencilerine ne anlatıyorsun. kürt düşmanlığı mı aşılıyorsun çocuklara. yazık. hangi dinde bir ırkın üstünlüğünden bahseder sorarım size. üç beş çapulcunun yaptıklarını kürt halkına mı mal ediyorsun. cumhuriyetin ilanından sonra yapılan yanlışları asimilasyonu bilmiyormusun? nasıl üniversite okudunuz hiç mi kitap okumadınız. sazan demişsin bizim gibi düşünenlere de acaba asıl sazan kim? yıllardır ülke elden giidyr. şunlar bunlar bize düşman saf Türk ırkı diyerek beyinleri yıkanan sizler mi yoksa bizim gibi olayları tarafsız ele alıp ırkçılık yapmayan bizler mi? bu saf türk gibi söylemler herzaman yıkım getirmiştir unutma.
 

halkapınar

Usta Üye
Üye
Katılım
2 Ekim 2009
Mesajlar
114
Tepkime puanı
3
Puanları
18
Yaş
59

İtibar:

tipik ırkçı bir söylem halkapınar...

kürt düşmanlığı mı aşılıyorsun çocuklara.
Bak bugün sokaklara ve düşmanlık nedir, kimdedir gör. Olmayan şeyleri başkalarına izafe edip Kürtlerin faşist olanlarında var olan ve eyleme dönüşen düşmanlık gizlenemez. Bu düşmanlığı yok saymak sadece kafayı kuma gömmektir. Tarih hep tekerrür ediyor aslında. Yakında ne olacaksa Tuncelide de o oldu. Suçlu kim, sabırlı kim bugünkü olaylar o zamanı göstermeye yeter de artar bile. Tabi yalan makinaları düşmanlık tohumlarını üretmeye hep devam edecektir. 100 yıl sonra da Kürt soykırımı masalları anlatılmaya devam edecektir.
 

halkapınar

Usta Üye
Üye
Katılım
2 Ekim 2009
Mesajlar
114
Tepkime puanı
3
Puanları
18
Yaş
59

İtibar:

...nasıl üniversite okudunuz hiç mi kitap okumadınız.
Bir yazın hele şu Dersim konusunda okuduğunuz kitapları da ortalık meydan görsün. Kim ne okumuş, ne biliyor görelim. Hoş "saf!" Türklerden kastı bile anlayamamışsınız ama deneyelim hele bir. Buyrun...
 

cenna

Acemi Üye
Üye
Katılım
25 Şubat 2010
Mesajlar
46
Tepkime puanı
7
Puanları
8

İtibar:

amaç bilgi yarışı mı? üniversitede bize ders kitabı olarak tefik çavdar'ın demokrasi tarihi kitabını okuttular. prof olan hocalarımız (bir tanesi hariç) her ne kadar milli duyguları güçlü de olsa hiçbirzaman bunu dersim isyanı olarak anlatmadılar. dersim katliamıydı bu onların gözünde. devletin yaptığı yanlışları açıkça söyleyebiliyorlardı. 1938 yılında yaşananları bize bir başkası yapsaydı ne olurdu? savaşa siviller dahil ediliyorsa bu bir savaş değildir. 80 yıl önce yapılan yanlışları kabullenmek neden bu kadar zor ki? şükrü aslan ve rıza zelyut'un da dersim ile ilgili kitabı var. isteyen okuyabilir. hoşçakalın.. düşmanlıkların durması dileği ile..
 

halkapınar

Usta Üye
Üye
Katılım
2 Ekim 2009
Mesajlar
114
Tepkime puanı
3
Puanları
18
Yaş
59

İtibar:

amaç bilgi yarışı mı? üniversitede bize ders kitabı olarak tefik çavdar'ın demokrasi tarihi kitabını okuttular. prof olan hocalarımız (bir tanesi hariç) her ne kadar milli duyguları güçlü de olsa hiçbirzaman bunu dersim isyanı olarak anlatmadılar. dersim katliamıydı bu onların gözünde. devletin yaptığı yanlışları açıkça söyleyebiliyorlardı. 1938 yılında yaşananları bize bir başkası yapsaydı ne olurdu? savaşa siviller dahil ediliyorsa bu bir savaş değildir. 80 yıl önce yapılan yanlışları kabullenmek neden bu kadar zor ki? şükrü aslan ve rıza zelyut'un da dersim ile ilgili kitabı var. isteyen okuyabilir. hoşçakalın.. düşmanlıkların durması dileği ile..
Irkçı faşist, cahil cühela ithamlarından sonra geldiğiniz nokta daha ümit verici. Düşmanlıkların durması dileğinize katılmamak mümkün değil ama düşmanlığın zaten tek taraflı olduğunu, bundan beslenen nefret iklimi ile kökleştiğini belirtelim ve gerçek dışı bu düşmanlığın bitmesi için elimizden geleni yapalım. Topiğe konu türdeki kara propaganda araçlarının düşmanlığı bitirmeyeceğini, aksine daha da derinleştireceği gerçeğini not edelim.

Gerçek şu ki; Genç Cumhuriyet kendine kafa tutan feodalizm ile girdiği mücadeleyi kazanmıştır. Savaşın kuralı yoktur. Kendi dialektiği içinde gelişir ve sonuçlanır. Bugün feodal ağanın heykelleri dikilme noktasına gelinmişse ülke olarak 1937-38 den daha kötü bir noktadayız demektir. İlkel feodal gettolar kendi içlerinde ısıtıp durdukları yalan dolanlarını bügün topluma kabul ettirme noktasındadırlar. Doğruyu söyleyebilmek bile cesaret gerektirmektedir. "Vandallık her durumda iyiliğe üstün gelir" ilkesi burada kanıtlanmıştır. Şimdi umalım ki "kötü iyiyi kovar" ilkesi kanıtlanmasın...
 

Real history

Usta Üye
Üye
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
115
Tepkime puanı
40
Puanları
28

İtibar:

üniversitede ev arkadaşım tuncelili alevi bir kürttü ve bitirme tezi dersim isyanıydı.O bile seyit rızanın nasıl bir eşkiya olduğunu anladı.Aşiretini nasıl sonuna kadar askerle savaştırdı?
aşiret duygusu milli devlet duygusuna terstir ve aşiretler devlet nizamını istemez.seyit Rıza'da öyle.O dersimde kendi devletini kurmuş insanları dini yoldanda kendine bağlamış,istanbuldaki aşiret üyesinden bile haraç alacak kadar işi eşkiyalığa götürmüş kişidir.Kaldı ki bu adamın aşireti her zaman Osmanlı için bela olmuş ve osmanlı devri boyunca her iki-üç yılda bir çevre yerleşimlere zarar veren yağmacı bir topluluk olmuştur.zaten bir pkk lı ile akpli arasında farkta kalmadı artık.ermeniler gibi bunlarda soykırım peşindeler.
 

Real history

Usta Üye
Üye
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
115
Tepkime puanı
40
Puanları
28

İtibar:

bravo kapak gibi cevap.eşkiya dünyaya hükümdar olacak nerdeyse!
 

Real history

Usta Üye
Üye
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
115
Tepkime puanı
40
Puanları
28

İtibar:

Irkçı faşist, cahil cühela ithamlarından sonra geldiğiniz nokta daha ümit verici. Düşmanlıkların durması dileğinize katılmamak mümkün değil ama düşmanlığın zaten tek taraflı olduğunu, bundan beslenen nefret iklimi ile kökleştiğini belirtelim ve gerçek dışı bu düşmanlığın bitmesi için elimizden geleni yapalım. Topiğe konu türdeki kara propaganda araçlarının düşmanlığı bitirmeyeceğini, aksine daha da derinleştireceği gerçeğini not edelim.

Gerçek şu ki; Genç Cumhuriyet kendine kafa tutan feodalizm ile girdiği mücadeleyi kazanmıştır. Savaşın kuralı yoktur. Kendi dialektiği içinde gelişir ve sonuçlanır. Bugün feodal ağanın heykelleri dikilme noktasına gelinmişse ülke olarak 1937-38 den daha kötü bir noktadayız demektir. İlkel feodal gettolar kendi içlerinde ısıtıp durdukları yalan dolanlarını bügün topluma kabul ettirme noktasındadırlar. Doğruyu söyleyebilmek bile cesaret gerektirmektedir. "Vandallık her durumda iyiliğe üstün gelir" ilkesi burada kanıtlanmıştır. Şimdi umalım ki "kötü iyiyi kovar" ilkesi kanıtlanmasın...
bravo kapak gibi cevap.eşkiya dünyaya hükümdar olacak nerdeyse!
 

Furkan

Usta Üye
Emekli
Katılım
20 Mart 2009
Mesajlar
690
Tepkime puanı
248
Puanları
43

İtibar:

Bak bugün sokaklara ve düşmanlık nedir, kimdedir gör. Olmayan şeyleri başkalarına izafe edip Kürtlerin faşist olanlarında var olan ve eyleme dönüşen düşmanlık gizlenemez. Bu düşmanlığı yok saymak sadece kafayı kuma gömmektir. Tarih hep tekerrür ediyor aslında. Yakında ne olacaksa Tuncelide de o oldu. Suçlu kim, sabırlı kim bugünkü olaylar o zamanı göstermeye yeter de artar bile. Tabi yalan makinaları düşmanlık tohumlarını üretmeye hep devam edecektir. 100 yıl sonra da Kürt soykırımı masalları anlatılmaya devam edecektir.


Zaten bugün başımıza sarılan bela ve musibetler Cumhuriyetin kuruluşundan beri halledilemeyen meselelerden kaynaklanmıyor mu? Dar kafalılığın ve jakoben tutumun faturasını maalesef şimdi bugün bizler ödüyoruz. Bütün bunlar geçmişten günümüze taşınan sorunlar. Evet, geçmişte olduğu gibi tarih bugün de tekerrür ediyor ve gidişat hiç iyi değil. At izi, it izi birbirine karışmış durumda. Bu vatanın ekmeğini yiyip, bu vatana ihanet edenler Allah'tan bulsunlar..
 

R.Sayar

Usta Üye
Emekli
Katılım
29 Nisan 2010
Mesajlar
645
Tepkime puanı
162
Puanları
43

İtibar:

90 lı yıllar ABD de tarikatlar

90 ıl yıllarda ABD de bir tarikat gelişti. 2000 de kıyamet kopacak , ayın arkasında bir uzay gemisi vardı güya... Bu gemi 2000 yılında dünyayı yok edecekti. Bu tarikatte uzaylılara kurbanlar filan sunuyordu. Bir gün ABD de Teksas da bir çiftlikte hepsi intihar etmiş??? bir vaziyette CIA tarafından cesetleri bulunmuştu??? Bilmem meseleyi anlatabildimmi???
 

cenna

Acemi Üye
Üye
Katılım
25 Şubat 2010
Mesajlar
46
Tepkime puanı
7
Puanları
8

İtibar:

birincisi ben hiçbirzaman düşmanlığın tek taraflı olduğunu söylemedim. düşmanlık iki tarafta da var. benim de anlatmak istediğim bu zaten. benim anlayamadığım nokta neden bizler bu insanların dillerini ve kültürlerini tanımamakta bu kadar ısrar ediyoruz. seyit rızayı övücü birşey de söylemedim. üç beş çapulcu yüzünden masum insanların ölümünü savunamayız.savaş hukuk kurallarından biriside bu değil midir? sivillere zarar gelmemesi söylenmez mi.
 
Benzer Konular





Üst Alt