Son mesaj - Gönderen: Yorgun - Cumartesi, 23 Şubat 2013 01:30
Bir tarihçi olayları gerçek dışı kaleme alırsa diğerleri bunu sonsuza kadar devam ettirir. (Karl Ludwig Michelet)
Kapat
   
©
+ Konu Cevaplama Paneli + Yeni Konu aç
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1
  1. #1
    Usta Üye atahoca seçkin bir yolda olduğunu belli atahoca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30/03/2009
    Mesajlar
    153
    Konudaki mesajlarını
    Göster
    Articles
    0
    Teşekkür Et
    21
    Thanked 50 Times in 26 Posts
    Tecrübe Puanı
    5

    Yazı Boyutu

    Standart İlk Türk Devletlerinde Devlet Anlayışı












    İlk Türk Devletlerinde Devlet Anlayışı


    Türklerin teşkilatçı olmaları çok devlet kurmalarına sebep olmuştur. Bağımsızlık duygusu gelişmiştir. Toplumun siyasi teşkilatlanmasının en üst basamağı il (devlet) olmuştur. Ülke sınırlarını koruyan ve halkı belli kurallara göre yöneten siyasi kuruluşa devlet denmiştir. Başında hakan bulunur. İslamiyet öncesi Türk toplumlarında devlet dört ana unsurdan meydana gelmekteydi. Bunlar; halk, ülke, bağımsızlık ve siyasi örgütlenmedir

    * Kut Anlayışı: İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde egemenlik anlayışının temelinde hükümdara yönetme yetkisinin Göktanrı tarafından verildiğine inanılması olarak bilinen kut anlayışı bulunmaktadır. Kut, kan bağı yoluyla babadan oğula geçerdi.Bunun sonucunda devlet yönetimi ve ülke toprakları hanedan üyelerinin ortak malıdır görüşü ortaya çıkmıştır. Bu yüzden erkek kardeşler arasında sürekli taht kavgaları yaşanırdı.

    Not: Egemenlik anlayışı kut inancını taşımasına rağmen dinsel bir özelliği yoktu. (Tanrı-Kral anlayışı görülmez) Ancak Kut anlayışı halkın hükümdara olan mutlak bağlılığını arttırmıştır.

    * Egemenlik Anlayışı (Veraset Anlayışı): Türk devletlerinin en zayıf yönü tahta geçme konusunun belli kurala bağlanmamış olmasıdır. Töreye göre hükümdar öldüğünde oğullarının hepsi tahta geçme hakkına sahiptir. Bu durum taht kavgalarına sebep olmuştur. Turfan Uygurlarında tahta geçme hukukunun yazılı belgeler ve senetlere dayandırıldığı bilinmektedir. Tahta geçme baş hatunun çocuklarının hakkıdır. Bayanların ve bayan tarafından olan akrabaların hükümdar olma hakkı yoktu. Türk kağanlarında siyasi amaçla başka ülke prensesleriyle evlenme de olmuştur. Çocuklar küçükse, amcaları tahta geçer. Zaman zaman kurultay seçmiştir. Bazen yaşı en büyük ve bilgili olan tahta geçmiştir.( Ekberiyet Sistemi ). En çok karşılaşılan durum hanedan üyelerinin mücadelesi olmuştur.

    * Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi: Kağan kut anlayışına bağlı olarak, dünyayı hakimiyeti altına alarak, insanları adaletle ve barış içinde yaşatmalıdır. Bu ülküye “Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi” denilir.

    * Siyasi Örgütlenme: İslam Öncesi Türk devletlerinde siyasi örgütlenmenin en üst basamağını devlet oluştururdu. Devlete "İl veya el" denirdi. Devlet boyların bir bayrak altında toplanması ile oluşan federal (federatif) bir yapıya sahipti.

    Türklerde devleti daha iyi idare edebilmek için ülke iki bölüme (sağ-sol, doğu-batı, kuzey-güney, iç-dış, ak-kara) ayrılmıştır (Çifte hükümdarlık sistem, ikili teşkilat federatif yönetim). Bu durum egemenlik anlayışının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Hükümdar merkezde veya doğuda bulunurdu.Yöneticiler, doğuda ki hükümdarın egemenliği altında Töre hükümlerini uygulayarak devleti yönetirlerdi. Doğu batıya göre üstündür. Güneşin doğduğu yer olduğu için. Hakan doğuda oturur, batıyı yabgu unvanıyla kardeşi yönetir. Yabgu iç işlerinde serbest, dış işlerde büyük hakana bağlıdır. İlk Türk devletlerinde yabgu iç işlerinde serbest, dış işlerinde doğudaki hakana bağlıydı. Buda ülkenin federal bir yapıya sahip olduğunu gösterir. Türklerde ilk devlet teşkilatı Mete Han tarafından kurulmuştur.
    İkili teşkilatlanmanın açık olarak görüldüğü dönemler aşağıda verilmiştir.

    Bumin Kağan – İstemi Yabgu (I. Göktürk)

    Bilge Kağan – Kül Tegin (II. Göktürk)

    Tuğrul Bey – Çağrı Bey (B. Selçuklu)

    * Hükümdar: Eski Türk devlet geleneğinde Kut-almış kişi hükümdar olurdu. Bunun yanında hükümdarlar çeşitli unvanlar kullanmışlardır. Bunlar: han, kağan, hakan, şanyü, idi-kut, yabgu, il-teber, idikut, erkin, tanhu ve tanrı-kut’tur. Kağan resmi törenlerle tahta çıkar.

    Hükümdarlığın kaynağı ilahidir. Kutlu hanedan soyundan olanlar hükümdar olabilir. Göktanrı yetkiyi verir, buna kut denir. Kan yoluyla babadan oğla geçer.

    Hükümdar olan kişinin aynı zamanda bazı alametler (semboller) bulundurması gerekmekteydi. Bunlar: otag (hakan çadırı), örgin (taht), tuğ (sancak), kotuz (sorguç), nevbet (davul), yay ve kale-saray’dır. (orta çağda görülür) Hükümdarın oturduğu başkente Ordu adı verilmiştir.

    Hükümdarlar "otağ" denilen büyük çadırlarda otururlardı. Hakan çadırı kubbelidir, kapısı doğuya açılır. Rengi ve şekliyle sahiplerinin konumunu belirtir.Yerleşik hayatla beraber saraylarda ikamet etmeye başladılar (Uygurlar döneminde).

    Hükümdarları yılın belli günlerinde toplumsal kaynaşmayı ve yardımlaşmayı sağlamak amacıyla Toy denilen meclisi toplardı. Bu meclise devletin ileri gelenleri (devlet adamları) ve halk (kün) katılırdı.

    Hükümdar alp ( cesur ve kahraman ), bilge ( akıllı ), adil ve erdemli olması gerekir.
    Görevi orduya komuta etmek, töre hükümlerini uygulamak, toy düzenlemek, ülkede birliği, dirliği, adaleti sağlamak, dağınık Türk boylarını toplayarak, halkı korumak, doyurmak ve giydirmektir. Hükümdar 'töre' adı verilen geleneklere dayalı yazısız hukuk: kurallarına uymak koşulu ile ülkeyi yönetebilirdi


    * Töre: Ülke töre ( türe )’ye göre yönetilir. Devlet ve topum yaşamını düzenleyen kurallardır.

    * Hatun (Katun): Hükümdar eşlerine "katun (hatun)" denirdi. Orta Asya Türk devlet geleneğine göre hükümdar eşleri de yönetimde söz sahibi idi ve kurultay toplantılarına gerektiğinde katılırdı. Bunun dışında yabancı elçileri kabul eder ve buyruklar çıkarabilirdi. Bu, onun kağanı temsil ettiğinin göstergesidir. Sarayının olması, oğlunun veliaht olması da hatuna ayrı birtakım özellikler kazandırmaktadır.

    * Veliaht (Tegin – Yabgu): Hükümdarın erkek çocuklarına "tekin (tigin)" denirdi. Tekinler devlet idaresini öğrenmeleri ve sorumluluk almayı öğrenmeleri için boylara yönetici olarak atanırlardı. Hükümdarın en büyük oğlu ise genelde daha büyük bölgelere yönetici olarak atanırdı. Hükümdarın en büyük oğluna "şad" unvanı verilirdi.

    “Ülke toprakları hanedan üyelerinin ortak malıdır” anlayışına bağlı olarak tüm veliahtlar taht üzerinde hak talep edebilirlerdi. Taht mücadelesini kazanan veliaht hükümdar olurdu. Bütün bu uygulamanın esasları töreye göre düzenlenmiştir. Tigin’in tahta geçişinde; Veraset durumu, Beylerin ortak kararı ve Kurultayın kararı etkili olmuştur.

    Not: Yukarı da anlatılan Not: Türk Devletlerinde görülen ikili yönetim ve boylar federasyonu devletlerin çabuk kurulmasına, kolay yönetilmesine ve hızlı büyümesine sebep olmuştur. Ancak buna karşılık olumsuz sonuçlar da doğurmuştur. Bu durum sık sık taht kavgaları yaşanmasına ve ülkenin kısa sürede yıkılmasına neden olmuştur. (fetret dönemleri)

    * Meclis (Kurultay): İslamiyet öncesi Türk devletlerinde, Kurultay, Toy, Kengeş (keneş) ve Moğoka, adı verilen ve danışma kurulu niteliğinde olan meclisler bulunmaktaydı. Bu meclisler devletin siyasi, askeri, ekonomik, adlî ve kültürel işlerinin görüşüldüğü kurumlardır. Ayrıca hükümdarın ve töre kurallarının belirlenmesi kurultayın görevleri arasındadır.

    Hakan meclisin doğal başkanıdır. Kurultaya katılma hakkı olanlara toygun denirdi. Üyeleri halk tarafından seçilmezdi. Kağan, Hatun, Hanedan üyeleri, Asker ve sivil tüm yöneticilerle boy beyleri, bağlı kavimlerin yöneticileri katılır. Toygun; meclise katılma hakkına sahip olanlara denir. Her yılın dokuzuncu ayında genel toplantı yapılırdı. Hayvanların sayım sonuçları, ordunun durumu, genel sorunlar görüşülür.

    * Kurultay sadece devlet adamlarının katıldığı bir meclis iken toy bütün halkın katıldığı bir şenlik ve şölen niteliğindedir. Devlet işlerinin görüşülmesinin yanında toplumsal kaynaşma sağlanarak kültür birliği oluşturulmaya çalışılmıştır.


    Kurultay, herkesin görüşünü rahatlıkla savunabileceği demokratik bir ortamdır. Kurultay'da alınan kararlar, hükümdar onaylarsa yürürlüğe girerdi. Bu durum Kurultay'ın bir danışma meclisi olduğunu gösterir.

    Ayrıca bilim adamlarından oluşan kengeş (keneş) meclisi bulunmaktaydı. Bu meclise tayanç ve keneşçi adı verilen bilim adamları katılmaktaydı.


    Devlet Görevlileri ve Bazı Kavramlar;
    Yabgu / Tegin: Hükümdardan sonra gelen en önemli yönetici.Şehzade, veliaht, hükümdar çocuğu veya kardeşi. İkili yönetim sisteminde doğuya bağlı olarak devletin batı bölümünü genel vali olarak yönetirdi.
    Şad : Devlet başkanının büyü oğlu
    Ayukı: Hükümet
    Aygucı: Meclis başkanı ve hükümdar danışmanı
    Buyruk: Bakan. Hükümet üyeleridir.
    İçbuyruk: Saray işlerinden sorumlu bakan
    Tarkan: Askeri idareden sorumlu saray görevlisi
    Tudun (Todun): Mali işlerden sorumlu kişi veya vali
    Subaşı: Ordu komutanı
    Bitigçi: Kâtip, memur, bürokrat sınıfı , Yazışmaları yapar ve dış politikayı yürütür.
    Kenetçi: Danışman
    Tamgacı: Dış siyaset işlerini yürüten görevliler
    Apa: Sivil yönetici
    Yargucı: Yargıç, tercüman, elçi
    Agılıg: Hazine görevlisi
    Toygun: Toy ve kurultaya katılma hakkına sahip devlet görevlileri
    inanç/inal/ataman: tigin eğitmeni

    Ayyıldız Hocamız'ın notu temele alınarak Yorgun ve Tarih Öğretmeni Hocalarımız'ın notları birleştirilerek (bir kaç not daha vardı unuttuysam arkadaşlar kusuruma bakmasın) oluşturulmuştur.


    Konu Bilgileri
          Kaynak: Tarih Portalı

          Konu: İlk Türk Devletlerinde Devlet Anlayışı

          Kategori: Tarih 11 Dersi Notları Konu Özetleri

          Konuyu Başlatan: atahoca

          Cevaplar: 0

          Hit: 28293

    Konu atahoca tarafından (19/12/2010 Saat 16:20 ) değiştirilmiştir.

  2. Bu mesaj için teşekkür edenler;

    mrtgl42 (29/09/2011)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 2 kullanıcı var. (0 üye ve 2 konuk)

     

Ziyaretçiler asagidaki kelimeleri arayarak bu sayfaya geldiler:

ilk türk devletlerinde devlet anlayışı

türk devletlerinde yönetim anlayışı

ilk türk devletlerinde devlet teşkilatı

ilk türklerde devlet halk ilişkisi nasıldır

boylar federasyonu nedir

türk devletinde yönetim anlayışı

ilk türk devletlerinde devlet yönetimiilk türklerde devlet halk ilişkisitürklerde devlet anlayışıilk türk devletlerinde yönetim anlayışıilk türk devletinde devlet anlayışıeski türklerde yönetim anlayışıikili teşkilat anlayışıtürklerde yönetim anlayışıeski türk devletlerinde yönetim anlayışıilk türk devletlerinde halkın yönetimdeki rolüilk türk devletlerindeki devlet anlayışıboylar federasyonu ne demektürk devletlerinin yönetim anlayışıtürk devletlerinde görülen yönetim şekilleriilk türk devletlerinde devlet halk ilişkisiilk türk devletlerinde yönetim şeklieski türk devletlerinde yönetim şeklitürk devletleri yönetim anlayışıilk türk devletleri devlet anlayışı

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Zpluz by Zeuder

Arşiv    Sitemap

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it

Tarihbilinci.com ismi verilen dosyaların kendilerini barındırmamaktadır Hak sahibinin talebi durumunda ilgili konu ilgili konu derhal sitemizden kaldırılacaktır. Bu sitede telif hakkına sahip olduğunuz bir çalışmanız varsa lütfen ilgili konunun linkini de belirterek bize yazınız. Sitede verilen linklerin yasalara aykırı kullanımı karşısında oluşabilecek her türlü zarar, sorumluluk ve sorundan Tarihbilinci.com sorumlu değildir. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve fedakar öğretmenler tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.