Son mesaj - Gönderen: Tarih Öğretmeni - Cuma, 14 May 2010 23:21
"Bir milleti bir kere değil, sürekli yenme hazzını tatmak için o milleti tarihine lanet etmeye alıştırmak yeterlidir."
Choose your color scheme:

Go Back   Tarih,Tarih Öğretmeni,Tarih Dersi Forumu > Tarih Kültürü ve Bilgisi > Tarihi Şahsiyetler > Tarihci

Tarihci Tarihci

Attention Visitor:
You may have to register before you can post: click the register link above to proceed. To start viewing messages, select the forum that you want to visit from the selection below.

attention: SİTEMİZDE KOPYALAMA YASAĞI VARDIR. 1 Mesajınız olmadan kopyalama yapamazsınız


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Mirhand
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
34
Önceki Konu
önceki Konu

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-03-2010, 12:44   #1
Üye Kimliği
Aslı
Veliaht
 
Aslı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Bilgisi
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 4.743
Thanks: 200
Thanked 3.906 Times in 1.534 Posts
Groans: 2
Groaned at 31 Times in 25 Posts
Tecrübe Puanı: 6
Rep Puanı: 11
Rep Derecesi : Aslı is on a distinguished road
Aslı is on a distinguished road
Standart Mirhand

MÎRHÂND


Hamîdüddîn Muhammed Mîrhând b. Burhâniddîn Hâvendşâh b. Kemâliddîn Mahmûd Herevî (ö. 903/1498) Timurlular devri tarihçisi.


Vefat ettiğinde altmış altı yaşında oldu*ğuna göre 837'de (1433-34) ve muhte*melen Belh'te doğmuş olmalıdır. Buha-ra'dan Belh'e göç eden bir seyyid ailesine mensuptur. Babası Seyyid Burhâneddin Hâvendşâh tahsil için geldiği Belh'e yer*leştikten sonra Herat'a gidip Şeyh Bahâ eddin Ömer'e intisap etti. Ali Şîr Nevâî'-nin kendisinden takdirle söz ettiği Seyyid Burhâneddin şeyhinin ölümü üzerine tek*rar Belh'e dondu ve orada vefat etti. Üç oğlundan biri olan Mîrhând, ilköğrenimi*ni muhtemelen Belh'te gördükten sonra Herat'a gitti ve eğitimini burada tamam*ladı. Genç yaşta Ali Şîr Nevâî'nin dikkatini çekmeyi başardı. İnşâ sanatındaki maha*reti ve tarihe karşı büyük merakına rağ*men Mîrhând, gençliğini eğlence meclis*lerinde geçirdiğinden eser yazmaya vakit bulamamıştı. Nevâî'nin Herat'ta bulunan İhlâsiye Hankahı'nı kendisine tahsis et*mesi üzerine Ravzatü'ş-şafâ 11 adlı eseri*ni yazmaya başladı. Çalışmasını kısa za*manda tamamladığı bilindiğine ve 873'e (1469) kadar gelen olayları kapsayan V ve VI. ciltlerde, telif işini 899 (1494) yılı sonlarında sürdürmekte olduğuna dair bazı ifadeler kullandığına [778] göre eseri ömrünün son yıllarında yaz*mış olmalıdır. VI. cildin hatimesinde ağır hasta olduğunu ifade eden Mîrhând. 901'-de (1496) Herat civarında ziyaret yeri olan Gâzergâh'ta inzivaya çekilip vaktini iba*detle geçirmeye başladı. Bir yıl sonra felç geçirdi ve Herat'a götürüldü. 2 Zilkade 903'te [779] veya 2 Receb 903'te [780] vefat etti ve Şeyh Bahâeddin Ömer'in türbesine defne*dildi.

Mîrhând, Ali Şîr Nevâî'ye ithaf ettiği Ravzatü'ş-şafâ' fî sîreti'l-enbiyâ' ve 7-mülûk ve'1-hulefâ3 adını taşıyan yedi ciltlik genel mahiyetteki tarih kitabı ile tanınmıştır. Eserin VII. cildi ölümünden sonra kızından torunu Hândmîr tarafın*dan tamamlanmıştır. Müellif, I. ciltte tari*hin faydalan ve eserinde kullandığı kay*nakları zikrettikten sonra yaratılıştan başlayarak peygamberlerin hayatını ve İslâmiyet'ten önceki İran tarihini, II. cilt*te Hz. Peygamber ve dört halife devirleri*ni, III. ciltte on iki imamı, Emevî ve Abba*sî halifelerini, IV. ciltte Selçuklular ve Hâ-rizmşahlar gibi Abbâsîler'le çağdaş olan sülâleleri, V. ciltte Cengiz Han ve halefle*rini, VI. ciltte Timur ve haleflerini anlatır. VII. cilt 929 (1523) yılında yazılmış olup burada Hüseyin Baykara, Bedîüzzaman Mirza ve Özbek Hanı Şeybânî Han devir*leri hakkında bilgi verilir; eser bir hatime ile sona erer. Büyük şöhret kazanmasına, defalarca basılıp bazı kısımları çeşitli dil*lere çevrilmesine rağmen [781] eser son iki cildi hariç tamamen derleme niteliğindedir. İlk defa on cilt ha*linde Tahran'da taş baskısı yapılan kita*bın [782] en iyi neşri Abbas Per-vîz tarafından gerçekleştirilmiş [783] Abbas Zeryâb da eserin iki cilt halinde kısaltılmış şeklini yayımlamıştır.[784]

Ravzatü'ş-şafâ'ın Sâsânîler [785] İran İsmâilîleri [786] Hârizm-şahlar [787] Gurlular [788] Cengiz Han [789] Sâmânîler [790] hakkındaki bölümleri Fransızca'ya; Bü-veyhîler'le ilgili bölümü Almanca'ya [791] Me'mûn'un ölümü ve onunla ilgili hikâyeler [792] Tahinler [793] Sâmânîler [794] ve Gazneliler'e [795] dair bölümleri Latince'ye; Atabeg-ler'le ilgili kısmı İngilizce'ye [796] Eşkâniyân'a ait bölümü İsveççe'ye [797] çevrilmiştir. E. Rehatsek de eseri İngilizce'ye tercüme etmiştir.[798] Eseri ilk defa Balatîzâde Kemâlî Türkçe'ye tercüme etme*ye başlamışsa da ancak I ve II. ciltlerini bitirebilmiştir, bu çeviri İstanbul'da ba*sılmıştır (1338). III ve IV. ciltler Sadrazam Rüstem Paşa'nın emriyle Mustafa b. Ha*san Şah adında bir kişi tarafından Türk*çe'ye tercüme edilmiştir.[799]



Bibliyografya :


Mîrhând, RauZatü'ş-şafâ1, V, 152; VI, 599; VII, 271; ayrıca bk. neşredenin girişi, 1, l-n; Ali Şîr Nevâî, Mecâlisü'n-nefâ'is {trc. HakîmŞah Kazvî-nî - M, Fahrî-yi Herâtî, nşr. Ali Asgar-i Hikmet], Tahran 1323 hş., s. 94,270; Hândmîr, tjabîbü'ssiyer, IV, 105, 341-342; ayrıca bk. Celâleddîn-i Humâyî'nin girişi, I, 32-35; a.mlf., Faşlî ez Hu-lâşatü'l-ahbâr [nşr. Gûyâ İ'timâdî), Kabil 1345 hş., s. 34-36; Rieu, Catalogue ofthe Persian Manuscripts, I, 87-96; Browne. LHP, 111, 431; Storey, Persian Literatüre, 1/1, s. 92-101; W. Barthoid. Turkestan doum to the Mongoi Inoa-sion, London 1928, I, 57-58; TCYK, s. 77-79; Abbas el-Azzâvî, et-Ta'rlf bi'l-mü'errihîn fi cah-di'i-Moğol ue't-Türkmân, Bağdad 1376/1957, ], 223-225; Abdülhüseyin-i Nevâî, Ricâl-i Kitâb-ı Habîbü's-siyer, Tahran 1324 hş., s. 183 vd.; Gu-lâmhüseyin Sadri Afşar. Târih der Iran, Tahran 1345 hş., s. 151-153;Safâ. Edebiyyât,\\i, 519-523; Şâkir Mustafa, et-Târîhu't-'Arabî ue'l-mü'errH}ûn, Beyrut 1993, IV, 340-341; Ca'fer Hamîdî, Târlh-i Nigârân, Tahran 1372 hş., s. 422-432; Sholen A. Quinn, "The Historiography of Safavid Prefaces", Safauid Persia: The His-tory and Politics of an Istamic Society (ed. Charles Melville), London 1996, s. 1-25; Hamî-de Hücceti, "Ravzatü'ş-şafâ= fî sîrer.i'1-enbi-yâ° ve'1-mülûk ve'1-hulefâ'", DM7; VI, 380-381; Tahsin Yazıcı, "Mîrhond", İA, Vlll, 360-361; A. Beveridge - [Beatrice Forbes Manz], "Mirkhwand", EP (İng.), VII, 126-127.




Aslı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Aslı For This Useful Post:
*Leyla* (19-04-2010)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
mirhand


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Yoursite.com tested by McAfee Security Yoursite.com tested by McAfee Security

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:19.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.0 by Zoints & DxLwebs.com
Zpluz by Zeuder
Pagerank

Arşiv    Sitemap

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it

Tarihbilinci.com ismi verilen dosyaların kendilerini barındırmamaktadır Hak sahibinin talebi durumunda ilgili konu ilgili konu derhal sitemizden kaldırılacaktır. Bu sitede telif hakkına sahip olduğunuz bir çalışmanız varsa lütfen ilgili konunun linkini de belirterek bize yazınız. Sitede verilen linklerin yasalara aykırı kullanımı karşısında oluşabilecek her türlü zarar, sorumluluk ve sorundan Tarihbilinci.com sorumlu değildir.