• Kaynak menüsünden dosya indirebilmek istiyorsanız lütfen forum kullanım bilgisini okuyunuz

11.sınıf tarih kitabı şimdiye kadar anlattığımız bilgi dışında bil var...

denizerbaş

Acemi Üye
Katılım
27 Mar 2009
Mesajlar
12
Puanları
0
merhaba arkadaşlar.kpss tarih öğretmenliği yapıyorum.11.sınıf tarih kitabını incelerken bir şey gözüme çarptı.yardımcı olursanız sevinirim.syf 143 de vergiler ile ilgili bir tablo var.şeri vergiler ve örfi vergiler diye ayrılmış.şimdiye kadar örfi vergi diye anlatılanlar bu kitapta şeri vergi olarak verilmiş.örneğin çift bozan vergisi örfi vergi olarak anlatılır ve bir çok yayında hatta tüm özel yayınlarda örfi vergi olarak verilmiş...meb kitabında bu şekilde bir bilgi olması kafamı karıştırdı..çünkü tüm bilgileri değiştirmemiz gerekiyor bu tabloya göre.lütfen bir inceleyin.bu konu bir şekilde hepimizin karşısına çıkacaktır..teşekkür ederim
 

denizerbaş

Acemi Üye
Katılım
27 Mar 2009
Mesajlar
12
Puanları
0
yardımcı olacak kimse yokmu arkadaşlar?
 

m_meltem_m

Usta Üye
Katılım
31 May 2009
Mesajlar
513
Puanları
43
10.sınıf tarih kitabında çiftbozan örfi vergilerde gösterilmiş,ben geçen sene 11.sınıf seçmeli tarih dersinde anlatırken onu dikkate alarak anlatmıştım.Zaten öğrencilerde 10.sınıftan hatırladıkları için hemen uyarıyorlar geçen sene böyle anlatılmamıştı diye.
 

taval

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
12 Mar 2009
Mesajlar
495
Puanları
28
RESM-İ ÇİFT BOZAN
Çift ve çubuğu bozup başka ¡şe girişenlerden alınan vergi hakkında kullanılır bir tâbirdir. Resim; bütün çift, yarım çift, ondan az arazîdeki çiftin bozulmasına göre değişirdi.Bütün çift için 300. yarım çift için 150, daha az arazi için 75 akça alınırdı. Tasarrufu altında bulunan arazîyi sebepsiz üç sene ekip biçmemek suretiyle terk ve tatil eden kimselerin arazisi zaptolunarak başkasına verilmek kanun icabından idi ise de ekip biçmeğe zorlamak için ondan az bir müddet için de bir ceza konulması düşünülmüş ve bu resm o maksatla vazedilmiş İdi. Tanzimat'tan sonra kaldırılmıştır.

Bu durumda Örfi bir vergidir.
 

carpediem

Usta Üye
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
227
Puanları
28
Hocam verginin oranı belli ise o vergi şerridir.

Eğer verginin oranı belli değilse ve ihtiyaça göre alınıyorsa o vergi örfidir

Dikkat ederseniz Avarız vergisinin oranı bulunmaktadır.
Örnek (Bütün çift için 300. yarım çift için 150, daha az arazi için 75 akça alınırdı. gibi)
 

carpediem

Usta Üye
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
227
Puanları
28
Öşür , Haraç, Cizye, Ağıl, Ağnam vb. Gibi vergileri araştırırsanız ne şekilde toplanacağı ve ne şekilde vergi alınacağı ile ilgili oran vardır.

AĞNAM Vergisi Örneği
Vergi miktarı Fâtih kanununa göre üç koyundan bir akçe iken daha sonra iki koyundan bir akçe olarak tesbit edilmişti. Ancak bu miktar bölgelerin özelliklerine göre değişiyordu. Vidin sancağında üç koyundan bir akçe. İmroz ve Limni adalarında ise koyun başına birer akçe alınmaktaydı.....
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

carpediem

Usta Üye
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
227
Puanları
28
Hocam yayınlarda ne yazdığına ben pek de bakmıyorum. MEB kitabını referans almak her zaman iyi olacaktır.
 

taval

Veziri Azam
Yönetici
Vezir-i Azam
Katılım
12 Mar 2009
Mesajlar
495
Puanları
28
Tekâlîf-i şer‘iyyenin esasları dörttür: Zekât, öşür (çoğulu âşâr), haraç ve cizye. Osmanlılar’da alanı genişletilen ve tekâlîf-i şer‘iyye arasında gösterilen vergi türleri ise şunlardır: Cizye, öşür, dimos, sâlâriyye, basma akçesi, boyunduruk, ağalık, kulluk hakları, çift akçesi, timar sisteminin uygulanmadığı yerlerin eyâlât-ı mümtâze vâridâtı, imaretler mâl-ı maktûu, gümrükler, madenler, emlâk-i emîriyye, emlâk-i mazbuta, hâsılât-ı mütenevvia, mukātaat ve iltizâmat bedelâtı, selâmet akçesi, toprak bastı parası, çit parası, ağnam, kasaphâne, salhâne, serhâne, kellehâne, paçahâne bâclarıyla kelle, ayak, ciğer parası gibi vergiler ve âdet-i ağnâm, ondalık ağnam, geçit, otlak, yaylak, kışlak, ağıl, dem, balta, serçin, derçin, zebhiyye, mürde bâcı, deve, camus, öküz, inek, at, ester, merkep, canavar, dönüm, zemin, çift, çiftbozan, tapu, âsiyâb, bahçe, bostan, bağ, fevâkih, küvâre, kovan, penbe, harîr, şira, mücerred, raiyyet, bennâk, bâd-ı hevâ, caba akçesi, arûs, ispenç, cürm ü cinâyet, ihtisap, yava ve kaçkun, beytülmâl resimleri gibi resim ve harçlar. Bunlar düzenli biçimde tahsil edildiğinden zekât, öşür, haraç ve cizye temel kavramları çerçevesine alınmış veya böyle yorumlanmıştır. Ebüssuûd Efendi’nin, Osmanlı timar sisteminin ve hazine gelirlerinin temelini oluşturan bu vergileri şer‘î prosedüre uygun şekilde açıkladığı dikkati çekmektedir. XVII. yüzyılda bu tür vergilerin şer‘î kategoriden çıkarıldığı ve “bid‘at” olduğu gerekçesiyle yasaklandığı da vâkidir.

Osmanlı Devletinde Toplanması düşünülen her verginin Şer'i bir dayanağının olması şarttı. Halkın itaati bunu gerektiriyordu. Kur'an'da ve Sünnetde Zekat, Öşür, Cizye ve Ganimetin 5/1 haricindekiler ihtiyaca binaen Şer'i hukukun Örfe verdiği cevazdan kaynaklanmaktadır. Resm-i Çiftbozanın alınma miktarı heryerde aynı da değildir. Bu miktar çiftliğin yerine göre de değişirdi. Verimli yerlerden 70-80, orta verimlilerden 100, çorak yerlerden de 130 dönümlük yere bütün çiftlik "tam çiftlik denilirdi. Miktarın sabitliği Şer'i ve örfi ayırımını ortaya çıkarmaz.

Osmanlı Devletinde vergiler şer’i ve örfi olarak iki başlık altında toplanmıştır. Ancak devletin toplumdan aldığı vergiler üç büyük bölüme ayrılmaktadır
Rüsum-ı Şer‘iye (Zekât, Haraç, Öşür, Cizye vb.)
Rüsum-ı Örfiye (Çift, İspenç, Arus, Cürüm, Cinayet vb.)
Avarız-ı Divaniye ve Tekâlif-i Örfiye (Avarız Akçesi, Nüzul Bedeli, Sürsat vb.)
Osmanlı devletinde Şer‘i vergiler denilince, esasında devletin sayılan arazinin ekilmesi suretiyle mahsulünden yahut otu veya suyu sayesinde elde edilen diğer hayvan mahsulü gibi gelirlerden çiftçinin icar bedeli olarak ödediği vergi akla gelmektedir. Şer’i vergiler beytülmalin yani devlet hazinesinin geliri sayılıyor ve şer’i hükümler çerçevesinde talep ediliyordu. Burada hemen şunu da ilave etmek gerekmektedir ki, İslam siyasi bir çevrede ortaya çıktığından, kendinden önceki din ve toplumlarda uygulanan birtakım vergilerle karşılaşmıştı. Bu açıdan bakıldığında İslam vergi sistemi de birdenbire ortaya çıkmamış, sonraki dönemlerde müesseseleşmiştir. Hatta temel vergilerden biri olan cizye bile hicretin 9. yılında alınmaya başlanmıştır. Genellikle halkın ürettiği mamullerden, özellikle de hububattan alınan öşür adlı vergi şer’i vergilerin genel çerçevesini oluşturmaktadır. Tarımsal üretim dışında da talep edildiği olmuştur. Esasında ortaçağdan beri Müslüman ve Hıristiyan dünyanın aşina olduğu bir vergi olan öşür, İslamiyetin ilk yıllarından itibaren bütün İslam devletleri tarafından alındığı için şer’i olarak kabul edilmiştir. Osmanlı hukukçularına göre öşür, harac-ı mukasemedir. Yani devletin talep ettiği öşür, toprakların asıl sahibi devlet olduğundan, kiracı olarak kabul edilen halk ile elde edilen geliri bölüşme hakkıdır. Örfi vergiler ise hükümeti oluşturan bütün hizmet kişilerinin görev harcamalarının reayaca ödenmesidir. Zekât, Cizye, Haraç ve Öşür gibi şer’i olarak kabul edilenler dışında, talep edilen vergiler bu gruba girerdi. Bu vergilerin miktarı ve türü, Osmanlı sancaklarının her biri için ayrı ayrı düzenlenen kanunnamelerde farklılık arz edebilirdi.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Üst Alt