• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

Bilim Medeniyeti konu anlatımı

Talebe

Tarih Talebesi
Yönetici
Vezir
Katılım
21 Mart 2009
Mesajlar
2,276
Tepkime puanı
6,053
Puanları
113
Yaş
39
Takipçiler
12

İtibar:

5.5. BİLİM MEDENİYETİ

-İslam medeniyetinin en önemli özelliği bilgi medeniyeti olmasıdır.
-Hz. Muhammed'in peygamberliği ve Kur'an öğretileriyle birlikte Müslümanlar, bilime teşvik edilmiştir.
-Bedir Savaşı'nda ele geçirilen esirlerden, Müslümanlara okuma-yazma öğretenlerin serbest bırakılması,
Hz. Muhammed'in eğitime verdiği önemin bir göstergesidir.
-Hz. Muhammed'in başlatmış olduğu eğitim-öğretim faaliyetleri, Dört Halife Dönemi'nde de devam etmiştir.
-Cami ve mescitler, İslamiyet'in ilk devirlerinden günümüze kadar İslam toplumunun eğitim kurumlan olarak faaliyet göstermiştir
-İslam devletinin başkenti olan Medine'de Mescid-i Nebevi Eğitim ve öğretim faaliyetleri için ayrılan kısma suffe adı verilmiştir
-Abbasiler Dönemi'nde, bilgelik ve hikmet evi anlamına gelen Beytü'l-hikme'nin kurulması İslam medeniyetinde bir dönüm noktasıdır.
-Beytü'l-hikme, bir araştırma ve eğitim kurumu olup Abbasi Halifesi el-Me'mun tarafından kurulmuştur.
-Abbasi halifelerinin tıp, astronomi, mantık ve matematik ile ilgili alanlara teşvik etmesi, kitapları toplatıp tercüme ettirmesi ve âlimlere ve ediplere karşı cömert tavırları; İslam dünyasında büyük bir fikir hareketini başlatmıştır.
-İslam dünyasında gerçek anlamıyla ilk kütüphane Emevi halifesi tarafından Şam'da kurulmuştur

İlimlerin Sınıflandırılması
-İslam dünyasında düşüncenin ve bilimin ortaya çıkışının dinî, siyasi ve sosyal nedenleri vardır.
-Müslümanlar, bütün yönleriyle Kur'an'ı incelemeye ve Hz. Peygamber'in söz ve davranışlarını tespite girişmiştir.
-İslam âlimleri, dogmatizme sapmadan özgürce ve cesaretle ilmî çalışmalarını sürdürmüştür.

İslam Medeniyetinde Âlimler
-Arap Yarımadası'nda birliğin temin edilmesinden sonra Dört Halife, Emevi ve Abbasiler dönemindeki fetihlerle Orta Asya'dan İspanya'ya uzanan geniş coğrafya İslam dünyası hâline gelmiştir.
-Mısır, Suriye, Irak ve Mezopotamya'da bulunan en önemli kültür ve medeniyet havzalarından olan İskenderiye, Urfa, Nusaybin, Antakya, Cundişapur ve Harran İslam Devleti'nin sınırları içerisinde İslam kültür ve medeniyetinin oluşmasında önemli kültür havzaları olmuştur.
-İslam dünyasındaki bilimsel gelişmelerden etkilenen Avrupa'da, IX ve X. yüzyıllardan itibaren bilim adamları yetişmeye başlamıştır.
-Müslümanlar, VII. yüzyıldan itibaren iki yüzyıl boyunca bilimleri Yunanlılardan ve Hintlilerden tercüme yoluyla almıştır.
-Beytü'l-hikmeve Nizamiye Medreselerinin kurulmasıyla Bağdat, büyük bir ilim ve kültür merkezi hâline gelmiştir.
-Bağdat ilim havzasında yetişen bazı ilim adamlarından; Cebirin kurucusu sayılan el-Hârizmî, İslâm felsefesinin ilk temsilcisi Kindî, astronomi âlimi Ferganî ve el-Belhî'dir.
-Tabip ve matematikçi el-Harrânî, tabip, kimyacı ve filozof er-Râzî astronomi âlimi Bettânî, matematik, astronomi, coğrafya, jeoloji, eczacılık gibi sahalardaki bilgisi ve araştırıcı kişiliğiyle Bîrûnî gibi âlimler, Câhız, İbn Kuteybe ve Müberred gibi edipler de havzada yetişen diğer âlimlerdir.
-İlk Selçuklu hastanesinin Nişabur'da, Nizâmülmülk tarafından yaptırılan bîmaristan olduğu bilinmektedir. -Astronomi tahsili ise rasathanelerde yapılmıştır.
-İsfahan ve Bağdat'ta Melikşah'ın yaptırmış olduğu rasathanelerde, Ömer Hayyam ve İsfizârî gibi bilim adamları çalışmıştır.

Farabi (870-950)
-Batı'da Alfarabius, Abunazar gibi isimlerle tanınan Farabi Aristo'dan sonra “İkinci Öğretmen” lakabıyla anılmıştır. -İslam dünyasında siyaset felsefesinden ilk bahseden filozof olan Farabi, başta İbn-i Sina ve İbn-i Rüşd olmak üzere hemen hemen bütün önemli Müslüman filozofları etkilemiştir.
-Farabi felsefede kavramları; tahlilî (analitik) ve terkibî (sentetik) olarak ikiye ayırmış ve Leibniz (Laybniz) ile Kant'a bu konuda öncülük etmiştir

İbn-i Sina (980-1037)
-Fıkıh,kelam, mantık, felsefe, tıp, astronomi, jeoloji ve matematik ilimlerinde tahsil gören
İbn-i Sina, Batı'da Avicenna, İslam âleminde ise Şeyh el-Reis adıyla anılmıştır.
-İbn-i Sina'nın en önemli eseri, tıp alanında yazmış olduğu “el-Kanun fî't-Tıb” tır.
Tıp ansiklopedisi niteliğindeki bu eser XIX. Yüzyıla kadar Doğu ve Batı dünyasında el kitabı olarak kullanılmıştır.

İmam Gazali (1058-1111)
- Gazali; fıkıh, hadis, akaid, gramer, felsefe gibi ilimlerde eğitim almıştır.
-Gazali hem kabilecilik anlayışına hem de körü körüne kabul edilen mezhepçiliğe karşıdır.
-En ünlü eseri “İhyâü Ulûmi'd-Din” de bozulmuş bir toplumu ıslah etme, tekrar Kur'an ve Sünnet temelleri üzerine oturtma ve ona asıl İslami erdemlerini yeniden kazandırmaya çalışmıştır.

İbn-i Rüşd (1126-1198)
-Kurtuba'da doğan İbn-i Rüşd, felsefeden tıbba çeşitli bilim dallarında 94 eser yazmıştır.
-Aristo'nun en büyük yorumcusu olarak kabul edilir.
-XII.yüzyıldan itibaren Avrupa'da “Latin İbn-i Rüşdçülük” denilen bir felsefe ve bilim ekolü oluşmuştur.

Ekoller
-İslamiyet'in Mısır, Filistin, Mezopotamya ve İran'a yayılmasıyla toplumda sosyal münasebetler artarak ticaret ve idare düzeni yeni bir hâl almıştır.
-Müslümanlığı kabul eden kişilerin sorunlarını İslam prensiplerine göre çözmek için bazı âlimler fikir bildirmiştir. -Mezhep imamı olarak kabul edilen İmam Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Şafi, İmam Ahmet b. Hanbel bunlardan bazılarıdır.
-Bu şahsiyetler, Müslümanlara Kur'an ve Sünneti, kendi anlayışlarına göre açıklamıştır.
-Mezheplerin ortaya çıkışının nedeni insanidir.
-İnanç ve temel ibadetlerde mezhepler arasında fark yoktur.
-İslam düşüncesinde önemli bir yer tutan Kelam ilmi bu anlayışların bir sonucu olarak doğmuştur.
-Kaderiye, Cebriye, Mutezile, Meşşaiyye, Eşariye ve Maturidiye gibi kelami ekoller ortaya çıkmıştır.

İslam Medeniyetinde Sanat
-İslam dünyasında bilim, felsefe ve edebiyatın yanı sıra sanat alanında da önemli çalışmalar yapılmıştır.
-İslam medeniyetinde sanat, estetik ile eşdeğer kullanılmıştır.
-Müslüman; güzellik, zarafet, derin kavrayış, yüksek duyarlılık, edep içinde olmalı ve bunu hayatına yansıtmalıdır.
-İslam sanatı ve estetiği İslam'ın insan, âlem ve hayat anlayışından bağımsız değildir.
-Müslümanların resimleme ve süslemede diğer kültürlerde rastlanmayan kendine özgü bir sanat anlayışı vardır. -Özellikle canlı resme ve heykele putperestlik dönemi alğıları etkileyebileceği düşüncesiyle hoş bakılmamış, Müslümanlar arasında soyut resim diyebileceğimiz, hüsnü-hat, tezhip, ebru, minyatür gibi sanatlar gelişmiştir.
 
İlginizi çekebilecek benzer konular
En Çok Görüntülenen Konular
Aynı Kategoriden Son Konular
  • Emeviler Konu Anlatımı
  • Üst Alt