Son mesaj - Gönderen: Tarih Öğretmeni - Cuma, 14 May 2010 23:21
"Bir milleti bir kere değil, sürekli yenme hazzını tatmak için o milleti tarihine lanet etmeye alıştırmak yeterlidir."
Choose your color scheme:

Go Back   Tarih,Tarih Öğretmeni,Tarih Dersi Forumu > Tarih Kültürü ve Bilgisi > Tarih Sözlüğü Ansiklopedisi > Ç

Ç Ç

Attention Visitor:
You may have to register before you can post: click the register link above to proceed. To start viewing messages, select the forum that you want to visit from the selection below.

attention: SİTEMİZDE KOPYALAMA YASAĞI VARDIR. 1 Mesajınız olmadan kopyalama yapamazsınız


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Çile
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
33
Önceki Konu
önceki Konu

Bookmark ve Paylaş
Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 16-05-2009, 17:23   #1
Üye Kimliği
ilbilgehatun
Yeniçeri Ağası
 
ilbilgehatun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye Bilgisi
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Yaş: 23
Mesajlar: 3.010
Thanks: 710
Thanked 1.282 Times in 719 Posts
Groans: 1
Groaned at 4 Times in 3 Posts
Tecrübe Puanı: 5
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi : ilbilgehatun is on a distinguished road
ilbilgehatun is on a distinguished road
Standart Çile

ÇİLE

Izdırap veren hal, zahmet, meşekkat, eziyet. Dervişlerin tasavvufta, ahlâkın tezkiyesi ve vicdanın tasfiyesi için kırk gün kırk gece ibadet ederek nefsi terbiye etme işi. Bunların dışında, bez dokurken eninden artan iplik ile yay kirişi manalarına da kullanılır. Çile-i Buzurg; Zemherir demektir. Çille diye de okunur. Arapçası Erbaîn'dir.

Çile, tarikata girenin, hata sonucu olsun, olmasın ahlâkının güzelleşmesi ve gönlünün cilâlanması için, tekkelerde konulmuş olan bir çeşit uygulamadır. Gereğine göre üç, kırk, binbir gün devam edeni vardır. Çile geçirilen yere çilehâne adı verilir. Kelimenin lügat manası nazar-ı itibare alınarak yapılan tarifi ise; kırk gün kırk gece temiz ve kimsenin gelip de insanı rahatsız etmeyeceği bir yere çekilip ibadet etmektir.

Çile, bütün dinlerde bulunan orucun aşırı bir şekli olarak görülür. Allah adını zikrederek yükselmek isteyen tarikatlarda ve özellikle Halvetîler'de "Erbaîn" adı kullanılır.

Kur'ân-ı Kerîm'de Hz. Musa'ya kırk gece ibadetten sonra kitap verileceği bildirilmiştir. (el-Bakara, 2/51).

Hristiyanlarda Paskalya'dan altı hafta önce kırk gün süren bir perhiz vardır. Çile olayı Mısır ve Hind inanışlarından tarikatlara girmiş ve yalnız tarikatlarda olan bir ibadet şeklidir.

Çilenin halvet, halvetin de uzletle çok yakın mana birliği ve bütünlüğü gözlenmektedir.

Çilenin geçirildiği halvetin, insanı halktan Hakk'a yükselteceğine inanılır. Halvet, nefisten kalbe, kalbden ruha, ruhtan sırra ve sırdan da her şeyi bahşedene gitmektir. Kulun insanlarla olan dertlerinden halvet sayesinde kurtulup Hakk'a bağlanması, kolay ve külfetsizdir. (Kuşeyrî, Risâle, (t.y.) 64-65)

Halvet'in, peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in Hıra mağarasındaki peygamberlik öncesi bir aylık itikâfından alındığını söyleyenler de vardır (Selçuk Eraydın, Tasavvuf ve Tarikatlar, İstanbul 1984, 61).

Peygamberimiz, her sene Ramazan ayını Mekke civarındaki Hıra mağarasında tefekkür ve zahitlikle geçiriyor, bu inzivâdan dönüşte evine gitmeden, Kâbe'yi yedi defa tavaf ediyordu (Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi, Terc. M. Said Mutlu, İstanbul 1966, 64).

Peygamberimiz "En iyi hayat tarzı, cihâd ve uzlettir" buyurmuştur (Müslim, İmâret, 33).

Çile, günlük dilde ıstırap ve zorluğa tahammül karşılığı olarak da kullanılmaktadır. Çünkü sûfi için ızdırap ve zorluğa tahammül, erme ve Allah'a varmanın en önemli araçlarından biridir.

Bu yüzden dervişler birbirlerine "Allah çileni artırsın" diye dua ederler. Tabii bu manada, kırk gün esprisi unutulmuş görünmektedir.

Sûfîlerden "Erbaîniyye" taifesinin olduğu kaydedilmiştir.

Hacı Bektaş Velî, çeşitli zamanlarda ve yerlerde erbaîn çıkarmıştır. Çile (halvet), çoğunlukla tekkelerde olur. Şeyh, halvete sokacağı dervişi bir odaya (çilehane) götürür ve dua edip odadan çıkar. Bu müddet içinde derviş mecbur kalmadıkça dışarı çıkmaz ve kimseyle konuşmaz. Yemeği ve suyu her gün ayağına gelir. Gece gündüz ibadet, zikir ve tefekkürle meşgul olur. Kırkıncı gün geldiğinde şeyh, dervişin bulunduğu çilehaneye girer. Sonra kurban kesilerek derviş erbainden çıkarılır. Gerektiğinde üç erbain çıkaran dervişler de vardır.

Mevlevîler'de çile, bin bir gün süren hizmet ile yapılır.

Çilesini tamamlamayıp kıran, tekrar çileye girmek isterse yeni baştan başlamak zorundadır. Çile çıkarmak, çileyi tamamlamaktır. Çilekeşler, çile dolduranlardır. (M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, I, İstanbul 1983, 370-371).

Nakşîler ve müsemmâ yoluyla dervişlerini yetiştiren Melâmiler, "halvet der-encümen" prensibine bağlanarak, halk içinde Hak ile olmanın zevkine ermeyi tercih ederler. Bu, halvetin en zor olanıdır. Bu ve benzeri anlayış ve inanç şekilleri, tarikatlarda oluşan ibadetlerdir. Bunları şekil ve biçim olarak Kur'an ve sünnette bulmak mümkün değildir. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in peygamberlikten önceki hayatı, İslâm şeriatında teşrî kabul edilmediği için Hıra mağarasındaki inzivası delil teşkil edemez. Halvet, ve halvet der-encümen gibi kavramlar tarikatlarda oluşan kavramlardır.

Hasan Fehmi KUMANLIOĞLU
__________________
Bırak yürekte kalsın.....
ilbilgehatun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
196, 1966, ada, allah, arifi, artan, aylık, bakara, bek, benzeri, binbir, bir, bulmak, bulunan, bütün, cile, çok, defa, delil, demek, den, deyimleri, dilde, diye, dua, dışında, edip, encümen, etme, etmek, evi, evine, fehmi, gece, gelir, gerek, gibi, girer, gitmek, günlük, göre, hafta, hal, halk, hamidullah, hata, haya, hayat, hind, hizmet, hz. muhammed, için, içinde, ile, ise, isteyen, iyi, kabul, kalbe, kavramlar, kelime, kimse, kitap, kolay, kulu, kulun, kurban, mekke, muhammed, mutlu, mısır, nefis, net, ola, olan, olarak, olayı, olsun, olur, orucun, osmanlı, paskalya, peygamberimiz, peygamberlik, ramazan, sayesinde, selçuk, sene, sonra, sonucu, suyu, tamamlamak, tarih, tasavvuf, tasfiyesi, tekrar, temiz, ten, terbiye, tercih, terimleri, ucu, unutulmuş, veren, yakın, yapılan, yay, yedi, yeni, yere, yerlerde, yoluyla, İstanbul, zeki, zikir, önce, önemli, şekli, Şeyh

« Çeyiz | Çocuk »

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kartalın Ömrü Çile Hep Çile kibela24 Rehberlik Dokümanları Yazıları 0 06-05-2009 19:50

Yoursite.com tested by McAfee Security Yoursite.com tested by McAfee Security

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:02.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Zoints SEO v2.3.0 by Zoints & DxLwebs.com
Zpluz by Zeuder
Pagerank

Arşiv    Sitemap

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it

Tarihbilinci.com ismi verilen dosyaların kendilerini barındırmamaktadır Hak sahibinin talebi durumunda ilgili konu ilgili konu derhal sitemizden kaldırılacaktır. Bu sitede telif hakkına sahip olduğunuz bir çalışmanız varsa lütfen ilgili konunun linkini de belirterek bize yazınız. Sitede verilen linklerin yasalara aykırı kullanımı karşısında oluşabilecek her türlü zarar, sorumluluk ve sorundan Tarihbilinci.com sorumlu değildir.