• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Dersim Gerçeği

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
14,366
Tepkime puanı
17,641
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com

İtibar:

Devletin zirvesi Dersim'de


Dersim'de Atatürk, İnönü, Celal Bayar ve Fevzi Çakmak'ın rolünü
ortaya koyan çok sayıda bilgi ve belge var. Gerçeklerin tam olarak
öğrenilmesi için Genelkurmay arşivleri de açılmalı.






















Başlarken...
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
ve Zaza/Kürt nüfusu barındıran, sarp bir coğrafyaya sahip Dersim, tarihi boyunca ‘devlete kapalı’ bir yapı
olarak bilindi. Etnik ve dini yapısıyla hep ‘farklılık’
gösteren, çok sayıda aşiret ve oymaktan oluşan Dersim’de
Ermeniler de yaşıyordu. Dersim’e Cumhuriyet’ten önce,
Osmanlı döneminde de harekâtlar düzenlendi. 1907, 1908,
1909, 1916, 1926, 1930, 1931, 1935, 1937 ve 1938’de
büyük çaplı 10 askeri harekat yapılan Dersim’de bu
askeri harekâtlar sonucunda kaç insanın öldüğü, kaçının
başka bölgelere sürüldüğü, kaç kişinin yaralandığı henüz
tam bilinmiyor. Ancak bilinen bir gerçek var: Asileri
bastırmak için yapılan operasyonlarda gühahsız halk
katledildi. Son harekâtla ilgili tartışmalar bugün
yeniden alevlenirken,, bazı tarihi belge ve bilgileri gün ışığına
çıkardı. Dizimize fotoğraf ve belge vererek katkıda
bulanan Hasan Saltık’a teşekkür ederiz.




1938’deki bombardımanda subay olarak görev yapan
Orgeneral Muhsin Batur, ölmeden önce yazdığı kitapta
Dersim günlerini şöyle anlatır:

“...Elazığ’ın biraz uzağında Harput’un eteklerinde
çadırlı ordugâh kurduk ve bir müddet sonra ilk durak
Pertek olmak üzere harekete geçtik ve iki ayı aşkın bir
süre özel görev yaptık.
Okuyucularımızdan
özür diliyor ve yaşantımın bu bölümünü anlatmaktan
kaçınıyorum...” İşte her şey Batur’un söylemekten
kaçındığı, dilini ısırdığı anılarında gizliydi. 1938’de
Dersim’de ne olduğunu tam olarak öğrenmek ancak
Genelkurmay Başkanlığı’nın arşivlerinin araştırmacılara
açılmasına bağlı. Genelkurmay Arşivleri’nde Dersim ile
ilgili çok sayıda belge ve fotoğraf var. Yine Dersim
harekâtıyla ilgili savaş uçaklarının bombardıman yaptığı
sırada çekilmiş görüntülerin olduğu biliniyor.
Genelkurmay’ın elindeki bilgi, belge ve görüntülerin
sansürsüz olarak en azından araştırmacılara açılması
Dersim ile çeşitli spekülasyonları ve iddiaları minimize
edecektir. Nedense Genelkurmay, bugüne kadar Dersim
tartışmalarının hep dışında kaldı. Basın bu olayla
ilgili o dönemde sansüre tabi tutuluyor, haberler
kontrollü şekilde halka ulaşıyordu.



Yine Türk Tarih Kurumu’nun arşivlerinde de Dersim ile
ilgili fotoğraflar mevcut. Onlar da nedense bunu
kamuoyuyla paylaşmaya pek yanaşmıyor.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
bu konuda en şeffaf kurum. Dersim ile ilgili
zabıtları, görüşmeleri, alınan kararları
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
arşivlerinde bulmak mümkün… Biz bu yazı
dizisinde yine devlet kurumlarından çıkmış çok sayıda
belge ve fotoğrafı kullanacağız. Bunların bir kısmını
resmi yollarla aldık, bir kısmını da özel
koleksiyonculardan temin ettik. Yani hiçbiri ‘gizli’ ya
da ulaşılamaz değil. Bunlara ulaşmak için sadece biraz
gayret yeterli.




Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
: Haydutlar bertaraf edildi


Dersim ile ilgili en çok tartışılan ve bugüne kadar pek
kimsenin söylemeye cesaret edemediği konuların başında “
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün
ve
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nün harekâttan haberi var mıydı?” sorusu
geliyor. Eldeki belge ve bilgilere göre her ikisinin de
askeri operasyonlardan haberi vardı.

İkisinin de yapılan her operasyonda emri ve imzası
bulunuyordu.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’teki tutanaklara ve Meclis konuşmalarının
zabıtlarına bakıldığında bu net görülüyor. Yine
Başbakanlık Arşivleri’ndeki ‘kararnamelerde’ de hem
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün hem de İnönü’nün imzaları mevcut.



1935, 1936 ve 1937’de Dersim’e yapılan operasyonların
altındaki imzalar
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
ve İnönü’ye ait. Haziran başında başlanan ve
operasyonların en ağırı ve sonuncusu olan 1938 Dersim
Harekâtı’ndaki ‘kararname’de de
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün imzası var. 9.6.1938 tarihini taşıyan
8993 sayılı kararnamede “Bir aydan fazla devam edeceği
tahmin edilen
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
harekâtının muharebe ve müsademeleri
istilzam edecek mahiyet ve ehemniyette olduğu”
belirtiliyor ve “881 sayılı kanunun 1’inci maddesine
göre onandığı” yazılıyor. Cumhurbaşkanı olarak
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün imzaladığı kararnamede Başbakan olarak
Celal Bayar imzası bulunuyor.

9.6.1938 tarihini taşıyan
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
imzalı başka bir kararnamede de kara, hava
ve jandarmanın
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ye yapacağı harekâtın ‘sefer mahiyetinde
mühim bir harekat’ olduğu yazılı.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün Dersim’den değişik yıllarda başka illere
göç ettirilen ve ettirilecek yerliler ile ilgili
kararnamelerde de imzası mevcut.



Bravo ve alkışlar Celal Bayar’a!

Yine
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Arşivleri’nde bulunan önemli bir belge ise 1
Kasım 1938 tarihini taşıyor. Hasta olduğu için
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nin açılış törenine katılamayan
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün bu konuşmasını Başbakan Celal Bayar
milletvekillerine okuyor. Söze “Reisimiz
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ten aldığım emir üzerine bu seneye ait
nutuklarını okuyorum” diyerek başlayan Bayar’ın okuduğu
metinde Dersim ile ilgili kısımlar şöyle: “Uzun
yıllardan beri devam eden ve zaman zaman had safhaya
ulaşan Tunçeli’ndeki toplu şekavet hadiseleri muayyen
bir program dahilindeki çalışmaların neticesi olarak
kısa bir zamanda bertaraf edilmiş o mıntıkada bu gibi
vakalar bir daha tekerrür etmemek üzere tarihe
devrolunmuştur. (Bravo ve alkış sesleri)”Dersim ile
ilgili imzası bulunan diğer bir devlet adamı da
İnönü’den sonra Başbakan olan Bayar. Bölgeyle ilgili
geçmiş yıllarda bir de ıslah raporu bulunan Bayar’ın son
harekat olan 1938’de Başbakan olarak imzası var. Yine
hemen her operasyonun askeri ayağını
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
olarak Mareşal Fevzi Çakmak’ın
yürüttüğünü biliyoruz.

Başbakan
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nün 18 Eylül 1937’de Dersim harekatıyla
ilgili
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’de yaptığı, çoğu zaman da alkışlarla ve bravo
sesleriyle kesilen konuşma metni elimizdeki belgelerin
en önemlilerinden biri:



İnönü: Bütün engeller ortadan kaldırıldı “Şimdi
size,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ndeki vaziyetin bugünkü halini arzetmek
isterim. Cumhuriyet’in imar ve ıslah programına
muhalefet eden, nüfusları az olmakla beraber, altı
aşirettir. Bugün bu altı aşiretin ne kadar adamı varsa,
bunlar reisleriyle beraber faaliyet imkanından tamamen
mahrum bırakılmıştır.

Cumhuriyet ordusu, ve zabıtası, bu hadise esnasında
yaptığı takiplerde, hurafe olarak zihinlerde yerleşen ne
kadar uçurum halinde dere ve ne kadar çıkılmaz dağ
varsa, hepsini
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
sokakları gibi bastan başa geçmişlerdir.
Kanun
götüren ordu, jandarma neferlerinin, ayak basmadığı yer,
inmediği dere ve çıkmadığı tepe yoktur. Cumhuriyetin
ıslahat ve imar programına muhalefet eden bütün engeller
ortadan kaldırılmış ve program bir an fasıla vermeksizin
ilerletilmektedir.

Uzun süren ve Cumhuriyet kanunlarını behemehal yürütmek
için gösterilen azim, şiddet karşısında bile zayiatın
binnetice hafif olmasına dikkatinizi celbetmek isterim.
Silahlar çok müessir ve silahları kullanmak için hiçbir
tereddüt olmadığı halde isyan edenlere karşı silah
kullanan ordu heyetleri ve Cumhuriyet jandarması bir
hayatı kurtarmak ve korumak için son derecede şefkatle
hareket etmiştir. İsyana iştirak eden aşiret reislerinin
hepsi mahkemeye verilmişlerdir. Umumi, tabii olan adliye
mahkemesine verilmişlerdir. Cumhuriyet idaresinin
kuvvetli olduğu kadar şefkatli ve adaletli olduğunu
göstermek itibariyle
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
hadisesi en son ve en mukni, bir misal
olmuştur.”





YARIN: GİZLİ HAREKÂT
PLANI... DERSİM’DE GAZ KULLANILDI MI?




İşte '
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

operasyonu'na ait çok özel belgeler

BELGE
1 BELGE
2


Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

















Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
 
İlginizi çekebilecek benzer konular

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
14,366
Tepkime puanı
17,641
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com

İtibar:

Dersim'de gaz kullanıldı

Dersim ile ilgili en ciddi iddialardan biri zehirli gaz
kullanıldığıdır. Çağlayangil açık açık gaz kullanıldığını söylemişti.
İngiliz belgeleri de gaz olayını doğruluyor.











Ordunun kanlı Dersim harekatından sonra binlerce kişi kamplarda
toplandı. Burada da birçok kişi yaşamını yitirdi. Fotoğraf:
HASAN SALTIK ARŞİVİNDEN








Dersim
katliamıyla ilgili ilk defa
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Genel Başkanı
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nun o dönem
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Emniyet Müdürlüğü’nde görevli olan İhsan
Sabri Çağlayangil ile yaptığı bir röportajda gündeme
gelen ‘gaz kullanıldı’ iddiasını İngiliz belgeleri de
doğruluyor. İngiliz Arşivleri’nde bulunan ve ilk kez
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’in yayımladığı bu belgede ordunun ‘savaş
uçağı ve gaz ‘kullandığı öne sürülüyor.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
17
Ocak 1947 tarihini taşıyan ve
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nin
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Büyükelçiliği tarafından
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Dışişleri Bakanlığı’na yollanan Dersim ile
ilgili üç sayfalık raporda şunlar yazılı: “Uçakların
kullanıldığı, inanıyorum ki gaz da kullanıldı, insafsız
operasyonlardan sonra silah taşıyabilecek nüfusun
çoğunluğu
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nun diğer ücralarına nakledildi...”

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Büyükelçiliği’nin Basın Ataşesi W.E.D.
Allen’in yazdığı rapordaki iddiaların bir kısmı o
dönemde bölgede görev yapan Jandarma Komutanı Albay
Nazmi Sevgen’e dayandırılıyor. Sevgen’in emekli olduktan
sonra
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nin
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’daki güvenlik sorumlusu olduğu belirtilen
raporda ayrıca Sevgen için ‘Büyükelçilik Bilgi
Bürosu’nun yakın arkadaşı’ ifadesi de dikkat çekici.
Sevgen’in bölge ile ilgili topografik bilgiler içeren
bir tezinden de bahsedilen raporda, 1947’de
sıkıyönetimin kaldırılmasıyla birlikte 2 bin Kürt
ailenin otlatma ve ormancılık yapmaları için bölgeye
geri çağrıldığı belirtiliyor.



Çağlayangil de söylemişti

Dersim’de gaz kullanıldığına dair iddiaların bir diğer
önemli dayanağı da
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nun
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Genel Başkanı olmadan çok önce, özel bir çalışma
dolayısıyla dönemin
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Emniyet Müdürü Çağlayangil ile yaptığı
röportajdır. Bu röportajın kamuoyuna yansıyan kısmında
Çağlayangil şöyle diyor: “...Neticeyi söylüyorum. Bunlar
kabul etmediler, mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu
zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içerisinden
bunları fare gibi zehirledi. Ve yediden yetmişe o Dersim
Kürtlerini kestiler. Kanlı bir harekât oldu. Hükümet
otoritesi de köye ve Dersim’e girdi. Bugün Dersim’e
rahatça gidebilirsiniz. Jandarma da girer, siz de
girebilirsiniz.”




29 Ocak 1947 tarihli o rapor


‘
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

Büyükelçiliği,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
/29 Ocak, 1947’ başlıklı ve Ernest Bevin
imzalı üst yazıda şunlar var: “Efendim, 1936’da yaşanan
karışıklıklardan sonra uygulanan olağanüstü halin şu an
itibariyle hükümet tarafından kaldırıldığını size
bildirmekten şeref duyarım.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
bölgesi (önceden Dersim olarak bilinen yer),
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nin güneydoğusunda yer alır ve çoğunlukla
Kürtler tarafından mesken edilmiştir. Basın ataşesi
tarafından hazırlanan bölge hakkında bir bildiri ve
bölgenin yakın tarihi ektedir.”




Dersim planı 5 yıl önce hazırdı




1938’deki askeri harekâttan tam 5 yıl önce
Jandarma Umum Komutanlığı tarafından hazırlanan eylem
planı, askerin her halükârda Dersim’in üzerine
yürüyeceğini ve aşiretlerin sürgün edileceğini
gösteriyor.





Dersim’de ne olmuştu?


1936’da geniş yetkilerle
donatılan General Abdullah Alpdoğan ‘genel müfettiş’
olarak bölgeye gönderildi. Dersim, Elazığ ve
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
illerinde sıkıyönetim ilan edildi. Şeyh Sait
isyanından beri aşiretler arasındaki gerginlik son
dönemde ‘devletten yana olan ya da olmayan’lar düzeyine
gelmişti. Bu gerginlik, ‘devletin uzattığı elin havada
kalması’ Alpdoğan Paşa’nın sinirlerini iyice bozmuştu.
Dersim’e devletin nüfuz etmesi ancak bölgenin en güçlü
isimlerinden Seyid Rıza ile anlaşmaya bağlıydı. Alpdoğan,
Seyid Rıza’ya geniş bir arazi, çok sayıda dükkân ve para
teklif etti. Seyid Rıza, bu ‘rüşveti’ kabul etmedi.
1937’de Dersim’de bir iç savaşın yaşanmasından endişe
eden Seyid Rıza, oğlu İbrahim’i Alpdoğan Paşa’ya
yollayarak kanın durdurulmasını istedi. Dönüşte Sin
Köyü’ne misafir olan İbrahim, Alpdoğan’ın emriyle
öldürüldü. Seyid Rıza da yanına aldığı 100 kişilik
silahlı gücüyle Sin Köyü’nü ve bir karakolu bastı,
katillerin kendisine teslim edilmesini istedi. Bu olay
isyan sayıldı ve Nisan 1937’de harekât resmen başladı.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’dan kalkan uçaklar Dersim’i bombalamaya
başladı. Askeri harekâtlarda 50 bine yakın Dersimlinin
yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor.




Dersim’deki harekâtın her ne kadar isyanı bastırmak için
yapıldığı söylense de yayımladığımız belge ve
fotoğraflar, aslında bu askeri harekâtın çok önceden
planlandığını ortaya koyuyor. Bu belgelerin en önemlisi
ise 1938’deki harekattan tam 5 yıl önce 1933’te eski
adıyla Jandarma Umum Kumandanlığı’nın hazırladığı
‘gizli’ eylem planıdır.

Yalnız 100 adet basılan, üzerinde ‘gizli ve zata
mahsustur’ yazılı kitapçıkta Dersim’in tarihi, coğrafi
ve demografik özelliklerinin yanı sıra ‘asayişsizliği’
ile ilgili de bilgiler yer alıyor. Ayrıca Dersim’le
ilgili hazırlanan altı rapor da kitapçıkta mevcut.
Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey’in raporuna göre, Dersim
halkı son derece zeki, kurnaz ve hileci. Aynı zamanda
çıbanın başı... Dersim’deki asayiş sorunlarının tek tek
sıralandığı kitapçıkta bölgenin itaatsizliğine de
değiniliyor. Kitapçık iki ana bölümden oluşuyor.
Dersim’i tanıtmak ve Dersim’in asayiş vaziyeti. İlk
bölümde, Dersim’in coğrafi vaziyeti, yolları, suları,
nüfus vaziyeti, ırki, iktisadi, zirai, idari, mali,
askerlik ve aşiret vaziyetleri anlatılıyor. İkinci
bölümde ise Dersim’in asayişsizliği anlatılırken, bu
konuda alınacak ıslahi esaslar ve bu çalışmanın
safhaları anlatılıyor. Dersim’den hangi aşiretlerin
çıkarılacağı planları da yapılmış. Hazırlanan plandaki
çarpıcı ifadelerden bazıları şöyle:

Dersim kıt’ası ahalisi, menaatı mevkiiyeleri hasebile
alelekser yaptıkları yanlarına kâr kaldığından bundan
cüret alarak hükümete inkiyat (boyun eğmek) etmiyor,
vergi ve asker vermiyor...

Dersimlilerin cidden ıslahı için ittihaz (tutma, sayma)
icrası labut tedabire gelince: ‘Muhtemelen her
mukavemeti hesap ederek bunu kıracak kadar 4. ordudan
(20. tabur) kuvvet tahsisi...



‘Dersim büyük bir çıban’

Kitapçıkta bazı raporlara da yer verilmiş. Bunlardan
biri de Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey’in raporu. O raporun
bazı bölümleri de şöyle:

Seyit Rıza’nın bütün aşiretleri ittifakına alması ve
harekete şubatta geçmeleri ihtimali hakkındaki keyfiyeti
teyit veğ tevsik kabil olmamıştır. Yakın bir mülakatın
vereceği netayiç ve malumatı arz edeceğim gibi Dersim
gittikçe Kürtleşiyor, mefküreleşiyor (ülkü, ideal),
tehlike büyüyor...

Dersim, hükümeti Cümhuriyet için bir çıbandır...

Raporun ardından çıkarılan bir de şu sonuç kitapçığa
eklenmiş: “Dersim,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
için cehalet, maişet darlığı, dahili ve
harici tesvilat ve Kürtlük temayülatı ile bulaşmış,
tehlikeli bir çıbandır. Bu çıbanın kat’i bir ameliyeye
tabi tutulması lazımdır...”

“Dersim halkı cahildir. Bununla beraber şekavete,
tecavüze, soygunculuğa, asıl müessir rüesa olmuştur”
diye başlayan bölümün sonunda ıslah çalışmalarının
safhaları şöyle anlatılıyor: “Ana yolların inşası,
silahların toplanması, reislerin, bey ve ağaların,
seyitlerin bir daha gelmemek üzere Garbi
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ya nakli...”






1935 ve 1936’da da rapor yazıldı




İNÖNÜ RAPORU

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nün hazırlattığı 1935’teki raporda
özetle şunlar yazıyordu: “Erzincan’da Dersim Kürtlerine
karşı vaktiyle set olan Türk köyleri dağılıp
zayıflayarak ve Ermeniler kâmilen (tamamen) kalkarak
Dersimlilerin istilasına karşı meydan tamamen boş
kalmıştır. Köyler Dersim’in semiz halkı ile süratle
dolmaktadır. Bu köyler Dersim çapulcu kollarının içeri
yayılması için menzil ve yatak rolü yapmaktadır...
Dersim vilayetinin yeniden teşkiliyle askeri bir idare
kurulması ve ıslahın bir programa bağlanması lazımdır.
1935 ve 1936’da yolları, karakolları yapılacaktır. 1937
ilkbaharına kadar hazır olursa mürettep ve seferber 2.
Fırka Kuvvet ilbaylığı emrine 1937 ilkbaharında
verilecektir.”



BAYAR RAPORU

Celal Bayar da başbakan olduğunda 1936’da Dersim de
dahil bölgeyi gezerek bir ‘Şark Raporu’ hazırladı.
Raporunun girişinde şu ifadeler yer alıyordu: “Hariçten
sokulmağa çalışılan politikanın muzır cereyanlarını
kırmak ve bu yurddaşları ana vatana bağlamak için
devamlı çalışmak ister. Kendilerine, yabancı bir unsur
oldukları resmî ağızlardan da ifade edildiği takdirde,
bizim için elde edilecek netice, bir aksülamelden ibaret
olabilir. Bugün Kürt diye bir kısım vatandaşlar
okutturulmamak ve devlet işlerine karıştırılmamak
isteniliyor. Bunu bir sisteme bağlayarak, kendilerine
sarih talimat verilmesini çok yerinde ve faideli bir
tedbir olarak telâkki etmekteyim.”




Dersim isyanı kronolojisi




Haziran 1925

İsyan dalgası Şeyh Sait ile başladı. Bu isyan kanlı bir
şekilde bastırıldı, Şeyh Sait İstiklal Mahkemesi’nde
yargılandı ve idam edildi. Devlet artık bu bölgeye hep
şüphe ile bakmaya başladı.



Ocak 1936

Geniş yetkilerle donatılan General Abdullah Alpdoğan,
bölgeye gönderildi. Dersim, Elazığ ve
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
illerinde sıkıyönetim ilan edildi. Yaptığı
ilk iş, kışla inşa etmek oldu.



Ocak 1937

Seyid Rıza, oğlu İbrahim’i Alpdoğan’a göndererek kanın
durdurulmasını istedi. İbrahim, dönüşte Alpdoğan’ın
emriyle öldürüldü. Seyid Rıza 100 kişilik silahlı
gücüyle bir karakolu bastı.



Nisan 1937

Askeri harekât resmen başladı. Bölgeye halkı teslim
olmaya çağıran bildiri atıldı. Bildiride, “Teslim olun.
Yoksa Cumhuriyet’in kahredici orduları tarafından
mahvedileceksiniz” deniliyordu.



Eylül 1937

Çok kan döküldüğünü gören Seyid Rıza, “Canına bir zarar
gelmeyecek” sözü üzerine teslim olmaya giderken
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
1937’de adamlarıyla beraber tutuklandı.
Sonra da idam edildi.



Haziran 1938

Yeni bir askeri harekât daha başlatıldı. Oldukça kanlı
olan bu harekatta resmi rakamlara göre 13 bin kişi öldü.
Tarihçilere göre ise üç yılda ölen Dersimlilerin sayısı
50 bine yakındı.



YARIN: SEYİT RIZA’NIN BİLİNMEYEN
HİKAYESİ/FIRILDAK NURİ’NİN OYUNU










Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

 

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
14,366
Tepkime puanı
17,641
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com

İtibar:

Köşk'ün Muhafız Alayı da gönderilmiş

Dersim'e gönderilen birliklerin arasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız
Alayı da vardı. Kurtuluş Savaşı'nın başarılı askerlerinden kurulu alayın
başında İsmail Hakkı Tekçe vardı.












İsmail Hakkı Tekçe, Atatürk ü ve Köşk ü koruyan Muhafız Alayı
nın komutanıydı.








Dersim’e
yönelik askeri harekâta dair dikkatlerden kaçan bir
ayrıntı daha ortaya çıktı. 1937’deki harekâta ‘görülen
lüzum’ üzerine Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı da
katılmış. 4 Mayıs 1937 tarihinde Milli Savunma
Bakanlığı’nın 4. Genel Müfettişliği’ne gönderdiği yazı
bunu doğruluyor. Yazıda, “Muhafız alayının usta erleri
ve yalnız süvari bölüğü ve bir dağ bataryasının
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’dan trenle Elazığ’a hareket ettirileceği...”
belirtiliyor.



Uluğ da olayı doğruluyor

Yine Dersim harekâtına Albay İsmail Hakkı Tekçe
komutanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nın
gönderildiği bilgisini o dönemin
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Kütahya Milletvekili Naşit Uluğ da teyit ediyor.
Uluğ, ‘
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

Medeniyete Açılıyor’ adlı kitabında olayı şöyle
anlatıyor: “Doğudan tertip edilen kuvvetlere
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’dan Muhafız Alayı da iştirak etti ve bu
kuvvetlere Nazımiye, Keçiseken, Sin ve Karaoğlan hattına
süratle varmak vazifesi verildi.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Mareşal Fevzi Çakmak, Asbaşkan
Orgeneral Asım Gündüz ve kurmayları Dersim’e giderek
harekâtı takip etti.”
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün en güvendiği adamlardan biri olan Uluğ,
aynı zamanda o dönemde Cumhuriyet gazetesi yazarıydı.
Muhafız Alayı’nın 7 Haziran tarihinde Dersim’de olduğu
tahmin ediliyor. Çünkü Alay Komutanı Albay İsmail Hakkı
Tekçe’nin aynı tarihte Genel Müfettiş Korgeneral
Abdullah Alpdoğan, 17. Tümen Komutanı Tuğgeneral Kemal
Ergüden, 62. Alay Komutanı Albay Şemsettin, Jandarma
Alay Komutanı Yarbay Cevdet, Beyaz Dağ’da buluşup
harekâtın gidişatı yönünde görüştüğü biliniyor.

18 Haziran’da trenle Elazığ’a gelen İnönü, 21 Haziran’da
beraberinde Sağlık Bakanı Refik Saydam, 3. Ordu
Müfettişi Orgeneral Kazım Orbay, 4. Genel Müfettiş
Korgeneral Abdullah Alpdoğan ve 7. Kolordu Komutanı
Korgeneal Galip Deniz ile harekât planı üzerine bir
toplantı yapmıştı. Albay İsmail Hakkı Tekçe, Osmanlı’nın
son döneminde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında kritik
görevlerde bulunmuş bir isim. Ayaklanmaları bastırmakta
ünlenmiş Topal Osman,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ü koruyan Muhafız Alayı’nın ilk komutanıydı.
Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey’i asarak ödürünce
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün emriyle Tekçe tarafından öldürüldü.




Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Milletvekili Naşit Hakkı Uluğ anlatıyor





Dersim nasıl medenileştirildi!




Gazeteci Naşit Hakkı Uluğ tarafından yazılan ‘
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

Medeniyete Açılıyor’ kitabı 1939’da basıldı. Operasyon
sonrasında Dersim’in resmi ideoloji tarafından nasıl
şekillendirildiğinin kanıtı olan kitapta, Uluğ,
Dersimlileri ‘tembel, esrarkeş, asi tabiatlı’ olarak
niteliyor, ‘tetik kullanmaya alışkın ellerin
nasırlaştırılacağı ve yapıcı insan haline
getirileceği’ni anlatıyor. Uluğ, ‘kara cahil’ olarak
nitelediği halk için 1937 harekâtının kurtarıcı olduğunu
savunuyor. Uluğ, İnönü ve
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün birbirlerini izleyen tarihlerde Dersim’e
ziyaret gerçekleştirdiğini de ‘İnönü Dersim’de’, ‘1937
Harekâtının Sonunda’, ‘
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

Dersim’de’ bölümleriyle doğruluyor. Operasyonun sonunda
varılan nokta kitapta, “Bu dava, Kemalizm’in yapıcı
vasfının yeni bir muvaffakiyet sahası olacaktır ve daha
bugünden olmuştur bile...” sözüyle özetlenmiş.



Çocuk nasıl büyür

‘Dersimli Çocuk Nasıl Büyür’ başlığında, “Çocuk
Dersim’de bir ot gibi büyür” ifadesi yer alıyor.
‘Gelinlerin ekseriyetle ilk geceden gebe kaldığı”,
“kadınların erkekten kaçmadığı”, “konu komşunun
birbirinin malına göz diktiği” bir kültür portresi çizen
kitap, Dersim’de gerçekleştirilmesi beklenen hedefi de
ortaya koyuyor: “Dersimlinin kuvveti ayağında,
baldırında ve ciğerindedir. İyi koşucudur, fakat yapıcı
değil.. Kazmayı kayaya kuvvetle vurup saplayamaz, omuzu
ve beli, meselâ bir Orta
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
çocuğunun vücudu gibi ‘yapıcı insan’ gövdesi
halinde teşekkül etmemiştir. Kazmayı vurup kayaya
saplayamayan bu omuzlar, kuvvetli bir bel hareketiyle
bir parçayı koparıp yerinden sökemez. ”

Daha sonra “Dersim’in kayıp kızları” olarak nitelenen ve
ailelerinden ayrılarak enstitülere gönderilen kız
çocuklarının hikâyeleri de kitapta yer alıyor. Bu
kızları, ‘Tunçelinin müstakbel kadın eğitmenleri’ olarak
niteleyen yazar, bu kızlardan biriyle de konuşmuş.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nde yaşanan gelişme kitapta övülüyor,
operasyonun ardından 5 hükümet konağı, 10 mektep, 9
kışla, 5 nahiye karakolu yapıldığı bilgisi veriliyor.
Bütün bu harcamalar üç buçuk milyon lira tutmuş. O
dönemde yapılması düşünülen bir de anıt var:

“11 metre yükseklikte bir anıt dikilecektir. Bu anıt bir
kasaturayı andırmaktadır. Kaidenin üzerine şehitlerin
adı kazılacaktır. Vatan uğrunda ölenlerin ruhu şâd
olsun.” Kitapta bahsedilen anıt bugün Mameki ilçesi
girişinde bulunuyor.




Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ye hiç mektup yazmadı


Dersim operasyonu sonrasında 1 Temmuz 1938’de Hatay
üzerinden Halep’e giden ve Dersim’in önde gelen fikir
insanlarından biri olan Baytar Nuri’nin, Seyit Rıza
tarafından
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ye yazılan ve operasyona gerekçe
gösterilen mektubu kaleme aldığı öne sürülüyor.

Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık tarafından ortaya
atılan iddiaya göre, asılmasına neden olan mektup Seyit
Rıza tarafından yazılmamış. Saltık mektubu asıl kaleme
alan kişinin o dönemde Suriye’ye geçen ve orada Dersim
meselesi üzerine uluslararası kamuoyu yaratmaya çalışan
Nuri Dersimi olduğunu söylüyor: “Dersim operasyonu
üzerine ilk yazılan kitaplar Nuri Dersimi’nin Suriye’de
hazırladıklarıdır. Olayların ardından Dersimi’nin
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ye girişi yasaklanır. Suriye’ye kaçmak
zorunda kalır. Baytar Nuri’nin hatıratları sonradan
Suriye’de yazılmıştır. Seyit Rıza’nın
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ye yazdığı mektup hep devlet tarafından ön
plana çıkarılıyor. O mektup Nuri Dersimi tarafından
yazıldı. Nuri Dersimi o mektubu yazıp Fransız Mangası’na
teslim etti.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Devlet Arşivleri’nden bunu doğrulamak mümkün.
Seyit Rıza’nın böyle bir mektubu yoktur.” İngiliz
arşivlerinde bulunan ve Seyit Rıza’nın idamına gerekçe
olarak gösterilen mektup, 30 Temmuz 1937 tarihli, ‘Büyük
Britanya Dışişleri Bakanlığına’ hitabıyla açılıyor ve
altında Seyit Rıza Dersim Başkomutanı ifadesi yer
alıyor.



Seyit Rıza’nın askeri harekâtı başlatan baskını


Dersim isyanının simgesi Seyit Rıza, resmi kaynaklara
göre bölgedeki isyanın da en azılı ele başıydı. 1937
yılında Dersim’de bir iç savaşın yaşanmasından endişe
eden Seyid Rıza, bir yakınını Alpdoğan Paşa’ya
yollayarak kanın durdurulmasını istedi. Dönüşte Sin
Köyü’ne misafir olan arabulucu Alpdoğan’ın emriyle
Kırgan aşiretinden iki kişi tarafından öldürüldü. İki
süikastçi Hozat’ giderek askeri kışlaya sığındı.

Seyid Rıza da yanına aldığı 100 kişilik silahlı gücüyle
Sin Köyü’nü ve bir karakolu bastı, katillerin kendisine
teslim edilmesini istedi. Bu baskında 33 askerin öldüğü
iddia edildi. Ve ardından harekat resmen başladı. Çok
kan döküldüğünü gören Seyid Rıza, birkaç ay sonra
“Canına bir zarar gelmeyecek” sözü üzerine teslim olmaya
giderken
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
1937’de adamlarıyla beraber tutuklandı. 15
Kasım 1937’de de idam edildi.








Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
harekât merkezinde


Desim konusunda en fazla merak edilen ve üzerine bir
hayli spekülasyon yapılan konu,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
ve İnönü’nün Dersim harekâtı konusunda
bilgilerinin olup olmadığı. Bu fotoğraf
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün bizzat Dersim harekâtına bütünüyle hakim
olduğunu kanıtlıyor. Fotoğraf,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün kumanda merkezi Elazığ’daki Dördüncü
Umumî Müfettişliği’ni 17 Kasım 1937’deki ziyareti
esnasında çekildi.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün yanında Dersim harekâatının komutanı
Abdullah Alpdoğan var.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Pertek’e hareket ederek Murat Nehri
üzerindeki Singeç Köprüsü’nü açmış, buradan Pertek’e
geçmiş, ardından da Elazığ’a geri dönmüştü.






TEPKİLER





Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’li Aygün

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
adım atmak istemiyor


Dersim tartışmasını başlatan
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Milletvekili Hüseyin Aygün, suskunluğunu
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’e bozdu. Aygün, Dersim dosyasını açma
yetkisinin
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’de olduğunu ama iktidarın herhangi bir adım
atmadığını savundu. Aygün, “Erdoğan, iktidarda olan
partinin lideri ve ülkenin başbakanıdır. 2009 yılından
bu yana sadece
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nu sıkıştırmak, Alevileri
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’den koparmak için Dersim’i ağzına alıyor.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’in bağımsız aday olduğu dönemde Dersim’de
yaraların sarılması için verdiği kanun teklifleri var.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
adım atmak istemiyor. Meclis’te dahi gündeme
alınmıyor. Başbakan sadece istismar ediyor” dedi.

{
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
/
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
}





Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’li Metiner

‘
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

adı Dersim olsun’


Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Milletvekili Mehmet Metiner,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
adının ‘Dersim’ olarak değiştirilmesi
gerektiğini belirterek, “
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

sıcak yaklaşırsa, mutabakata dönüştürebiliriz” dedi.
Metiner, yaptığı yazılı açıklamada, önceki gün “Dersim
katliamıyla ilgili iki öneri ortaya koyduğunu”
belirterek, bunların Sabiha Gökçen Havaalanı’nın adının
değiştirilmesi ve
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’de “Dersim Araştırma Komisyonu” kurulması
olduğunu ifade etti. Metiner,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nin bu iki öneriye sıcak bakması halinde “Dersim
ile ilgili tarihsel yüzleşmenin yapılabileceğini”
belirtti. {
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
/AA}




Toker’den tepki

Olaylar Bayar’ın döneminde


Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nün kızı Özden Toker, Başbakan
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ın babasına yönelik sözlerine tepki
gösterirken, Dersim olayının babasından sonraki dönemde
Celal Bayar’ın başbakanlığına denk geldiğini savunarak,
“Herkes gibi biz de yalan yanlış sözler karşısında ne
diyeceğimizi bilemez duruma geliyoruz” dedi. Bugünden
kopup sürekli geçmişe götüren bu tür yorumların
kendileri için büyük bir ikilem yarattığını belirten
Toker, “Neden sürekli geçmişle yaşayıp, uzlaşamaz bir
noktaya geliyoruz, bilemiyorum” dedi. {
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
/
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
}




YARIN: HASAN SALTIK: DERSİM’İN YAŞLILARI HÂLÂ
KORKUYOR













Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
 

Real history

Usta Üye
Üye
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
115
Tepkime puanı
40
Puanları
28

İtibar:

Aşiret reislerinin "Der-Sim"ini, insan ve yurttaş haklarının "Tunç-Eli"ne dönüştürme çalışmaları, uzun ve yoğun bilimsel araştırma ve incelemelerin ürünüydü. Osmanlı döneminde yazılmış yeniden yapılandırma önerileri incelenmiş; Osmanlı'daki askeri uygulamalar ve sonuçları irdelenmiş; önceki girişimlerin neden başarıya ulaşamadığı saptanmış; aynı başarısızlıkların yeniden yaşanmaması için neler yapılması gerektiği belirlenmiş; bölgeye yeniden uzmanlar gönderilerek son durumun ne olduğunu gösteren bilimsel raporlar yazılmıştı. 1934'te yayımlanan (yasa) taşınmazların devlete geçeceğini; bu yasanın yayınından önce aşiretlerde reislik, beylik, ağalık, şeyhlik yapanların aileleriyle birlikte Bakanlar Kurulu'nca uygun görülecek başka yerlere yerleştirileceklerini, duyuruyordu.

"Türkiye Köy İktisadiyatı"nda; Dersim'de 230 köye egemen olan Seyît Rıza'nın her yıl kendi "Maliye Bakanı"(!)nı İstanbul'a göndererek Dersim'den İstanbul'a gitmiş aşiret üyelerini buldurup onlardan da vergi aldığı; vermeyenlerin Dersim'de bulunan yakınlarına baskı yaptığı; sahibi olduğu köylerden gelip geçenlerden "toprak bastı" parası bile aldığı bildiriliyordu. Aşiret üyeleri devlete vergi vermiyor, fakat aşiret reisi Seyit Rıza'ya vergilerini ödüyorlardı. Devlete askerlik yapmıyor, fakat aşiret reisi Seyit Rıza'nın askerliğini yapıyorlardı. Devletin okullarına gitmiyor, fakat aşiret reisi Seyit Rıza'nın söylevleriyle eğitiliyorlardı. Medeni Yasa'nın miras, evlenme, boşanma, mülkiyet hukuku geçersiz; fakat aşiret reisi Seyit Rıza'nın iki dudağı arasından çıkacak aşiret yasaları temyizi olanaksız kesin hükümler niteliğindeydi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ceza yasaları geçersiz, fakat aşiret reisi Seyit Rıza'nın uyguladığı aşiret cezaları, kan hukuku yürürlükteydi.
 

R.Sayar

Usta Üye
Emekli
Katılım
29 Nisan 2010
Mesajlar
645
Tepkime puanı
162
Puanları
43

İtibar:

sayın arkadaşlar benim tahminim bu fikirlerin ortaya atılması hep Kürt sorunu çözmek içindir. Evet Kürt sorunu çözülecek amma böyle çözülürse korkarımki bir Türk sorunu ortaya çıkacaktır. Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! olacağız galiba... Baksanıza Mesut abimiz bile(Barzani) İstanbul bizim gözbebeğimiz diyor. Hele İstanbul uda onlar fethedecek yakında... Fatih Sultan Mehmet hikaye olacak herhalde... Çünkü Malazgirti bile Kürt kardeşler kazandırdı ya Çanakkale desen zaten hep öyleydi...
 

Yorgun

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
14,366
Tepkime puanı
17,641
Puanları
113
Web sitesi
www.tarihsinifi.com

İtibar:

Bir 'Kızılbaş' şehrine tahammül edemediler


Dersim’de yaşananlar üzerine on yıllardır çalışan, belge toplayan ve
arşivini araştırmacılara açarak, önemli bilgilerin gün ışığına çıkmasını
sağlayan Hasan Saltık, konunun taraflarına “Devlet arşivleri açılsın”
çağrısı yapıyor. Saltık’a göre, Dersim operasyonu ‘Kızılbaş’ kültürünün
ortadan kaldırılması için, isyan olmaksızın başlatılmış, planlı bir
toplum mühendisliği faaliyeti,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
de bu olayın sivil kanadı.



Yıllardır resmi tarihten ‘
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
isyanlarını’ okuyoruz, bu tarihte eksik kalan ne?


Dersim’le ilgili çıkan kitapların kaynaklarına bakıldığında şu anda
elimde tuttuğum, sadece yüz adet basılan Jandarma Komutanlığı’nın gizli
zata mahsus belgesi esas alınır. Bu aslında Genelkurmay’ın yayımladığı
bir kitaptır. Gene Genelkurmay’ın bir başka kitabı vardır,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

İsyanları diye. Genellikle bu raporlara ve tanıklıklara dayanarak
hazırlanıyor kitaplar. Bu kitaplarda Dersim meselesi bir isyan gibi
gösterilmiştir. Olayın isyan gibi gösterilmesi resmi ideolojinin
eseridir. Aslında o dönemde isyan olmadı. Şimdiki süreçte Hüseyin
Aygün’ün yazdığı kitapta yeni olan bölüm, sürgün politikalarının
Erzincan’ı da kapsadığı bölümdür.



73 yıl önce yaşanan bir olay neden hâlâ bu kadar sıcak?

Mesele Onur Öymen’in açıklamalarıyla yeniden konuşulmaya başlandı.
Dersim meselesi hep bilinirdi ama birçok konuda olduğu gibi yanlış
biliyorduk. Tıpkı Ermeni olayları, Bolu-Adapazarı isyanı, Çerkes Ethem
meselesi gibi… Bize tarihin yanlış öğretilmesinden kaynaklıyor sorun.
Son dönemde daha çok belge ortaya çıkmaya başladı. Öncesinde tarihsel
olarak
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

Devleti’ni korumaya yönelikti her şey. Bu meseleyi diğerlerinden
ayıran, yazılan tarihin tamamen yalan olması. Dersim’de yaşanan isyan
değil, haddini bildirme. Artık cumhuriyet oluşmuş, başına buyruk bir yer
olan Dersim’e ‘devlet giremiyor’ dedirtmek istememişler. ‘Oraya devlet
giremiyordu’ tezi çok yanlış, gerçekte bir intikam duygusuyla hareket
ediliyor. Dersimlilerin Hamidiye Alayları’na asker vermemeleri bir neden
mesela. Kürtler de Dersimlilerden hoşlanmıyor, çünkü Dersim ‘Kızılbaş’.
Ortada orayı nasıl Sünnileştiririz, nasıl yok ederiz sorusu var.
Cumhuriyet nasıl
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Yahudilerini yok ettiyse, nasıl Ermeni, Rum nüfus azaltıldıysa, Dersimlilere de bu uygulandı.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nin bir ‘Kızılbaş’ şehrine tahammülü yoktu.



Tamamen etnik kökeni ve kültürel kimliği hedef alan bir tablo çizdiniz...

Bu savı yayımlamadığım belgelere dayandırıyorum. Dikkat ederseniz, Onur
Öymen’in açıklamalarından sonra piyasaya bir çok Dersim kitabı çıktı.
Henüz yayımlanmamış raporlara göre, bu harekâtın çok öncesinden
planlanmış bir Kızılbaş harekâtı olduğunu çok rahatlıkla söyleyebilirim.
Dersim harekâtı olduğunda İskân Kanunu çıkmıştı ama öyle bir tarihte
yapıldı ki operasyon, zamanlaması mükemmeldi. Çünkü
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
Çin’i işgal etmişti,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’da
iç savaş yeni bitmişti, Hitler iktidardaydı, dünyada inanılmaz bir
karışıklık vardı. Dersim dünyanın umurunda değildi. Öyle bir zamanlamada
yapıldı ki, zaten dış dünyada da çok fazla haber olarak yer almadı.
Hatta bir ara SSCB buradaki
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ye ne olduğunu soruyor, ‘
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’nin iç meselesidir” yanıtı alıyor...



Bahsettiğiniz kaynaklara meraklı bir arşivci ulaşabilir mi?

Ben 12 yıldır topluyorum bunları. Ne kadar acı bir şey, tek tek aileleri
tespit ettik, birçok fotoğraf onlardan satın alındı. Benim bu işe
başlamam tamamen tesadüftü. Dersim türküleri albümü yapacaktık, elinde
kayıt ve fotoğraf olduğunu bildiğim birinden paylaşmasını istedim,
vermedi. Ben de bu işin arşivini yapmaya karar verdim. Kendi kendime
araştıra araştıra, tek tek tespit ederek bugüne geldik. Devletin
arşivini bilmiyorum ama ondan sonra en iyi arşiv bizde.



Dersim üzerine pek çok çalışmaya imza attınız. Orada 1938’in etkileri nasıl hissediliyor?

Dersim çok göç verdi, nüfusu hep azaldı. Yaşlıları hâlâ korkar. Ben
röportajlarda biraz sert konuştuğumda, annem hemen uyarır. O da
katliamdan annesinin karnında kurtulmuş, babam 15 gün dağlarda
mağaralara sığınmış. Bizim Sarı Saltuk köyü Türkmen köyü olmasına rağmen
ilk öldürülenler ailemizden. Aileden subaylar da var içlerinde. Köyün
aşağısında o günlerden kalma bir mezarlık vardır hâlâ. Bizimkileri
affetmemişler ama devlet memurları da olduğu için, askerler gelip köyü
önceden uyarmışlar, çocuklar öyle kurtulmuş. Harekâta baktığımızda çok
enteresan bir durum var. Silahlar katliam olmadan önce toplanıyor. Hangi
köyden ne kadar toplandığının belgesi mevcut. Seyit Rıza zaten teslim
oluyor, idam ediliyor. Bölgede tek çatışma olmuyor, okul inşaatları
başlamış, bir köprünün yıkılması bahanesiyle katliam başlıyor. Başka bir
neden de bulamıyorlar, bir Sin karakolu baskını hikâyesi var, bir de
köprü yıkılması. Karakol baskınının belgesi de maalesef elimde yok, bunu
anlatan kişiden dinledim ama kayıt altına alınmasını istemedi. O bunun
düzmece bir baskın olduğunu anlatmıştı. Ortada ayaklanma yok, silah yok.
Her yanda karakol var. Bir harita hazırlanıyor, yasaklı, girilmez
bölgeleri gösteren. Her şey 1935’ten itibaren planlı programlı aslında.
Belli yerlerde çatışmalar oluyor. Hatta daha sonra Adalet Partisi
kurucularından Ragıp Gümüşpala o dönemde subay, Silopıt isimli adama
esir düşüyor, iyileştirip birliğine teslim ediyorlar. Gümüşpala da bu
olaydan sonra Dersimlileri övgüyle anar. O dönemin gazetelerine de
baktığınızda, Genelkurmay’ın yayın organı gibi hareket ettiklerini
görürsünüz. Aşiretlerin birbirine düşürülmesinde de payı vardır bu
gazetecilik anlayışının.



Sonrasında çileli bir sürgün süreci var... Toplum mühendisliği çabası başarılı oluyor mu?

O kadar ağır ölümler ve göçler oluyor ki, derin bir korku başlıyor. Çok enteresandır, Dersimliler Hz. Ali ve
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’e
sarılır, kendilerini hemen okumaya verir. Bence Dersim’le ilgili bir
sürü kitap ve tanıklık olmasına rağmen asıl kaynak devlet arşividir. Bu
konuda bir kitap yayımlayacaktık ama bir çok belge, fotoğraf toplamama
rağmen kitabı erteledik. Çünkü bu konuda belli kişiler çok ketum.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
o dönemin telgraflarına bakarsa, Erzurum Kongresi’nden sonra
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’e
suikast ihtimaline karşı onu koruyanların Dersimliler olduğunu görür.
Devlet bunu da açıklasın. Cumhurbaşkanlığı arşivleri de, Başbakanlık
arşivleri de
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün
yaşananlardan haberdar olduğunu, operasyona katılanlara ne kadar para
verilmesi gerektiği, “madalyalar verilsin” dediğini detayıyla anlatır.
Yine de Dersimliler
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ü korumuşlardır.



Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
kabul etsin,
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
arşivi açsın


1938’in etkileri halkın üzerinde hâlâ sürer. Çoğu Dersimli kendini
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
’ün
o dönemde hasta olduğuna inandırır. Oysa o dönemde Meclis konuşmalarına
bakılırsa, herkes her şeyden haberdar. Şu andaki tartışmayı çok komik
buluyorum. Şov yapmaya gerek yok. O dönemde
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
ordunun sivil uzantısı gibi çalışıyor, artık bunu kabul etsinler.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

de tartışmayı laf atma düzeyinden çıkarıp, devlet arşivlerini açsın.
Orada öldürülen insanların fotoğrafları var. Seyit Rıza’nın mezar yerini
açıklasınlar.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.

madem katliamı kabul ediyor, binlerce fotoğraf, film olan arşivleri
açsın. Kimse dürüst davranmıyor. Kaçak güreşiliyor. Geçmişteki
iktidarların suçu bu, bununla artık yüzleşmenin zamanı gelmiştir.
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
yaşananlardan özür dileyebilecek düzeye geldi.



Kapsamlı çalışma hâlâ yapılamadı

Yapılan belgesellerin, kitapların yeterli olmadığını düşünüyorum.
Arşivleri tırtıklamaya yönelik çalışmalar. Bu eleştirim Dersimlilerin
çalışmalarını da kapsıyor. Derli toplu bir çalışma henüz yapılmış değil.
Kitap hazırlamak benim haddime değil, şunu özellikle vurgulamak
istiyorum, biz kaynak kitap hazırlamak istedik. Çünkü bu iş
sulandırılmaya çalışılıyor ama çok ciddi bir konu. Biz ciddiyetten
dolayı bu kitabı henüz yayımlamadık. Bunun ispatı piyasaya verdiğimiz
belge, harita ve fotoğraflardır. Ben müzik insanıyım, asıl komik olan
bunları benim araştırmam.



Sivil milisler de talana ortak

Operasyona katılan askerlerin büyük utanç duyduğunu biliyorum.
Görüştüklerimizin çoğu kamerayı kapattırdı. Ben hepsini dinledim ama çok
azı kayıt altında. Çoğu hacca gitmiş, ruhsal sorunlar yaşamış, içine
kapanmış. İnanılmaz bir katliam görmüşler. Vahşetin ağırlığını
kaldıramamışlar. Nüfus sayımlarına göre 13 bin civarında ölüm, akıbeti
olmayan 2 bin civarı insan ve 13 bin civarında sürgün var. Ölümler de
kadın çocuk ağırlıklı. Dersim’de askerlerin dışında milis kuvvetler de
var. Harput’tan kaçan Ermenileri koruyan Dersimliler milislerin öfkesini
çekmiş, operasyona talan için gitmişler.



YARIN: Dersim olayları için tarihçiler ne diyor?


Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
 
Üst Alt